Milyonlarca mümini hac heyecanı sardı. Yüz milyonlarca mümin de “haccın kendilerine de nasip olması için” dua ediyor. Rabbim haccı can-u gönülden isteyen herkese nasip eylesin. Hac, zengin sayılan müminler için farz bir ibadettir. Gerek farz ibadetini yerine getirenler,  gerekse “yol bulup da” o mukaddes beldelere gidenler içinse hac; unutulması mümkün olmayan güzellikler manzumesidir. Hac, bir hadis-i şerifte buyrulduğu üzere “meşakkatli” bir ibadettir. Ancak alınacak basit tedbirlerle ve kararlarla bu meşakkat asgariye indirilebilir. Mesela havaalanından otellere intikal süresinin kısaltılması, 9 günlük mantık dışı servis yasağının kaldırılıp, hac boyunca servis uygulamasının devam ettirilmesi gibi…

24 Temmuz 2014 tarihli gazetemizde yer alan bir haberi okuyunca sevindim. “Mekke’nin Yolu” uygulaması ile hacı adaylarının Mekke ve Medine’de havaalanına indikten sonra 2-3 dakika içerisinde otobüslerine binmeleri sağlanacakmış. Bu projeye göre, hacı adaylarının tüm pasaport işlemleri kendi ülkelerindeki havalimanlarında tamamlanacakmış. Bu uygulamadan bu sene yalnızca Malezya ve Endonezya faydalanacak, önümüzdeki seneden itibaren diğer ülkeler de bu uygulamaya dâhil edilecekmiş. Bu son derece güzel bir uygulama. Ülkemizin de bu yıl dâhil edilmesini isterdim. Gidenler bu haberin güzelliğini bilir. Biz geçen sene havaalanına intikal etikten 8 saat sonra otelimize ulaşabilmiştik. 12-14 saatte ulaşanlar da vardı. Bu uygulama yaygınlaştığı takdirde hacı adayları 1-1,5 saat sonra otellerinde olabilecekler. Yolda durdurulup zemzem ve ikram veriliyor. O ikramlar da hacı adaylarına indiklerinde verilse vakit kaybı olmaz. Gelişte zemzem ve kumanya, dönüşte Kur’an-ı Kerim… Güzel ikram…

Bu basit uygulama ile hac yolculuğunun kolaylaştırılması gibi aynı şekilde bir kararla şu manasız 9 günlük servis yasağı kaldırılabilir. Ben hac notlarında yazmıştım, hülasa ederek tekrar yazayım: Hacca ve umreye gidenler bilir. Otelleri yürüme mesafesinde olmayanlar servisten yararlanırlar. Bu servisler 10-15 dakikada bir otellerin önünden geçer ve Harem-i Şerif’te belli bölgede durur. Otobüslerin önünde bölgelere göre numaralar yazılıdır. Bu servisler ücretsizdir. Daha doğrusu onların ücretini şirketler vermektedir. Yani hac için alınan ücrete dâhildir. Yıllardan beri -ben ilk gittiğim 1990 senesinde de öyleydi- şöyle tuhaf bir uygulama var. Arefe gününden önce başlayarak 9 gün boyunca bu servisler kaldırılıyor. Herkes kendi imkânlarıyla Harem’e gitmeye çalışıyor. Bu uygulamanın gerekçesi olarak da Mekkeli taksicilerin ve vasıta sahiplerinin para kazanmasına imkân sağlamak gösteriliyor. İyi de ortaya korkunç rakamlar çıkıyor. Mesela servisler çalıştığı zaman kişi başına 2 riyal öderken bu defa kişi başı 200 riyal isteniyor. Yani tam yüz misli. Bu rakam, yasak günlerinin sonlarına doğru 50 riyale düşse de yine büyük bir rakam. Biz gazeteciler grubu olarak ekseriyetle bu uygulamayı fiilen reddetmiştik. Ne yaptık? Harem-i Şerif’e ekseriyetle yürüyerek gidip geldik. Haa insaflı olanlara rast gelirsek kişi başı 20 riyal verip döndüğümüz de oldu. Bizim ekip (Adem Şahin, Hüseyin Kömür, Hasan Özdemir, Fatih Yüksel) sohbet ede ede gidip döndüğümüzden yolun meşakkatini hissetmiyorduk. Yalnız bir defasında Hasan Bey’in komik bir pazarlığına şahit olduk. Harem’den dönüyorduk. Bizim otel gözüktü (Dâr Hâdi). Caddenin karşısı. Yani arada 10-15 metre var. Ancak otelin giriş kapısına ulaşmak için 150 metre yürümek lazım. Hasan Bey’in pili öylesine tükenmiş ki o mesafe için bir taksiciyle pazarlık yapıyor. 50 riyalden aşağı inmeyince de Hasan Bey vazgeçiyor.

Haydi genç olanlar, sağlığı müsait olanlar yürüdü diyelim. Ya yaşlılar, ayaklarından rahatsız olanlar, sağlığı elverişli olmayanlar ne yapacak? “Taksi tutsun” diyeceksiniz. Günde iki defa gidip gelse en az kişi başı 200 riyal. Bu da bütçeye ciddi bir yük demek. En iyisi, şu çok saçma servis yasağının kaldırılması ve bütün günlerde servisin çalışması… Arafat, Müzdelife ve Mina’ya tramvay veya metrobüs ile ulaşımın sağlanması ise bir başka güzellik ve kolaylık olur. Yeter ki istenilsin… Çobanın gönlü olunca tekeden süt çıkarırmış. Rabbim, hacıların işlerini kolaylaştıranların işlerini kolaylaştırsın.(Âmin)