Hezarfen bir insan, çok yönlü bir kalem Mahmut Yavuz,
1965 Silvan doğumlu. Mazlum bir coğrafyada doğup büyümüş. Burada kendisini
farklı disiplinlerle yetiştirmiş. Zinde bir Müslüman olma yolunda büyük
atılımlar gerçekleştirmiş.
Açıklayalım: Uzun yıllar medresede Arap Dili ve
Edebiyatı, Tefsir, Fıkıh, Hadis, Kelam gibi dersler okumuş. Bu arada yüksek
lisans ve doktora seviyesinde akademik çalışmalar yapmış. Ayrıca bir edip ve
bir ilim adamı. Şiir, deneme gibi edebî metinlerinin yanı sıra bilimsel eserler
yazıyor. Henüz yayımlanmamış eserleri arasında Muhadram Şairlerin Şiirlerinde
İslami Motifler, Kur an ve Şiir, Kur an da Fonolojik Yapı, Kur an a Göre Kur an ı
Okuma ve Anlama Rehberi adlı araştırmalarının yanı sıra, Kur an ı Anlamada
Yöntem ve Araçlar ile Gelişim Sürecinde İslam Düşüncesi başlıklı Arapçadan
yapılmış tercümeler de var.
Kürtçe, Türkçe ve Arapça dillerinde şiirler yazıyor
Mahmut Yavuz. Arapça, Farsça ve İngilizceden çeviriler yapıyor. İbraniceyi ilmî
ve edebî çalışmalarında kullanabilecek derecede biliyor. Bir eğitimci olan
Mahmut Yavuz, aynı zamanda yerel ve evrensel ölçekteki STK larda hizmetler
üretiyor.
Söylenecek sözleri olmuş demek ki daima. Bir kısmını
dergilerde şiirler ve yazılar yayımlayarak Ardından, şiirlerinden bir kısmını
bir kitapta toplamış
Mahmut Yavuz un yayımlanan tek eseri bu şiir kitabı:
Kimsenin Ölmeye Vakti Yok (Çizge Yay., Ank., 2013) demiş adına şair. Bir şiir
kitabı için, negatif bir isim. Ama aynı zamanda eleştirel, hatta ironik.
Hakikatten uzaklaşmış kimse ler güruhuna işaret ediyor. Evet, ölmek korkutuyor
günümüzde pek çok insanı. Ölüm her şeyin sonu onlar için. Peki, onlar için ne
yapabiliriz Bir kitapla seslenmiş Mahmut Yavuz. Fakat işte tam da burada
kitabın adı, bir engel olarak çıkıveriyor ölümlünün karşısına! Dikkat, onlar
arasındaki muhtemel okur, kendi canını kurtarmak pahasına, kitabın canına
okuyabilir!
Kimsenin Ölmeye Vakti Yok başlığını kuşkusuz bir kitap
adı olarak olumsuz buldum. Oysa kitabın 33. sayfasında yer alan aynı başlıklı
şiir, bu şiirin dili ve iletisi, kitaptaki diğer şiirlerde de genel olarak
görüleceği üzere, başarılı.
Şu aşamada kitabın iç âlemini tetkike geldi sıra.
Barbarlar Kitabı , Yağmur Bizi Unutabilir , Şehirlerin Dokunduğu , Girdap
ve Emân başlıklı beş bölümden ve toplamda otuz bir şiirden oluşuyor eser.
