(23 temmuz Çarşamba günü, ikindi namazından sonra BEYAZIT

Meydanı Kitap Fuarındaki BEDİR standında kitap imzalamak için bulunacağım.)

BU yazının IŞİD ile ilgisi yoktur, alelıtlak Hilafetten bahs

etmektedir.

1. 1924 te son Halife, hukuka ve insan haklarına aykırı

karakuşî bir kararla Türkiye den kovulmuştur ama kanuna göre Hilafet cumhuriyet

kavramının içinde vardır, saklı bulunmaktadır.

2. Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmanînin Türkiye

Cumhuriyeti Memaliki Haricine Çıkarılmasına Dair Kanun un birinci maddesi

şöyledir: Birinci Madde: Halife hal edilmiştir. Hilâfet, hükümet ve

cumhuriyet mâna ve mefhumunda esasen mündemiç olduğundan Hilafet makamı

mülgadır. (Mündemic, bir şeyin içinde var olan, saklı bulunan demektir.)

3. Merhum Adnan Menderes, Demokrat parti Meclis grubundaki

konuşmalarının birinde Arkadaşlar millet size vekalet vermiştir. İsterseniz

Hilafeti bile geri getirebilirsiniz mealinde bir cümle sarf etmiştir.

4. Hilafetin ihyasına bütün agresif ve harbî İslam

düşmanları karşıdır.

5. Papalık karşıdır Evangelistler karşıdır Siyonistler ve

İsrail karşıdır

6. Münafıklar, iki kimlikli Kriptolar, vesayetçiler

karşıdır.

7. ABD bir ara, Hilafeti ihya etmek ve kendi emirlerini

yerine getirecek fantoş birini halife yapmak için plan yapmıştı.

8. Kemalistler, egemen azınlıklar Hilafete karşıdır.

9. Şiîler, Sünnîlerin bir Halifeye biat ve itaat ederek

birleşmelerine karşıdır.

10. Dinde reform, değişim, yenilik yapılmasını isteyenler

Hilafete karşıdır.

11. Fazlurrahmancılar, gizli Mutezilîler, diğer fırak-ı

dalle mensupları Hilafete karşıdır.

12. Sünnî kesimdeki birtakım kendi başına buyruk din

baronları Hilafete ve Halifeye karşıdır.

13. Güney sınırımızın ötesinde bir Irak Şam İslam devleti

kurulması ve bunun başındaki zata Halife unvanını verilmesi konuyu gündeme

getirmiştir.

14. Ankara rejimine bağlı dinî şahsiyetler ve dinî kurumlar

Hilafete ve Halifeye karşıdır.

15. Türkiyede on milyonlarca Sünnîde, nadir istisnalar

dışında Ümmet birliği, Hilafet, Halife, biat ve itaat kavramı, kültürü ve şuuru

yoktur.

16. Müslümanlar, islamî idare şeklinin ve nizamının bu temel

değerlerine yabancılaşmış, yabancılaştırılmıştır.

17. Müslümanların büyük kısmı, Katoliklerin Papası ve

Vaticanı, Ortodoksların Patriği, Yahudilerin hahambaşısı, Budistlerin Dalay Laması,

Masonların Üstad-ı Azamı olmasını tabiî ve normal karşılıyorlar ama Ümmetin

başında bir Halife olup olmaması onları pek ilgilendirmiyor.

18. Kaos ve anarşi içinde olan, param parça bölünmüş İslam

dünyası, bir buçuk milyar nüfusa sahip olmasına rağmen bir avuç Yahudi ve

Siyonist ile başa çıkamıyor.

19. Halifede bulunması gereken şartlar hakkında birkaç yazım

yayınladı ama islamî kesimden tepki gelmedi.

20. Halifenin Ehl-i Sünnet ve Cemaat mensubu olması gerekir.

Âdil, râşid, muktedir, âbid, fakih, siyasette mâhir ve müdebbir, ahlaklı ve

faziletli bir zat olması gerekir. Halifeliğe talip=istekli olmaması gerekir.

21. Şu 76 milyonluk Türkiye de bu şartlara sahip bir Halife

adayı var mıdır

22. Sünnî Müslümanlarda ehliyetli bir Halifeye biat ve itaat

niyeti ve arzusu var mıdır

23. Hepsini kasd etmiyorum, bazı cemaat baronları âdil ve

râşid de olsa bir Halifeye biat ve itaat eder mi

24. Ankara daki Diyanet İşleri Başkanlığının Hilafete ve

Halifeye bakış açısı nedir Taraftar mıdır, karşı mıdır

25. Müslümanları bizden olan Müslümanlar ve bizden olmayan

öteki Müslümanlar diye iki sınıfa ayıran mutaassıpların bu konuda birleşip

anlaşmaları mümkün müdür

26. IŞİD in beğenilmemesi, Hilafet ve Halife kavramlarının

terk edilmesine, bunlara cephe alınmasına mesağ ve cevaz verir mi

27. Müslümanların Ahkam-ı Kur aniyeyi tenfiz edecek, ümmet-i

Muhammed i çekip çevirecek bir İmama bağlı olmaları vacibtir.

28. Resulullah efendimiz (Salat ve selam olsun ona)

zamanındaki İmama biat etmeden önce ölen kimse sanki cahiliyet ölümü ile ölmüş

olur buyurmaktadır.

