Hak-Batıl savaşı; ta Hz. Adem’in yaratılışı ve cennete koyuluşu ile başlayan; kıyamete değin sürecek olan savaşın genel adıdır.

Hak; her şart altında doğruluğu değişmeyen gerçektir. Batıl da her şart altında yanlışlığı değişmeyenin adıdır. İblis’in bir anlık kibri, kendisinin mertebe kaybetmesine ve sonsuz cezaya çarptırılmasına sebep olmuştur. Oysa bir rivayete göre meleklere hocalık yapacak derecede ilim sahibi idi Şeytan. İlmi vardı ama ihlasının olmaması onu gurur ve kibre kaptırdı. İhlassız ilmin makbul olmayacağının en bariz delili oldu bu sayede.

Allah-u Teala doğruyu bulmalarında rehber olsun diye her kavme peygamber gönderdi. Bu peygamberlerin görevi Hakkın batıl karşısında galebe çalmasında mücadelenin nasıl yapılacağını halklarına öğretmekti. Hep mücadele insanı oldu peygamberler. Verilen vazifelerini layıkıyla yapabilmek için şartlara, güçlülere karşı sürekli mücadele ettiler. Kimisine iman eden bile olmadı gönderildiği kavmin fertlerinden. Kimisinin ailesi, hanımı, çocuğu dahi inanmadı kendisine. Kimisinin mücadelesi yüz yıllar geçse de hâlâ yâd edilmekte hayranlıkla. Kimi ateşe atıldı, kimi suya, kimi saklandığı ağaç kovuğunda testere ile ikiye bölündü, kimi sürgün edildi yurdundan. Hepsi çile dolu bir ömür yaşadılar. Fakat her ne olursa olsun savundukları davanın yılmaz savunucusu ve tebliğcisi oldular. Dava kutsaldı, tıpkı vazifeleri gibi.

Zaman zaman Hak galip geldi yeryüzüne Hz. Süleyman, Hz. Zülkarneyn devrinde olduğu gibi. Hak bir güneş gibi ışık saçtı yeryüzüne. Nemrud ve Bahtunnasr devirlerinde ise batıl tüm yeryüzüne hâkim oluvermişti. Karanlık kaplamıştı o zamanlar yeryüzünü. Son peygamber Hz. Muhammed (sav.) ile birlikte bir kez daha zulmün karşısına çıkıyordu Hak savunucuları. Kıyamete değin başlayan süreç de bu sayede şekillenmeye başlıyordu.

Hakkı savunmak zordur. Zira batıl elindeki dünyevi güçlerle zihinleri bulandırmakta, nefse hoş gelecek ne varsa ayaklar altına sermekte. Yeri geldiğinde doğruya en yakın yanlışı bile sunmaktan çekinmemekte. Doğru zannedilen nice yanlışı altın kapta sunarken, kireçli su içirmekte süt niyetine insanımıza zalimler. Direnenleri ise toplumdan dışlamakta, yok saymakta, hakir görmekte zalim, işbirlikçileri sayesinde. Yenilmişlik psikolojisi ile Hak savunucularına üstünlük kurmaya çalışmakta, var güçleriyle Hakkı savunmak isteyenleri tam anlamıyla bitirmek için acımasızca taktikler geliştirmekte. Ellerini ayaklarını bağladıkları Hak savunucularına karşı kendi elleri ayakları bağlıymışçasına gürültü yapmaktalar. Bunun da yetmediğini anladıklarında geçmişte sevilen Hak savunucularına dünyevi menfaatler karşılığında saf değiştirterek ya da işbirliği yaptırarak insanların algı ve inançlarıyla oynayıp muratlarına ermek istemekteler.

Zordur Hakkın yanında olmak. Pek çok mihnete katlanmak, gücü tükeninceye, son nefese kadar mücadele etmek gerekir. Yılmadan doğru bildiğini anlatmak ve bir yandan da savunduğu davanın gereğince yaşamak zorundadırlar. Kınayanın kınamasına aldırmadan insanların karşısına çıkmak gerçekten cesaret ister. Ve dava erinin yüreğinde, yapacağı işlerde bu cesaretin emarelerini görmek gerekir. Onların peşinden koşan ne medyaları, ne şaklabanları vardır. İşlerini kolaylaştıracak global güçleri de yoktur belki ama bir insanı kurtarmanın insanlığı kurtarmak olduğunun bilincinde hareket etmelerini emreden bir inançları vardır. Onlar kendileri için değil insanlık için mücadele ederler. Bir kişinin bile batılın safında olmasına gönülleri rıza göstermez. Ve Hakkın galip gelmesi için lazım olan dirayeti ve feraseti onların gözlerinde, yüreklerinde görür, hissedersiniz. Onlar hep hasbi olmuşlardır hesap insanı değillerdir. Yüzdelik dilimlerle uğraşmamışlardır tüm insanlığı kurtarmak için hep bütüne talip olmuşlardır. Onlar seferle emr olunduklarının bilincinde olup zaferin kendilerine ait olmadığını çok iyi bilmektedirler. Yine onlar bilirler ki zafer inananlarındır ve zafer yakındır…

Minik bir tebessüm

Sigorta

Dursun Temel’i çok sevinçli görünce dayanamaz:

-Ne oldi Temel çok sevinçlisun Diye sorar. Temel:

-Dursun, arabayi sigorta yapturdum bir gün sonra araba kaza yapti.

-eee

-Evi sigorta yapturdum bir gün sonra evum yandi.

-Ula her şeyun gitmiş daha niye sevineysun.

-He he he… Bugün de Fadime’yi sigorta etturdum…

İlgilisine Notlar:

•“İnsanlar günahları ile övünüp, sevapları ile alay ediyorlarsa; şeytan yüreklerinde tavaf ediyor demektir” Mevlana

•Ağzıyla kuş tutsa da sevmediğim insanlar var benim. Bir de canıma okusa da sevmekten vazgeçmediklerim.

•“Dünya kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir” Albert Einstein

•Hava soğuduğunda değil yüreğiniz soğuduğunda kış gelmiştir.

•Yürekten hissedenler mesafe nedir bilmezler.

•“Yeryüzünde yaşayan 6 milyar insanın huzuru, barışı, saadeti batının eline ve insafına bırakılamaz.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan