Otobüsteyim, bir hanım yanındaki erkek çocuğun sırtından çekerek, oturması için onu ikna etmeye çalışıyor. Sabahın erken saati, otobüs hınca hınç dolu. Ön tarafta yaşlı bir hanım otobüsün duvarına yaslanmış titriyor. Yolculardan biri, annenin müdahalesine aldırmadan, çocuğa dönüyor “şu teyzeye yer vermelisin, bak hasta” diyor. Çocuk kalkmak için hamle yaptığında anne hemen sırtından yapışıyor ve “hayır oturacaksın” diyerek çocuğu baskı altına alıyor. Bir adam “ayakta yolcu varken, çocuğu oturtamazsın, bak teyze hasta diye çıkışıyorlar. Fakat kadın aldırmıyor, on yaşlarında gösteren erkek çocuğun sırtından tutuyor ve baskı altına alıyor.

Bu tatsız olayın ardından otobüste bir tartışma başlıyor. Kimileri “zamane çocukları, büyüğünü küçüğünü bilmiyor, saygılı değiller” diye şikayet ediyor, kimileri, suç annede çocuk kalkıp yer verecekti ama anne engel oldu diyor, kimileri ise, çocuğun masum olduğunu söylüyor ve anneye yükleniyorlar. Kadın ise umursamaz bir tavır ile çocuğun sırtından tutuyor ve kalkmaması için işaret ediyor. Anne ile vicdanı arasında kalan çocuk ne yapacağını bilemiyor, başını önüne eğmiş öylece duruyor. Tam da o sırada, ayakta güçlükle durabilen bir genç “hanımefendi çocuğun iyilik yapmasına engel oldunuz, peki ileride size de aynı şekilde davranırsa ne yapacaksınız,, başkalarına iyiliği dokunmayan birinin anasına babasına da faydası olmaz. Bekleyin, yaşlılığınızı huzur evinde geçireceksiniz…” diye çıkışıyor. Genç kızın bu çıkışını destekleyen yolcular “sağ ol kardeşim, kalbimizden geçeni dillendirdin” diyor kendi aralarında konuşuyorlar.

Olayın bu kadar büyüyeceğini tahmin etmeyen kadın, baskılardan rahatsız olup, oğluna dönüşüyor ve “hadi kalk da otursunlar bari” diyor. Uzunca bir tartışmanın ardından yaşlı kadın nihayet oturuyor. Fakat annenin engeline takılan çocuk utancından başını kaldıramıyor, dışlanmış bir suçlu gibi öylece kalıyor. Yaşlı kadın ise olup bitenlere kulak tıkayıp sağ ol çocuğum ayakta duracak halde değildim, İnşallah yaşlandığında sana da yer verenler olur diye dua ediyor. Bu temenniler çocuğun mahcubiyetini bir kat daha arttırıyor ve anneye öfkeli bir şekilde yan yan bakıyor. Fakat annenin kalbi o kadar taşlaşmış ki kimseye aldırdığı yok. Sanki koca dünya boşaltılmış da sadece kendisi varmış gibi davranıyor. Anne aslında kendini cezalandırıyordu fakat farkında değildi.