Mevcut durumda piyasalarda herhangi bir kırılma yaşanmadığını ve yatay bir seyrin hakim olduğunu belirten Memiş, bu durumun petrol için de geçerli olduğunu aktardı. Altın fiyatlarında ons başına 4 bin 500 dolar seviyesinin son derece kritik bir eşik olduğuna dikkat çekildi. Kısa vadeli tahminlerde 4 bin 650 dolar direncinin izleneceği ifade edilirken, 4 bin 500 doların altındaki rakamların ise pozisyon artırmak için bir alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Yıl sonu projeksiyonları ve düşüş senaryolarına karşı argümanlar

Açıklanan son raporlarda bazı aracı kurumların altın için 4 bin 400 dolar, bazılarının ise 10 bin dolar sınırını telaffuz ettiği görülüyor. Küresel çapta düşüş beklentisi içeren senaryolara mesafeli yaklaştığını ifade eden analist, yıl sonu için 5 bin 880 ile 6 bin dolar aralığındaki hedefini koruduğunu belirtti. Bu duruma gerekçe olarak ise küresel enflasyonist ortam, merkez bankalarının altın toplama eğilimleri ve borsa yatırım fonlarındaki (ETF) hareketlilik gösterildi. 2026 yılı genelinde fiyatların aşağıda 3 bin 880 dolar, yukarıda ise 5 bin 880 dolar bandında oyalanabileceği tahmin ediliyor.

Trump'ın söylemleri ve Fed'in yeni yönetimine dair beklentiler

Mevcut konjonktürde teknik analizlerin ve mantıksal çıkarımların tam anlamıyla çalışmadığı bir dönemden geçildiği kaydedildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarının piyasaların normalleşmesi adına kilit rol oynayacağını ifade eden Memiş, bilerek ve isteyerek sürdürülen bir manipülasyon ortamının varlığına işaret etti. Yatırımcıların yeni Fed Başkanı'ndan gelecek ilk faiz kararını beklediği süreçte, fiyatların 4 bin 400 ile 4 bin 800 dolar aralığında sıkışabileceği öngörülüyor. Öte yandan, altının ons fiyatı bu yıl yüzde 4,4 oranında yükselirken, son bir yıllık süreçteki değer kazancı yüzde 36'yı aşmış durumda. Kıymetli metal, 29 Ocak tarihinde 5 bin 598 doları görerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

Kaynak: Haber Merkezi