Gün geçmesin ki ihmal kaynaklı ölümlerle sarsılmayalım.

Kimse işini düzgün yapmamakta,

Bize bir şey olmaz yanılgısını yüklenmekte.

İzmir’de belediye görevlileri elektrik kablolarını yeterli derinliğe almadığı için yağmur sularının birikintisine basan iki gencimiz elektrik akımına kapılıp yaşamını yitirdi.

Dava hâlâ devam etmekte,

Herkes suçu birbirine atmakta.

Müteahhitler yaptıkları binalardan malzeme çaldığı için depremde binlerce can kaybettik.

Para kazanma hırsı, doymak bilmez açgözlülük; tarım arazilerini gasp etti, her yan taş bloklarla doldu.

Verdikleri zarar tarıma vurdukları darbe ile kalmadı,

İşlerini düzgün yapmadıklarından; demiri, çimentoyu kıstıklarından şaşaalı siteler çöktü, aileler yok oldu, ocaklar söndü.

Bu ihmaller savaşı ne kadar kirli irinli; binlerce insanı yok etti.

İstanbul’ un en güzel arsasında katil yapının önünden geçemiyorum.

Yıllar oldu 12 emekçiyi unutamıyorum.

Zengin firmanın yaptığı inşaatta çalıştırdığı işçileri bindirdiği asansör arızalıdır.

Asansör düşer, zenginin inşaatı 12 insana mezar olur.

Umuru olmaz, katliamcı inşaatın başı göklere değmekte şimdi.

Bu ülkede suç işleyenin yanına kâr kalmakta.

İhmaller saymakla bitmemekte.

En fazla trafik kuralları ihlal edilmekte.

Yolları kendi mülkü sanan, özen göstermeyen, olabilecek kazaları, yaşanacak ölümlü vakaları hiç dert edinmeyen insanlar basmakta gaza.

Arabalarda bebek mi var, çocuk mu, yaşlı mı, genç mi?

Ne büyük bir kul hakkı, kurallara uymamak.

Her yıl yüzlerce canımızı kaybetmekteyiz.

Doktor ihmalleri ile hastaları yitirmekteyiz.

Yoğun bakımdaki hastasına bakmak yerine, lig maçını tercih ettiğinden, küçük ihmallerle büyük canlar yok olmakta.

Yangınlarda ormanlarımızı kaybetmekteyiz.

Bir bakıyoruz ki ormanları söndürecek uçaklarımız arızalı.

Kartalkaya yangını, ihmallerin Everest’ine bayrak astı.

Cabülka kadar güzel masal diyar kabristan oldu.

Yemyeşil ormanlar ağu ağacına dönüştü.

Yangın merdivenleri dışarıda değil, yangının olduğu içeride olduğundan,

Yangını haber verecek olan alarmın bozuk olmasından,

Yangını söndürecek aparatlar olmadığından, o üç kuruşluk eksikler giderilmediğinden gök ekinler, ulu ağaç olamadan soldu gitti.

Çoğu karnesini almış çocuk, ailesiyle gittiği tatilde yanarak, dumandan zehirlenerek yaşamını yitirdi.

Bir vahamet ki, aileleri bütün fertleriyle ortadan kaldıran ihmaller savaşında 78 can kaybedilmiş ne ki kimse sorumluluk almıyor.

İlgili bakan ve belediye başkanı birbirlerini suçlamakta.

Ocaklar sönmüş lakin sorumlusu ortada yok.

Sorumluyu ortaya çıkarmada da ihmaller, ihlaller devreye girerek, can yakmaya devam etmekte.

Bu karha, bu büyük yara nasıl kapanacak.