29. İki soru: Bugünkü sistem veya düzene islamî denilebilir

mi İslama uygundur denilebilir mi

30. Türkiye Müslümanları bugünkü durumlarıyla; kaos, anarşi,

tefrika, kopukluk ve fetret içinde değil midir

31. Her şeyin tartışıldığı, Komünist Partinin bile kurulduğu

ve doğuda bir şehrin belediye başkanlığını kazandığı şu hürriyet hengâmında

Ehl-i Sünnet camiası; Ümmet birliği, Hilafet, Halife konularını niçin gündeme

getirip, olumlu şekilde tartışmıyor, birtakım kararlar almıyor, çareler ve

çözümler aramıyor  

(İkinci yazı)

Dünya bir Piknik-Hâne-i Kübra Değil!

MUHTEREM kardeşim Bendeniz arada bir piknik yapan,

dinlenen, meşru daire içinde eğlenen tatil yapan Müslümanlara çatmıyorum.

Elbette dinlenecekler Lakin bu dünyayı bir piknik-hâne-i kübra sanan gafilleri

tenkit ediyorum.

Bu dünya esas itibarıyla piknik ve eğlence yeri değil, ekini

ahirette biçilecek bir mezraadır=tarladır, bir imtihan salonudur.

Aziz ömürlerini eğlence, piknik, keyif, vur patlasın çal

oynasın, oh kekah zihniyetiyle boşa geçirip imtihanı kaybeden Müslümanlara

yazıklar olsun.

Piknik zihniyetinin en göze batıcı örneği şudur: Mübarek

Ramazan gecesi olmuş Yatsı ezanları okunuyor Mü minler farz namazını,

ardından Teravihi kılmaya çağırılıyor Bizim oruç tutan Müslüman ne yapıyor ..

Camiye gitmiyor, cami bitişiğindeki Ramazan etkinlikleri, eğlenceleri,

şenlikleri çarşısına ve fuarına gidiyor.

İşte piknik zihniyeti budur.

Evet, şu dünya hayatında Müslüman arada bir piknik veya

tatil yapabilir, yazlığa gidip dinlenebilir, kaplıcaya gidebilir, Boğazda bir

tur yapabilir ama bütün bir ömrü bu gibi tatillerle, pikniklerle, eğlencelerle,

dinlenmelerle ziyan edemez.

Müslümanın birinci vazifesi Allaha kulluk etmektir. Bu

kulluğu doğru dürüst yapabilmek için de ilim sahibi olmak gerekir. Kulluğun ne

olduğunu bilmezsen nasıl kulluk edeceksin Müslümana kulluğunu öğreten ilmin

adı nedir İlmihaldir. Nasıl bir ilmihal .. Doğru=sahih bir ilmihal.

Müslümanlığın iki temel şartı vardır. Birincisi: Allah ın

varlığına, kemal sıfatlarla sıfatlı olduğuna, noksan sıfatlardan münezzeh

bulunduğuna iman etmek. İkincisi: Hz. Muhammed Mustafanın (Salat ve selam olsun

ona) Allahın Resulü ve kulu olduğuna iman edip onu önder, rehber, mürşid,

örnek, model, seyyid, kaaid kabul etmek.

Yahudilerde ve Hıristiyanlarda olduğu gibi İslamda hafta

tatili yoktur. Hafta günleri içinde Cumaya İslamın kutsal günü diyebiliriz ama

bütün Cuma gününü yan gelip yatarak boşa geçirmek yoktur. Müslümanlar Cuma

ezanı okununca ticarete ara vermek, dükkan ve işyerlerini kapatıp camilere

Allaha anmaya, O na kulluk etmeye gitmekle yükümlüdür. Namaz bitince yeryüzüne

dağılıp ticaret, ziraat, hayvancılık, sanayi işleriyle meşgul olmaya devam

ederler.

Allah ticareti helal kılmış, ribayı haram kılmıştır.

Müslüman ömrünü nasıl geçirecektir ... Başta beş vakit namaz

kılarak Allaha ibadet etmekle Devamlı olarak AIlahı zikr edip hatırlamakla

Faydalı ve kurtarıcı ilimleri öğrenerek Maişetini temin için çalışarak

Kazandığının bir kısmıyla zekat gibi mâlî ibadetler yapıp, sadakalar vererek

İslamı insanlara tebliğ ederek, bunu doğrudan doğruya yapamıyorsa bu hizmeti

yapanları destekleyerek Gerektiğinde mal ve can ile cihad yaparak Emr-i mâruf

ve nehy-i münker yaparak

Böyle ibadetlerle, hizmetlerle, hayırlı faaliyetlerle çok

yorulan bir Müslüman, avam tabakasından ise arada bir dinlenebilir, pikniğe

gidebilir ama bütün bir ömrü keyifle geçirmek ona yakışmaz.

Havas tabakasına mensup Müslümanlar daha az dinlenirler

Ehassü l-havas olanlar hiç tatil yapmaz.

Bugün Türkiyede, çok şükür bir miktar din hürriyeti var ama

ülkemiz bir İslam ülkesi değildir. Ülkemizde islamî bir sistem veya düzen

yoktur. Büyük günahlar açıkta açıkça işlenmektedir. Allaha isyan ve tuğyan

gırla gitmektedir. Zina ve riba yaygındır. Her türlü fuhşiyyat=azgınlıklar

fütursuzca irtikâb edilmektedir. Biz de Müslümanız diyen gafiller Kur anın yap

dediklerini yapmamakta, yapma dediklerini utanmadan arlanmadan açıkça

yapmaktadır. Müslümanlar genelde pısırık, harbî ve agresif kafirler

alabildiğine gözü kara ve cesurdur.

Böyle bir ortamda uyanık, şuurlu, akıllı bir Müslümanın yan

gelip keyfine bakması mümkün müdür

İman ve küfür savaşı var ve bizler pikniğe gidiyoruz. Olur

mu böyle şey

Müslümanları nasıl uyaracağız bilmem ki

22.07.2014