Hoca, karada gemi inşa eden lakin, Allah’ın denizi ayağına

getireceğine inanan insandır. İşini yaparken sadece toplumu tavandan düzeltme

sorumluluğu taşır. Niçin sorumlu olduğunu ve ne yapması gerektiğini idrak eden

bu hocalar, yapılması gerekenleri nasıl icra edecekleri konusunda istişare

ederek yol alırlar. Hayat boyu sünnetullaha uydukları için olsa gerek son

görevleri ifa edilirken herkesçe “iyi bilinir”ler

Ölümünün beşinci yılı münasebetiyle düzenlenen sempozyum

vesilesiyle Sabahattin Hoca’yı anarken, hocaları anlamaktan maalesef ne kadar

uzak kaldığımızı bir kez daha anladım. Ve bu kabahatin ise hocaların değil,

talebelerinin boynunda olduğunu da… Talebe sıfatıyla davet edilen ve kürsüye

gelenlerin hocaların düşüncesine göre değil de duygularına göre konuşması bunun

ispatıdır. Hocasından aldığı bilgiyi, hayat dersini toplumla paylaşması

gerekirken onun cenaze töreni ve sonrasındaki duygusal atmosferinden dem vurmak

olsa olsa hocasını anlamamak olabilir.

Faizsiz ekonominin, emeğe ve alın terine dayalı bir çalışma

hayatının ilk kitabını yazan Sabahattin Hoca’nın bugün hangi fikri, talebeleri

tarafından uygulanmaya çalışılmaktadır Şayet uygulanmış olsa idi, gelir

dağılımı bu kadar bozuk, sosyal çalkantıları bu kadar derin bir ülke olur

muyduk! Uygulamalarında hocasının düşüncesine yer vermeyen, bu düşünce

doğrultusunda ilerleyemeyen bir talebelik hocayı kullanmanın dışında bir işe

yarar mı

Sosyal açıdan anlaşılmayan bir Sabahattin Hoca kadar siyasi

açıdan anlaşılmayan bir Erbakan Hoca’nın olması da düşündürücüdür. Mesleğinde

zirveyi yakalayan, bunu ülkesinin kalkınması noktasında icraata döken ve

karşılaştığı engelleri tek tek aşarak bir ülkenin önünü nasıl açılacağını net

bir şekilde gösteren Erbakan Hoca’nın talebeleri neden bu yolu izlemiyor

Hükümette kaldığı süre içinde sıfır faiz ödemesiyle grafikleri tersine çeviren

bir hoca, cumhuriyet tarihinin en fazla borçlanan talebeleriyle anlaşılabilir

mi! Bu ne yaman bir çelişkidir böyle…

Hocalarımızın açtığı yolun takip edilmesi noktasında bugün

yeni talebelere ihtiyacımız var. Hocalar; hem sosyal, hem ekonomik, hem de

siyasi unsurları kendi bünyesinde barındıran, kurucu bir profesör olarak, zor

bir yolda nasıl yürüneceğini bizlere gösterdi. Böylece aslında yolun zor

olmadığını da herkes anlamış oldu. Şimdi ise, gerçek talebeleri bu kurulan

altyapı üzerinde geliştirici rolleri bulunan profesörler olarak yerlerini

almalı ve açılan yolu daha kolay kılmalıdırlar. Bu uğurda atılacak her adım,

aslında medeniyet ufkuna atılacak adımlar olacaktır.

Sadece siyasi ve sosyal alanda değil, teknoloji ve kültür

gibi unsurları da içeren ve ortaya koyacağı çalışmalarla “buradan bir şampiyon

geçti” dedirtecek gerçek talebeler dönemi büyük bir özlemle beklenmektedir. Bu

talebelerin en belirgin özelliği, sahip olduğu bilgiyle sahasında en güzel

örnekleri vermek için çabalaması, insanlığın saadeti için çırpınması, hak

ettikleri karşılığı bulamasalar da bunu sorumluluk şuuruyla yapmaya devam

etmesi olacaktır. Bu şuurdan mahrum olmaktan ve hayat boyu reel politikaya

uydukları için son görevleri ifa edilirken herkes tarafından “Allah bilir”

denecek talebe olmaktan Allah’a sığınırız.