İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener “İyi parti zor durumda” diyenlere fena halde bozulmuş olmalı ki yaptığı açıklamada “İYİ Parti’de güneş yerinde, her şey yolunda” cevabını veriyor!
İYİ Parti ve her şey yolunda iddiası!
Dışardan bakınca öyle görünmüyor ama Meral Akşener içerden biri olarak konuştuğuna göre bir bildiği olsa gerek!
Her şeyin yolunda olduğu iddia edilen İYİ Parti’de istifaların ardı arkası kesilmiyor!
Yine aynı şekilde her şeyin yolunda olduğu iddia edilen İYİ Parti’de suçlamaların da ardı arkası kesilmiyor.
Her şeyin yolunda olduğu iddia edilen İYİ Parti’de “kesin ihraç” talebi ile disipline sevk edilenler bulunuyor.
Yine aynı şekilde her şeyin yolunda olduğunun savunulduğu İYİ Parti’de kesin ihraç talebi ile disipline sevk edilenler yapacakları açıklamalar ile parti yönetimini rezil edeceklerini duyuruyorlar.
İYİ Parti il ve ilçe yönetimleri ile ilgili iddialar ayyuka çıkmış durumda! Bu şartlar altında İYİ Parti’de her şeyin yolunda olduğu iddiasına nasıl inanılır? Ve iddianın sahibine nasıl güvenilir?
İYİ Parti Genel başkanı Akşener, ittifak içinde kimliklerinin flulaştığını ifade ederek artık kimliklerinin berrak bir şekilde ortaya çıktığını savunuyor.
İYİ Parti’nin hür siyasetinden korkulduğunu iddia ediyor.
Müstakil kimliklerinde istismar edilebilecek bir açıkları olmadığını ileri sürüyor.
Artık kimliklerinin berraklaştığı iddiasına katılmamak mümkün değil! İttifak içindeyken ortaya dökülmeyen sırlar şimdi herkesin dilinde dolaşıp duruyor.
Müstakil kimliklerinde istismar edilebilecek bir açıkları olmadığı iddiası ise kabul edilebilir gibi değil.
Zira bütün bu tartışmalar ittifak sonrasında yani müstakil kimlik döneminde başlayan tartışmalar.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener keşke “İYİ Parti zor durumda” iddialarına “her şey yolunda” cevabını vereceğine sıkıntıların aşılacağını söylemekle yetinseydi!
O zaman daha inandırıcı olmaz mıydı?
Malum “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” derler.
Bunca söylentinin ve iddianın olduğu bir çatı altında “her şeyin yerinde olduğunu” iddia etmek biraz da insanların aklı ile dalga geçmek gibi olmuyor mu?
Sıkıntıların halli için onları inkâr etmek yerine varlıklarını kabul etmek ve üzerlerine gitmek gerekmez mi?
Bütün bu sorunlar orta yerde dururken hala “zorluk yok, her şey yolunda” deniliyorsa söylenecek tek şey “pes doğrusu” olsa gerek.