Gündem o kadar hızlı ilerliyor ki bazen acaba hangisini
yazmak gerekir diye düşünüyor insan. Bakın sizlerle ne paylaşacağım. Bundan 6
yıl önce bir seçim günüydü, bendeniz de seçim günü görevliydim. Sonra öğle
namazını kılmak için camiye gittik. Bir de baktık ki cami kapalı. Kadıköy de
cemeviyle dip dibe bir cami, Semiha Şakir Camii. Her neyse cemevi yetkilisinden
izin alıp namazı burada kılabilir miyiz dedik, cevaben hayır dedi dede
adayı sakallı bir amca!
Bugünlerde bir açılım start aldı alacak diyor haberler,
Alevi açılımı. Projenin içerisinde cami-cemevi yan yana uygulaması da yer
alıyormuş. Ne ifade edecekse artık!
Ancak yetkililere bir öneri bu kadar açılıyoruz ama
inşaAllah farkı kapatabiliriz
YİNE O CAMİİ ve YÜZ BİN MEMUR
Yahu mübarek takıldın camiye, cemaate demeyin çok
önemli !
Evet yine o cami, Semiha Şakir Camii. Geçen hafta Cuma
namazı için gittik camiye bir de ne görelim a dostlar İmam yok!
Sanat musikisi sanatçı bir beyefendinin müezzinliğinde iç
ezan yarıya kadar okundu, sustu. İçeri girip Ne oldu amca, ezan niye sustu,
imam nerde diye sordum, evlat imam izine gitti dedi. Argoda bir tabir var
ya zınk diye kaldım işte öyle oldum ama ben yerimde kalmadım çok şükür kalkıp
Cuma namazını kıldırdım. Sonra gün içerisinde Kadıköy Müftülüğü nü aradım.
Kadıköy Müftüsü İlyas Öztürk ü arayarak durumu anlattım. Keşke aramasaydım
diyecek duruma geldim. Bunları neden anlatıyorum
1- İmam
dediğimiz (ama sadece dediğimiz) kişiler camileri dükkan gibi görmemeliler.
2- Madem bu
adamlar memur, o halde bu günler de alınacak olan yüz bin kişilik memur safının
bir kısmı da Diyanet İşleri Başkanlığı na verilsin. Zira camide namaz
kıldıracak memur yok.
AĞLAMA KARANFİL
Geçen hafta da üzerinde kısa bir notla durmak istediğim
tesettür mevzusuna bir kez daha değinmek istiyorum. Malum mevsim Şubat ı
gösterdiğinde zulüm altında olan tesettürlü kızlar okullarına giremediklerinde
hayli ağlamışlardı. Söylediğimiz teselli ağlama karanfil di. Ancak sanki
sırıt karanfil demişiz gibi kahkaha atmaya başladılar. Bu yaz sıcaklarının
gelmesiyle envai çeşit kapanma modelleri çıkmaya başladı. Elinden gelse
kafasını koltuk altına alıp türbanı orda bağlayacaklar var. Oysa ağlama karanfil
derken sabret ve diren denmişti sizlere. Yine yanlış anladınız.
Selam ve daim muhabbetle..