Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye Sermaye Piyasaları Komitesi’nde yaptığı konuşmada bir gerçeği itiraf ediyor. Diyor ki: “Enflasyonda maalesef istediğimiz seviyede değiliz.”
Niye böyle?
Niye istenilen seviye bir türlü yakalanamıyor?
Hani ekonominin kitabı yazılmıştı? Yoksa yazılan ekonominin kitabında böyle bir bölüm yok mu? Olmaz olur mu?
Var tabii!
Yazdıkları ekonominin kitabında konuyla ilgili olarak şöyle denildiğini cümle âlem biliyor:
Faiz sebep, enflasyon sonuçtur!
Evet, ekonominin kitabını yazdıklarını iddia edenler böyle diyorlar ama iş çevreleri bu yaklaşım ile ortaya çıkmış olan sorunların altından kalkmanın mümkün olmayacağı görüşünde birleşiyorlar.
Yazılan ekonominin kitabında işlenmiş olan tezler ekonomi çevrelerinde hüsnü kabul görmüyor.
“Olmaz böyle şey” denilerek sırt çevriliyor.
Ekonomi çevrelerinin iktidar sözcüleri tarafından ileri sürülen görüşlere böyle karşı çıkmalarına iktidarın cevabı gecikmiyor: Hemen, “Onların kafası bu işe basmaz” deniliyor.
İktidar çevrelerinin bu tezini haklı kılacak tek şey ileri sürmüş oldukları iddiaların ekonominin gerçekleriyle örtüşmesi!
Yani enflasyonun istedikleri seviyeye gerilemesi!
Bu başarılırsa ortaya attıkları teze doğru denilebilir.
Başarılamadığı sürece de karşı çıkanların haklılığı ortaya çıkmış olur. Yani sadece ekonominin kitabını yazmak yeterli değil.
Bir de yazılan kitaptaki görüşlerin gerçekleri yansıtması yani doğru olması gerek. Ulu orta söylemleri kitaplaştırmak elbette mümkün ama bu ileri sürülen tezlerin mutlaka haklılığı ispatlanarak yapılmalı.
“Faiz sebep, enflasyon sonuçtur” diyor ve faizi düşürdüğünüz halde enflasyon tahminlerinizi yükseltiyorsanız bir yerlerde yanlışlık var demektir.
Bize kalırsa iktidar sözcüleri ekonominin kitabını yazma yerine yazılmış mevcut ekonomi kitaplarını baştan aşağı ve büyük bir dikkatle okumalılar.
Belki o zaman böylesine vahim hatalara düşmekten kendilerini kurtarabilirler.
“Küresel enflasyon” filan denilerek sorumluluktan kurtulmanın mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.