Dört şiirden oluşan Barbarlar Kitabı nda sanki Yunanlı
şair Kavafis in Barbarları Beklerken adlı metni temel alınmış. Fakat şairler
mesajları itibariyle ayrılırlar. Kavafis, geleceği söylenen fakat gelmeyen
Barbarlarla , kitleleri korkutanların ve korkan kitlelerin psikolojisini
anlatırken Mahmut Yavuz, Barbarlardan Önce ki safiyeti (bir kuş havalansa
rüzgârımızdan geçerdi ipince / penceremize konardı bir çift güvercin / yorgun
argın babamız eve gelince / yağmur kokardı), Barbarların gelip gitmeleri sonucu
oluşan mağduriyetleri (arkalarında / yorgun bakan yaşlılar / ağıda dönüşen
analar / tavlaya döndürülen mabetler / parçalanmış cesetler bıraktılar ateş
oldular / ölüm oldular / iblis kusan silah olup / kan ile / ölüm ile / talan
edilmiş can ile / iblisleriyle ve rahipleriyle / atomlarıyla ve fosforlarıyla /
tüccarlarıyla ve borsalarıyla ) ve geride kalanların dirençli sözlerini (ne ki
biz bitmiyorduk / daha ellerimiz vardı / güneşi ve toprağı / dalı ve yaprağı /
bacayı ve otağı / kitap gibi kavrayan / sabra ve inşiraha / çağıran sesimiz
vardı) anlatır, aktarır
Yaptığım iktibaslardan da anlaşılmış olmalıdır ki derdi
olan bir şair Mahmut Yavuz. Derdi kendisine dönük değil, insanı, insanlığı,
bütün bir kâinatı kapsıyor. Ve bütün bu kapsama alanının sancılarını terennüm
ediyor.
Mesela memleketin sahici dinamik unsurlarına karşı savaş
açmış bir merkezi yapılar var, zulümle muhkem; bu yapıların kurbanı olmuş
insanları anlatıyor. Girdapta Boğulan Çocuk şiirinde resmî eğitim
kurumlarının tezgâhında parçalanan çocukluklara işaret etmesi gibi Kesik
Çizgiler şiirinde söylenen bir şef paltosu için havai adalarında / seksen bin
kuş dizeleri sözgelimi Kimsenin Ölmeye Vakti Yok ta sentetik düşünce / çok
işlemcili hayat / çok uluslu şirketler / fatura ve dijital kitabe şeklinde
sıralanan ifadelerle yakınılan çağın doğal ötesi şartları da böyledir Şunlar
da: Yetim Kavak Ağaçları nda ülkemi talan etmiş yaban bürokrat ve
idarecilerin dizesiyle beliren somut gerçeklik, Yağmur Bizi Unutabilir deki
lütfen toplanalım ve kalplerimizi saklayalım / irinden ve kandan / çenebaz
demokratlardan / kalbi çalınmış endamlı yosmalardan
Demek ki mazlum dünyanın şiirini yazıyor Mahmut Yavuz.
Onun şiirlerinde geçen mekân isimlerini sıralarsak bu hemen ortaya çıkar:
Endülüs, Dicle, Mekke, Gazze, Diyarbekir, Kahire, Kandahar, Bağdat, Kudüs,
İstanbul, Sarajevo, Filistin, Beyrut, Ortadoğu, Kahire, İsfahan Olumsuz
anlamda Tel-Aviv, Washington (kan geçidi insanlığın alnına)
Mahmut Yavuz yukarıda saydığımız çalışmalarından
kazandığı birikimleri şiirlerinde gayet tabii bir şekilde yansıtıyor. Mesela,
Kur an a yapılmış atıflar görüyoruz dizelerinde: göğün kapıları çeşmelerimize
akıyordu , sekînet vaktinde bir akşam / inşirah suresi , İshak ın
çocuklarının bahçesi , Eyyub u hayata bağlayan ırmağın gizemi , ebabillerin
son çığlıkları , hannas artıkları , Muhammed in ırmakları , İsa nın kan
çanağı gözleri , elleri kurusun Ebu Leheb in
Söylenecek başka sözler de var mutlaka. Fakat şimdi
şunları söylemekle yetinelim: Söz sanatlarıyla, edebî oyunlarla, en önemlisi de
vahyin birikimine yaslanmış, zengin ve dinamik bir şiiri var Mahmut Yavuz un.
Son bir örnekle noktalıyoruz yazımızı: yağmurun toprağın ve Kur an ın
hüneriyle / tandırın sıcak ekmek ve zeytinin bereketiyle / bir tas suya
ellerini uzatır gibi / hurmaya salavat çeker gibi / bismillah güzel annem