2023-2024 yeni eğitim-öğretim yılı hayırlı olsun. Temennilerimiz dua kabul edilsin inşallah. Yeni öğretim yılına yeni birtakım uygulama ve yönetmelik değişiklikleriyle giriyoruz. Öğretmenlere önlük tavsiyesi, öğretmen ve öğrencilerin cep telefonuyla sınıfa girmemesi mevcut değişiklikler içerisinde en çok konuşulanlardan oldu. Öğretmenlere önlük tavsiyesi, dayatmaya dönüşmediği sürece olumlu bir girişim. Öğretmen ve öğrencilere sınıfta cep telefonu yasağının pratikte rahatlık mı yoksa sıkıntı mı doğuracağından ise pek emin değilim. Teknolojiyi doğru kullanmayı öğretmek, doğuracağı bazı sakıncalardan dolayı onu yasaklamaktan daha yeğdir diye düşünüyorum. İnternet arama kanalları pekâlâ ders içerisinde olumlu biçimde kullanılabilir. Pozitif etkileşim vasıtası olarak değerlendirilebilir. Teknolojiyi sakıncalı bir enstrüman gibi görmek yerine onu eğitim öğretimin yardımcı unsuru saymak öğretenle öğretilen arasında bir uzlaşma zemini oluşturabilir. 

 Yeni öğretim yılında lise son sınıf öğrencilerinin açık liselere kaymasının önü de kesilecek gibi. Kesin bir yargı belirtmediğimin farkındayım, zira böyle durumlarda öğrenci her seferinde bir çıkış yolu bulabiliyor. Ne olursa olsun bu teşebbüsü değerli buluyorum. Her öğrencinin bir okul aidiyet ve mensubiyeti olmalıdır. Okullar sadece bilgi devşirme, diploma alma yerleri değil, sosyalleşme, kurum bilinci kazanma ve hatıra biriktirme ortamlarıdır. Bu öğretmenler için de böyledir. Bir okulda 5-10 yıl derse girmiş, atmosferi teneffüs etmiş bir öğretmenin başka bir yerde başka bir okula tayini çıktığında resmi işlemleri tamamlayıp apar topar ilişkisinin kesilip postalanır gibi yolculanması hiç eğitim kültürünün ruhuna uygun bir yaklaşım değildir. Öğretmenin hizmet verdiği bir okuldan başka bir okula geçmesi veya emekli olmasının o kurum nezdinde duyuşsal ve duygusal bir tarafı olmalı değil midir? Gelenin heyecan, gidenin hüzün oluşturmadığı bir okulda değerler eğitiminin pratik değeri de sorgulanmalıdır. 

İlkokullarda yazılı sınavların kaldırılması, liselerde açık uçlu sınav sistemine geçilmesi olumlu ve önemli bir gelişmedir. Tek kaygımız liselere ve üniversiteye geçiş sınavlarıyla bu yeni sistem nasıl bağdaşacaktır? Açık uçlu sınav sistemi öğrencinin düşünsel ve duyuşsal gelişiminde, kendini ifade edebilmesinde, inşacı zihin yapısı oluşturmada belirgin katkılar sağlayacaktır. 

Öğretmenlerin kariyer planlamasında sınavın kaldırılacağına dair haberler son derece umut vaat edicidir. Öğretmenlerin uzman ve başöğretmen statüsü kazanmaları ancak kalıcı ve iz bırakıcı somut etki, birikim ve tecrübelerle gerçekleşmelidir. 

Dileğimiz odur ki söylenenler lafta kalmaz, akamete uğramaz ve yeni atılımlara vesile olur. 

Öğretmen, öğrenci, idareci ve tüm velilere hayırlı öğretim-eğitim yılı diliyorum. 

Dileğimiz duamız olsun!