Sinan Ceran ın şiir kitabını okudum. Suyun Suya

Kavuştuğudur (Ekin Yay. İst. Eylül 2013, 96 s.) adlı kitabını Sivas ta,

yayımlandıktan hemen sonraki günlerde imzalayıp vermişti Sinan Ceran Bir Sivas

seyahatimiz sırasında, görüşmüş, muhabbet etmiştik. Ekim 2013 sonları

Hak etmediğimi düşündüğüm bir hitapla başlamış imza

metnine:  Kıymetli Ustam demiş Keşke

hak edebilseydim Mesela, hak etseydim, bu diriltici kitabı daha o günlerde

okuyup gereğini yerine getirirdim. Oysa oldukça gecikmeli olarak 2014 ün Aralık

başında okuyup bitirdim

Sinan Ceran, Edebî Pankart dergisinden bu yana

çalışmalarını takip ettiğim bir isim. 1997 de, 28 Şubat ın kara kasvetli

günlerinde kardeşi Süleyman Ceran ve arkadaşlarıyla birlikte yayımladığı Edebî

Pankart, Anadolu da sesimiz, soluğumuz olmuştu. Edebî incelemeleri ve çocuk

edebiyatı üzerine olan yoğunlaşması şairliğini gölgeleyecek mi bilmiyoruz,

fakat şimdilik şiirde bir adım önde Sinan Ceran

Suyun Suya Kavuştuğudur adını Sinan Ceran ın şiir

sanatına yüklediği anlamları da düşünerek, birleşerek büyüme, işbirliği

yaparak genişleme, omuz omuza vererek bir dava uğrunda yürüme olarak

algıladım. Bu algımın doğruluğunu kuşkusuz onun şiirleri üzerinden test

edeceğiz.

Kitapta 47 şiiri var Sinan Ceran ın. Bunlar herhangi bir

bölüm başlığı altında ayrılmaksızın yerleştirilmişler. İlk bakışta teknik bir

kusur sayılabilir böylesi bir tercih. Fakat kitabı okuyup bitirdiğinizde Sinan

Ceran ın şiirlerinin öyle pek de tasnife gelir yanı olmadığını görünce mesele

biter

Dava ve direniş şiirleriyle örülü bir kitap Suyun Suya

Kavuştuğudur Hakkın batılla olan ezeli mücadelesinin bilinciyle örülü bir

zihniyetin temsilciliğini üstlenmiş bir şairin elinden ancak böyle bir eser

çıkar. Kaynağını Kur an dan, tevhidi olandan alan şiirler

Bu çerçevede Sinan Ceran ın karşısında durduğu ilk

karanlık güç insana kasteden zalim yapılardır. Bu yapılara yönelik tespit,

teşhis ve tenkitlerin yer aldığı şiirleri şöyle bir inceledim, şu liste çıktı:

İsyan Gazeli , Türkiye Tarihi I , Misâk-ı Millî , Tufân-ı Revân ,

Ültimatom , Savlet , Newruz Çiçeği , Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Dil ve

Binlerce Ceset Torbası , Çete , And İçerken Boğulan Bir Çocuğun Hislerine

Dairdir , The River Running To Itself (Suyun Suya Kavuşmasının Hikâyesi nin

anlatıldığı şiirdir.), Yalıçapkını , Tel Aviv , Sorgu , Çıkmaz Sokak Bütün

Bir Yeryüzü , Sınıf 2011 , Sabah İçtiması

İnsanı ve hatta bütün bir eşya ve eşhası hedefine

yerleştiren söz konusu yapılara yönelik bir savaşıma girişen şair, önce maddi

ve manevi dinamizm unsurlarının künhüne vakıf olmayı seçecektir. Bu anlamda

yerine göre bir taş bile mühim bir nesnedir. Kitap taş a övgü beytiyle

başlar: bilmezdim taşı kavramadan önce/bilmezdim, bir taş kaç uçak düşürür

bahçemize

Türkiye de, Filistin de, Suriye de, Kosova da,

Afganistan da, Tunus ta, Fas ta, Mısır da, Çeçenistan da, Libya da, dünyanın

pek çok noktasında, taş ın hedefine yerleştirilecek unsurlar vardır ve haklı

olarak Sinan Ceran gereğini yapar. Örnek olsun diye birkaç alıntı sunalım:

Türkiye Tarihi I de allahuekber dağlarından / gâvur

dağlarına diyen şair, Ültimatom u şöyle bitirmiş: çığlığını yüzüme afişleyen

çocuk, şimdi Kosovalı / sizin için, içime mevzilenen bu kan sunağı .

İsyan Gazeli nde bir ıslık çaldım diye, bir tek ıslık/

tam beş yıl hapis abiler diye yazan şair, kitabın son şiiri olan Sabah

İçtiması nda daha net bir teşebbüs içindedir. Bu teşebbüsün mahiyetini meraklı

okurların özel ilgisine bırakıyorum: Bulup okuyun efendim!

Sinan Ceran ın manevî dinamizm kaynağı Kur an dır.

İnsaniyetini vahye teslim olmuş halde yaşayan şair, vahyin selim edici gücünü

başka bünyelere de taşımak derdindedir. Onun şiirlerini bu gözle okursak pek

çok materyale ulaşırız. İşte bir seçki:

Ölüm şiirinde ey insan! / ey hüsran!

Potkal da -hayret et! çünkü hayrettir göğe açılan

pencere/hayret ettim ve gördüm, bin ayet güldü yüzüme- , atlar daha gelmedi.

burda henüz duhâ vaktidir zaman ve ahkâf, hâlâ boynumda bir hamâyıl gibi

taşıyorum seni

Savlet şiirinde o, yahudilerden değildi!..

Ayçiçeğinin Güneşe İtiraflarıdır da ey kendine bürünen!

kalk ve örtün kavganı!

  Newruz Çiçeği nde

âdiyât, sağrı, nal sesine değer mahmuz yarası

F şiirinde atmışlar yusuf u zindana / yüreğim,

ağzımda

Çete de kahrolası a(b)d kavmi / bizden daha kuvvetli

kim var dedi

Bunların dışında İsra ve  Nâs Süleyman Ceran ın şiirlerinde başlık

olarak kullandığı iki sure adıdır

Çağının negatif alametlerine kör ve sağır kalmayan bir

şair Sinan Ceran. Dahası, bunları Kur an a yaslanarak tahlil edip yargılıyor.

Bir adım daha atalım, bütün bu etkinliklerini estetik normların tartısına

vurarak gerçekleştiriyor. Bu üçünü net olarak bir arada görebileceğimiz örnek

metinle yazımızı bitirelim. The River Running To Itself şiirinin sonlarına

doğru şair, şöyle der:

iki kaşının arası sabra ve şatilla. ve sürgün. ve

toprağa değdiğinde yanağın, bir tarih olacak gözlerin, bir efsane. ne çok

yakışmış konuştuğun kuşların lisanı diline. gülsen yarılır göğüsleri bütün

elçilerin. / aşk, herkesin göğsüne bir inşirah/bir neşter/bir de uçsuz bucaksız

bir besmele bırakır