Bizim irfanımızdan neşet eden lügatimizde hocalık hakkı verilmeyen bütün vazifeler gibi “ateşten gömlektir”.
Emanet ehliyet liyakat adalet ve fazilet herkesten daha çok hocalara yakışır, hocalara yaraşır.
Hocalık, Rahman’ın katından indirdiği hikmet ve hakikatleri insanların akıl, idrak ve hayatlarına indirebilme gayretidir.
Hocalık, görevlisi olduğu dinin gönüllüsü olabilme mücadelesidir.
Hocalık, atanmışlardan olmayı hasbi bir duruşla aşıp adanmışlardan olma gayesine ulaşma şuurudur.
Hocalık, kürsüde tebliğ edilen değerleri hayatta yaşayarak temsil etme ufkudur.
Hocalık, bir davanın, bir sevdanın, bir rüyanın, bir duanın adamı olabilme sanatıdır.
Hocalık, camide cemaatin önünde sosyal hayatta ise cemiyetin yanında olabilme erdemidir.
Hocalık, Allah’ın dini ile Allah’ın kulları arasındaki bütün engelleri kaldırma mesuliyetidir.
Hocalık, bu toprağın insanıyla bu toprağın irfanı arasındaki bütün duvarları yer ile yeksan edip yerine muhkem köprüler kurma ustalığıdır.
Maşeri vicdanın sesini duyuştur hocalık. Bir kalbe dokunuş, bir yüreği dokuyuştur.
Hocalık, onun bunun huzurunda eğilip bükülmeyi reddeden, sadece ve sadece O’nun huzurunda huşu ile eğilen bir neslin muallimi olmaktır.
Hocalık, Rahman’ı, İslam’ı, Kur’an’ı ve Gül Sultan’ı insanlara sevdirme vazifesidir.
Hocalık, Kerim kitabın lafzıyla hamil, ahlakıyla amil ve ahkamıyla da kâmil olabilme şiarıdır.
Mabedi temiz tutmaktır hocalık. Bir de insanı aziz bilmek, kelamı veciz söylemek.
İşte bu başımızdaki sarığımız, sırtımızdaki cübbemiz, haklarını verirsek en değerli rütbemiz diyebilme hassasiyetidir hocalık.
Hocalık, “aziz cemaat, lütfen saflarınızı sık tutalım” cümlesini kurduğu ölçüde “raflarımızı da sık tutalım” cümlesini de kurabilme sorumluluğudur.
Hocalık, ilimde rehberlik, amelde liderlik, kanaatte ise önderlik çabasıdır.
Bir “mabed bekçiliğidir” hocalık. Hak ve hakikat davetçiliği her biri küfür ve inkâra siper olan kale misali değerlerimizin nöbetçiliği...
Hocalık, rahlede öğrendiklerini sahnede unutmayacak, erdemli nesillerin öncüsü olabilmektir.
Hocalık, Kur’an ve sünnetin çağlar üstü mesajını, yaşadığı çağa tercüme edebilme davasıdır.
Hocalık, o aziz hatıratı yâd etme, âlemi cemale göç eylemiş ruhları yâd-ı cemil ile şâd etme ve selim kalpleri de “Hikmet ve güzel öğütle” irşat etme sanatıdır.
Hocalık, sadece namaz kıldırmak değil, hayatı lebaleb anlam ve değer ile doldurmak, mabedle millet arasındaki bütün engelleri kaldırmak ve mukaddesatımıza el ve dil uzatan hadsizlere hadlerini bildirmektir.
Hocalık, söylem ile eylem arasındaki bütün çelişkileri ortadan kaldırma meziyetidir.
Hocalık, dünya ile ahiret, ticaret ile ibadet, ifrat ile tefrit, israf ile cimrilik arasında hassas bir denge kurabilme kıvamıdır.
Hocalık, yüksek sesin değil, derin, ince ve hikmetli sözün edibi ve hatibi olabilme marifetidir.
Hocalık, o kutlu davaya aşkla, şevkle, vecdle hizmet edebilme bahtiyarlığıdır.
Bir ömürden geriye takip edilecek izler bırakmaktır hocalık. Sonra tutulacak sözler bırakmaktır, sonra da insanı insan kılacak hisler bırakmak...
Hocalık, davet ve irşad yolunda gidilmedik yer, çalınmadık kapı, sıkılmadık el ve girilmedik gönül bırakmama bilincidir.
Hocalık, insanları abdesti, namazı ve orucu bozacak şeylerden sakınmaya çağırma vazifesi olduğu gibi insanı bozacak şeylerden de uzak durmaya da davet etme yükümlülüğüdür.
Hocalık, her aklına geleni yapmama, her ağzına geleni söylememe ve her önüne geleni de yememe titizliğidir.
Hocalık, bütün yanları yönleri, veçheleri ve cepheleriyle bir gönül doktoru olabilme niyetidir.
Hocalık, son okuma, dinleme, anlama ve yaşama tarihi geçmeyecek cümleler kuran bir tebliğci olabilme basiretidir.
Hocalık, kitap ve sünnetin öncelik ve inceliklerini akıllara ve gönüllere ilmek ilmek dokuyarak nakşedebilme sanatıdır.
Hocalık, ahlak ve maneviyatı tüm alanlarıyla hayata hâkim kılma seferberliği.
Hocalık, gülistanımızda aşk ile şakıyan bülbüller misali kürsüden gönüllere ilim ve irfan ile çağlayan bir ırmak misali akma coşkusu…
Hocalık, Kerim kitabın emir ve nehiylerini kıraatten icraata taşıyan soylu yürüyüş...
Hocalık, bütün kuşakları o şefkatli ve hikmetli dokunuşlarıyla elif kuşağına dönüştüren esaslı bir insan sarraflığı...
Hocalık, onu bilene engel yok, onu bulana engel yok, ona gelene engel yok” cümleleriyle özetleyebileceğimiz engelsiz bir tasavvurun mihmandarlığı.
Hocalık, “niyet ettim Allah rızası için yaşadığım cemiyetin hamurunu ilim ve irfan ile hikmet ve hakikat ile aşk ve edep ile yoğurmaya” diyerek kolları sıvayan bir hamurkar olabilme ciddiyeti.