İçimiz bir savaş alanıdır.

Nefsimizin beslediği teröristlerle, ruhumuzdan gıdalanan askerler arasında, sonu son nefsimizle bitecek bir savaş devam etmektedir.

Sineğin pisliğe baktığı ve konduğu gibi, nefis de faiz, haram ilişkiler, haram içeceklere… bakar ve konar.

Konduğu yeri öyle bir güzel görür ki; diğer insanların da o güzellikte boğulmalarını ister.

Nefs-i emmaresine göre insanları yönetenlerin kurallarına uygun yetişen günümüzün en seçkin ekonomistleri, faizin faydalarını üniversitelerde okuturlarken pisliği güzelleştirme görevini yerine getirirler.

En dindarlarımız, “zamanın silahına göre” safsatasıyla, bataklığa balıklama dalarak debelenirken şatafatlarıyla güzelleştirme işlemi yaparlar ve çevrelerini de özendirirler.

Rabbimiz, nefsine tapan bu insanların ürettikleri pislikleri bile güzelleştirerek sunduklarını:

“Kâfirler beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Şüphesiz biz, cehennemi kâfirler için konak olarak hazırladık.

De ki: "Amelleri en fazla boşa gidenleri haber vereyim mi?"

Onların dünya hayatındaki çalışmaları boşa gitmiştir. Onlar ise güzel yaptıklarını zannediyorlar.” Haber veriyor. (Kehf Sûresi, ayet 19/102-104)

Herkes, yaptığının iyi olduğunu iddia eder.

Çünkü içindeki terörist nefsi, o yaptığı şeyi güzelleştirir.

Delil mi istersiniz, kadın ticaretini genelev açarak kanunla yapanların, Meclis’te kanununu çıkarırken ticareti savunanların mantığını bir dinleyiverin demem.

Toplumun yararına olacak diye çok iyi niyetlerle koydukları kanunlar, yönetmelikler, akıllarının gücüyle orantılıdır.

Kendisini taşıyan vücudunun yaşlanmasını engelleyemeyen akıllarıyla yaptıklarını, ne olduğunu bilemedikleri akıllarıyla yüceltirler.

Ancak birkaç sene sonra, bir de bakarlar ki, bu kanunlar, milyonlarca fahişe, ibne, katil, sarhoş, eroinman, soyguncu… sokakları işgal edivermiş.

İyilik yaptığını zanneden bu insanlar, yaptığının boşa çıktığını görüveriyor.

Alkolün serbestliği kanunu çıkarken pislik savunucuları ile hâlâ o kanunları koruyanların,

Alkol nedeniyle hanımını döven her sarhoşun, her yumruğunun, yaralamasının, günahından kanun çıkaranlara, kanunu koruyanlara da yazıldığını,

Alkol etkisiyle boşananların günahının,

Alkol sebebiyle trafikte ölenlerin, yaralananların ve zararların günahını… ahirette amel defterlerinde yazılı göreceklerini bilmeleri ve ona göre yaptıklarını düzeltmeleri gerekir.

Zengini azdıran, fakiri kızdıran, faizden korkanları sızdıran faiz belasını koyan ve koruyanlar, iyi bilsinler ki, içlerindeki nefis teröristinden haberleri yoktur ve para putuna secde ettiklerinin farkında değillerdir.

Allah celle celallühün yasak kıldığı her şey kötüdür.

Kötülüklere aracılık edenlerin niyetinin iyi olması, onları cezadan kurtarmaz.

O kötülük devam ettiği sürece kendisi yapmasa bile, içindeki teröristin emrettiği şekilde kanun koyup, koruyup, kollasa ve o kötülük, kendisi öldükten sonra da devam ettiği sürece kendisine gücü oranında günah yazılmaya devam edecektir.

Rabbimiz, bizi uyarıyor:

“Kim güzel bir şeye aracılık yaparsa, aracı olan için de bir hisse vardır. Kim de kötü bir şeye aracılık yaparsa, onun için de bir hisse vardır. Allah, her şeye kadir ve razik'dır.” (Nisa Sûresi, ayet 4/85)