ABD’nin çıkarı mı!

Atalarımız ne güzel söylemiş; azı karar, çoğu zarar…

Hangi işte olursa olsun aşırılığa gitmemek gerekiyor. Yemekte de öyle yaptığımız işlerde de…

Son günlerde dikkatinizi çekmiştir; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tuz ile Sağlık Bakanlığı da şekerle mücadele ediyor.

Ekmekteki tuz oranı, önce yüzde 2’den 1.5’e, şimdi de yüzde 1’e indirilecek. Toplum olarak yüzde 1’e alıştık mı belki de bu oran sıfırlanacak…

Kamuda da `tek şeker’ dönemi başlayacak. 

İnsanlar fazla şeker tüketmesin diye kıraathane, çay bahçeleri, kafe, çay ocakları gibi ticari işletmelerde ise masalardan küp şekerler kaldırılacak.

Bütün bunlar ne için yapılıyor Halk sağlığı için…

Aslında şeker ve tuz vücudun olmazsa olmazı…

Her ikisi de hava ve su gibi yaşamsal…

Tuzun ana maddesi olan sodyum, vücutta sıvı dengesini sağlayarak kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynar.

Vücut enerjisini şekerli besinlerden alır…

Beslenmemizde `azı karar, çoğu zarar’ düsturuna uymadığımızda vücudumuz için bu kadar değerli olan bu iki mineral aynı zamanda sağlığımıza zararlı hale gelir.

Bundan dolayı her iki bakanlığın mücadelesi yerinde bir karar.

Ancak benim anlayamadığım tuz ve şekerin kullanımına bu kadar hassas olan bu bakanlıklar, aynı duyarlılığı nişasta bazlı şekerlerde yani NBŞ’de niye göstermiyorlar

Tuz ve şekerin azı yarar, çoğu zarar…

NBŞ’nin ise azı da zarar, çoğu da…

Bunu biz söylemiyoruz. Neredeyse her gün NBŞ’nin insan sağlığına nasıl zararlar verdiğine dair haberleri okuyoruz, duyuyoruz…   

Daha dün yayınlanan bir haberde; yapay tatlandırıcıların yani NBŞ’nin kadın ve erkeklerde kısırlığa neden olduğu belirtiliyor. Bu bilgi de bilimsel bir veriye dayanarak ortaya konuyor.

Yine bir başka haberde, yüksek früktozlu mısır şurubu (NBŞ) kullanıldığı için hazır gıdalardan kesinlikle uzak durulması isteniyor.

Buna benzer bilimsel verileri ve haberleri saymakla bitiremeyiz…

NBŞ, özellikle çocukların daha yaygın tükettiği bütün ürünlerde kullanılıyor.

Dondurma, çikolata, bisküvi, cips, kolalı içecekler, baklava… 

Artık neredeyse her türlü gıdada şeker pancarından yapılan şeker değil yapay tatlandırıcılar kullanılıyor.

NBŞ’nin özellikle çocuklar olmak üzere halk sağlığına verdiği zararlara ilişkin bunca bilimsel veri ortada iken, her gün bununla ilgili haberler yayınlanırken…

Tuz ve pancar şekerinin kullanımında halkın sağlığı ile ilgili politikalar geliştiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın NBŞ ile ilgili bir politikasını neden göremiyoruz

Önceki gün bir basın toplantısı düzenleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol’a, tuzda olduğu gibi NBŞ’nin kullanım oranlarının düşürülmesiyle ilgili de bir çalışmalarının olup olmadığını sorduk ama tatmin edici bir cevap alamadık.

Bakanlıkların NBŞ ile ilgili bu duyarsızlıkları ister istemez akıllara farklı soruları getiriyor…

Tuzun ve şeker pancarının sahibi yok, burada halk sağlığı ile ilgili politikalar geliştirmek kolay… 

Ama NBŞ’nin sahibi var…

NBŞ’nin arkasında ABD var…

`Sahibine’ bakarak politika üreteceksek o zaman `halk sağlığı’ konusunda ne kadar samimiyiz!