Siyasiler, sanatçılar, işadamları, bürokratlar, Akdeniz de Eisenhower savaş gemisini görünce yelkenleri yere indirmeyin. Yüreğinize korku kurdu girmesin.

Amerika, Irak a saldırmadan önce bazı milletvekillerini alıp Akdeniz deki gemilerini gezdirmiş, gözlerini korkutmuş, Irak ta tünelde gezinen Iraklı askerlerin türkülerini bile dinlediğini göstermişti ama aradan bu kadar zaman geçmesine, kendi ifadeleri ile üç bin kadar Amerikan askeri ölmesine rağmen öldürenleri göremiyor olduğu ortaya çıktı.

"Kendi ifadelerine göre üç bin asker" dedim. Çünkü Iraklı keskin nişancılar altı yüz küsur Amerikan askerini nokta atışıyla vurduklarını videoyla gösterirlerken, Amerikan kaynakları bu keskin nişancıların vuruğu asker sayısını otuz sekiz olarak bildiriyorlar.

Yani yirmi kat fazla ölü veriyorlar. Üç bin askerin öldürüldüğünü kabul ettiklerine göre yirmiyle çarparsak altmış bin asker olur.

"O kadar da değil" derseniz herkes Amerika nın başarısız olduğunu kabul ettiği gibi Amerikalı yöneticiler de kabul ettiler.

Demek ki o silahlara sahip olmak da yeterli değil.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı öncesinde Amerika, Altıncı Filo yu Kıbrıs açıklarına dayadı ve Yunanistan a "Arkandayım" dedi.

Türk askerinin özellikle Hava Kuvvetleri nin kararlılığını görünce dürbünlerle harbi havai fişek seyreder gibi seyretti "Arkandayım" dediği Yunan a arka çıkamadı.

Her silahın gerisinde bir bilek, her bileğin gerisinde bir yürek gerekir.

Yeryüzünde haklı olmaktan daha güçlü bir silah yoktur. Haksızlar, geçici olarak kazansalar bile kaybetmeye mahkumlar.

Sistemler, kurumlar ve kuruluşların adı ne olursa olsun, ister krallık, ister şahlık, ister padişahlık, ister demokratik, ister vakıf, ister birlik, her ne olursa olsun yöneten insandır.

İnsan da can, kan ve nefis taşımaktadır. Dünyanın bütün ordularına hükmettiği halde tatmin olmayan, ülkesinin en güzel kızlarına sahip olduğu halde ekranda gözyaşı döken, dünyada dolaşan dolarlara yön verdiği halde gönlüne yön veremeyen insanların gönlünü tatmin edecek şey sizin elinizdedir. "İyi bilin ki kalpler Allah ın zikriyle/Kur anıyla tatmin olur." (Ra d 28)

Roma nın güçlü orduları ve kralları, Hz. İsa aleyhisselam ın elçilerine teslim olmuşlardı.

Roma ve Bizans ın karşısında yıllarca direnen İran kisralarının adamları toplu halde İslam a girince o güne kadar doğu ekonomi ve siyasetine yön veren güç, Müslümanların eline geçivermiştir.

İslam aleminde taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan Cengiz in torunlarından Müslüman olmayan kalmamıştır.

1960 yılından beri Avrupa ya işçi olarak giden milyonlarca insanımızın çoğunluğu ilkokul mezunu veya değildi. Avrupalı sosyologlar, psikologlar ve siyasiler bu kültürsüz insanları işlerinde çalıştırırken kendi içlerinde asimile edeceklerine inanıyorlardı.

Aradan yıllar geçti, bir tane Müslüman ın Hırıstiyan olmadığını gördüler. Buna karşılık on binlerce Avrupalı nın Müslüman olduğunu, "Müslüman Almanlar", "Müslüman Fransızlar", "Müslüman Hollandalılar" dernekleri kurduğunu ve her geçen gün Müslüman olanların sayısının arttığını gördüler.

Yaşar Doğu nun yetiştirdiği güreşçilerimizden biri otuz senedir Almanya da. Türkiye ye geldiğinde "Ne yapıyorsunuz " dedim. "Eskiden Almanların sırtlarını yere getirmeye çalışıyorduk, şimdi alınlarını secdeye getirmeye çalışıyoruz" dedi.

Avrupa ya para kazanmak için gidenlerimiz, parayı kazanınca Avrupa nın bağrında dört bin cami açtı. Buradaki mankurtlarımız batı hukukunu, batının ateist değerlerini, tercüme etmeye, yüz kişilik dinleyici salonlarında çağdaşlık üzerine nutuk atmaya devam etsinler. Belki bunlar da batının gözünü boyamada ve hedef şaşırtmada iyi hizmet ediyorlardır. Kim bilir belki de bilinçli bir harekettir. Bu kadar iyimserliği benim saflığıma veriniz.