Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
İnsan, Allah Teâlâ’ya nankörlük ederse kaybeder. Allah katında insanın; sağcı, solcu olmasının, muhafazakâr veya sosyal demokrat olmasının, liberal, kapitalist veya komünist olmasının hiçbir değeri yoktur. İnkârcı, müşrik ve münafık olmasının da bir kıymeti yoktur. Allah katında insanın, sadece samimi bir Müslüman olmasının kıymeti vardır. Müslüman; İslam’a, “itikat ve düzen” olarak inanan, yaşayan ve yaşatılması için mücadele eden kimsedir. Fert ve toplum; İslam ve adil düzeni ile yücelir, devlet ise İslam ile adil olur. Fert ve toplum, batıl ile zelil olur, devlet ise zalim olur. Hareket, İslam içinse izzet, batıl içinse zillettir.
Devlet, İslam’ın emrinde ve hizmetinde olursa fert ve toplum için saadettir. Devlet, batılın, hile rejimi ve köle düzeninin emrinde ve hizmetinde olursa fert ve toplum için bela ve musibettir. Çünkü İslamsız saadet olmaz. İnsanın Allah’a şükrü, İslam ile nankörlük ve isyanı da batıl iledir. Bir hareketin ve yönetimin iyi veya kötü olması, İslam ile ölçülür. Ben, işleri iyi yürütüyorum demek yetmez, yapılan işlerin İslam’a uygunluğuna bakılır. Hareket ve devlet, güzel ahlâk esasları ile yol bulur, kötü ahlâk uygulamaları ile yolunu kaybeder. Liderler ve yöneticiler de böyledir. Müslüman lider ve yöneticiler, herkesten daha fazla güzel ahlâk esaslarına sahip olmak zorundadırlar. Çünkü onlar, milleti ve devleti temsil ederler. Liderler ve yöneticiler, sahip oldukları güzel ahlâk ile fert ve topluma örnek olurlar. Güzel ahlâkın beslendiği kaynak ise İslam’dır. Hak bir davayı temsil eden kadrolar ile adil düzen ile işleyen devletin yöneticileri. “İnsanların hayırlısı, insanlar için faydalı olandır” esasını kendilerine en güzel ahlâk edinirler. Liderler ve yöneticiler, görevlerini hakkıyla yerine getirmek için bir takım ahlâki özelliklere sahip olması gerekir.
AHLÂKİ ÖZELLİKLER
Şunu öncelikle ifade edelim ki, ilk liderimiz ve devlet başkanımız Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir. Burada sayılacak özellikler, O’nun hayatından özetlenmiştir. 1-Makam, şöhret ve gösterişten uzak olmak: Liderler ve yöneticiler, başta makam, şöhret ve gösteriş gibi her türlü kalbi hastalıklardan kurtulmuş olarak yalnız ahireti ve Allah rızasını arzular bir yapıda olmalıdırlar. 2-Akıl, ilim ve feraset sahibi olmak: Keskin bir anlayış ve pratik bir çözüm alışkanlığı ile en karmaşık konuları çözecek akla, ilme ve ferasete sahip olunmalıdır. 3-Ülfet eden ve merhametli olmak: Yönetmek ve iletişim kurmak için bu önemli bir ahlâktır. 4-Lütuf sahibi olmak: Lider ve yöneticilerin lütuf sahibi ve sürekli olarak etrafındakilere karşı yardımcı olmaları gerekir. Allah lütuf sahibidir ve lütfedenleri sever. 5-Cesaretli olmak: Lider ve yöneticilerin cesaretli olmaları önemlidir. Cesaretin en üst noktası, her şart altında hakkı savunabilmektir. 6-Doğruluk: Doğruluk sıfatı, lider ve yöneticilere karşı güven duyulmasını artırır. 7-Tevazu: Lider ve yöneticiler kendilerini başkalarından üstün tutma gibi bir durumdan sürekli kaçınarak her an tevazu içinde olmalıdır. 8-Öfkelenmemek: Öfke zararlı bir şeydir. Öfkeyle kalkan zararla oturur. 9-Ahde vefa göstermek: Ahde vefa gösteren bir lider ve yönetici için çalışma ve yardımlaşma ortamı kendiliğinden gelişmiş olur. 10-Sabırlı olmak: Çile ve zorluklar bir mücadelenin en belirgin özelliğidir. Sabır, mücadelede en büyük silahtır. 11-İffet ve izzet sahibi olmak: Hakkı üstün tutan bir lider ve yöneticinin, iffet ve izzet sahibi olması örneklik açısından önemlidir. 12-Takva sahibi olmak: Lider ve yöneticiler, her türlü ilişkilerinde Allah’ın rızasına göre hareket ederlerse başarılı olurlar. 13-Adil olmak: Adalet toparlar, adaletsizlik kırar ve dağıtır. 14-Nefsini övmemek: Elde edilen başarıları kendinden değil, Allah’tan bilmektir. 15-Allah’ın ölçülerini muhafaza etmek: Allah’ın ölçülerini muhafaza etmek, lider ve yöneticinin temel görevidir. Allah’ın helal ve haramlarına itibar edilmelidir. 16-Dedikodu ile iş görmemek: Liderler ve yöneticiler, dedikodu ve yalan haber ile iş görmezler. 17-Allah’a güvenmek: Büyük bir azim, cesaret ve hikmetle olayların üstesinden gelmek için Allah’a sığınmak ve güçlü bir imana sahip olmak gerekir. 18-Mutedil olmak: Lider ve yöneticilerin, her önemli işin altından başarıyla kalkabilmesi için her türlü ifrat ve tefritten uzak, mutedil bir yol takip etmesi gerekir. 19-Hak’ta sabit olmak: Mücadele çetindir. Zorluklar karşısında hiçbir zaman Hak’tan en ufak bir taviz vermemeli ve asla bir takım tevil yollu sapmalara başvurulmamalıdır. 20-Ümitsiz olmamak: Karamsarlık ve ümitsizlik müminlerin sıfatlarından değildir. Çünkü şartlar ne kadar zor ve ne kadar ağır olursa olsun inananlar yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şeyin kendisini aciz bırakmayacağı Allah›tan yardım istemektedirler. Kim Allah’a güvenirse Allah ona yeter.
GENEL AHLÂK
Hayâ duygusu, iyilikseverlik, akrabaları ziyaret etmek, başkalarına yardım etmek, yetimlere ve yoksullara ikramda bulunmak, Müslüman kardeşinin sırrını muhafaza etmek, güzel sözlü ve güler yüzlü olmak, ağır başlı ve vakarlı olmak, kalbi yönden arınarak Allah’a çok yakın olmak, Allah ve Resulünün hükümlerine tam manasıyla teslim olmak... Buna göre, Müslüman bir lider ve yönetici, Avrupa Birliği’ni muteber bir medeniyet ve zihniyet olarak kabul etmez. Faizci kapitalizmi muteber bir düzen olarak görüp yürütmez. Kur’an eğitimi yerine materyalist eğitimi benimsemez. İnkârcı Siyonistleri, müşrik Hıristiyan Batı’yı, işbirlikçi münafıkları sırdaş edinip, onların yanında izzet ve şeref aramaz. Şuurlu bir Müslümanlık, kurtuluştur. Selam hidayete tabi olanlara…