Allah-u Teâlâ’nın arzında fesat yaygınsa, peygamberlerin ayak izlerinin bulunduğu Ortadoğu coğrafyasında kan ve gözyaşı hâkimse, özelde bu coğrafya genelde bütün dünya mutsuzsa bunun iki müsebbibi vardır. Bunlardan birisi “Yahudi Siyonizm’i”, diğeri ise “Hristiyan Siyonizm’i”dir.

Bu bakımdan Gazze’de yaşanan katliam ve soykırımın, bu sapkın grupların ittifakıyla gerçekleştiğini unutmamak gerekir. Bir adam, “İsrail düşmanımız, ABD dostumuz” diyorsa yahut “Netanyahu kâtil, Trump dostumuz” diyorsa, Siyonizm’e dair hiçbir altyapısı yok demektir.

Yahudi Siyonizm’inin kana susamasının, bu denli küstahlaşmasının elbette tahrif edilmiş Tevrat’ta yeri ve kaynağı vardır. Ancak sapkın emellerini gerçekleştirmesini sağlayan güç, Hristiyan Siyonizm’inin gücüdür.

Bütün hikâye, bu iki sapkın grubun sapkın kehanetleri içselleştirmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yahudi Siyonizm’inin Arz-ı Mev’ud hayalleri malumdur. Hristiyan Siyonizm’inin bu hayallere iştirakiyle, yeryüzü yaşanmaz hale gelmektedir.

Malum olduğu üzre, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin elinde 400 yıl, toplamda Müslümanların elinde 1200 yıl huzur bulan Kudüs merkezli Ortadoğu toprakları, 1916 tarihinde Osmanlı’nın bölgedeki hâkimiyetinin son bulmasından sonra Hristiyan Siyonistlerin gölgesinde Yahudi Siyonistlerce işgal edilmiştir.

İngiltere, Fransa ve Rusya’nın aralarında imzaladıkları 1916 tarihli Sykes-Picot Anlaşması ve 1917’deki Balfour Deklarasyonu ile Hıristiyan İngiltere’nin öncülüğünde Yahudi bir devletin kurulmasının zemini hazırlanmış, Siyonistlerin bölgeyi işgal etmesi Haçlı-Siyonist ittifakıyla gerçekleşmiştir. O tarihten sonra da ABD himâyesindeki Siyonist İsrail, işgalini günden güne artırmış, bölgenin demografik yapısı değiştirilmiştir.

Hristiyan Siyonizm’i yahut Evanjelizm’in İngiltere’de doğduğu ve ABD’ye ihraç edildiği gerçeğini göz önünde bulundurursak, Siyonist İsrail’in kuruluşunun İngiltere himayesinde, yerleşmesi ve alan genişlemesinin de ABD’nin himayesinde gerçekleştiğini görmek gerekir.

Yahudi Siyonizm’inin hayallerini gerçekleştirme görevinin İngiltere’den ABD’ye geçmesi, devletten devlete bir intikal değil; Hristiyan Siyonizm’inin kıta değiştirmesiyle açıklamak daha doğru bir tespittir. Hristiyan Siyonizm’i İngiltere’de olgunlaştırılmış, ABD’ye ihraç edilmiştir. Bundan dolayı sapkın kehanetleri gerçekleştirme görevi ABD’nin uhdesine verilmiştir. Bundan dolayı ABD için Siyonist İsrail’i korumak en önemli görevdir.

Hristiyan Siyonistler yahut Evanjelikler, genel olarak Yeni Ahit metinlerinde özel olarak da Yuhanna İncil’inde anlatılan bazı olayların birebir gerçekleştiğine, ileride de gerçekleşmeye devam edeceğine inanmaktadır. Bundan dolayı tahrif edilmiş Yuhanna’da yazılan ve beklenen olayların mutlaka gerçekleşeceğine inanırlar.

Bu sapkın anlayışa göre, gelişecek olaylar iki döneme ayrılmaktadır:

Birinci dönem, Mesih’in ikinci kez yeryüzüne gelmesiyle bağlantılı gelişecek hadiselerdir. Bu hadiseler arasında Ortadoğu bölgesinde yaşanacak kanlı olaylar ve yaşanacak büyük kaos ortamıdır. Bu kanlı olaylardan sonra Mescid-i Aksa ve etrafının yıkılarak yerine üçüncü kez Süleyman Mabedi’nin inşa edilmesi ile, gökten ateş ve kükürt yağması, oluk oluk kan akması ve nihayetinde iyilerle kötüler arasında Armegeddon Savaşı’nın yaşanacağına inanılmaktadır.

Sapkın inanca göre, ikinci dönemde, İsa Mesih gökten inerek yeryüzündeki olaylara müdahale edecek, insanları yargılayacak ve bin yıl sürecek “altın çağ” yaşanacak.

(Devam edecek)