Medyada Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yedi makam odası olduğunu gördüğümüz anda kendi kendimize, “Abartmışlar bu kadar da olmaz haber mutlaka yalanlanır” dedik.

O gün bugün “yalanlama” bekliyoruz.

Yani, “Böyle bir haberin gerçeklerle uzaktan yakından alakası yok” denilmesini bekliyoruz.

Ama açıklama beklediğimiz isimlerden çıt çıkmıyor.

Sanki suskunlukları ile haberi veren medyayı onaylar gibi bir tavır içindeler.

Bu suskunluğu anlamakta güçlük çektiğimizi ifade etmeliyiz.

Hiç olmazsa saman ithalinde yaptıkları gibi, “Paramız var ki yedi makam odası döşedik” deseler bari!

Bunu bile yapmadılar!

Belki de “itibarda tasarruf olmaz” ilkesinden yola çıkarak böyle makam odaları döşetmişlerdir.

Evet, bir zamanlar “yüksek enflasyonu, yüksek faizi, kötü yönetimi ve milletin kaynaklarını heba etmeyi vatanı satmakla” eş tutan anlayışın yerinde şimdi yeller esiyor!

Dün vatanı satmakla eş tuttukları şeylerin hepsi şimdi bir türlü aşamadıkları sorunlar olarak önlerinde duruyor.

Yüksek enflasyon ve yüksek faiz konusunda kendilerini belki mazur gösterebilirler ama “kötü yönetim” ve “milletin kaynaklarını heba etme” konusunda ne diyebilirler ki?

Mesela uçuş garantili olarak yaptırdıkları havaalanlarını millete nasıl anlatacaklar?

Zafer Havaalanı nasıl milletin kaynakları heba etmekse Balıkesir Havaalanı da kaynak israfından başka bir şey değil!

Havaalanlarının yapımına karşı mıyız?

Asla böyle bir şey söz konusu olamaz.

Bizim karşı olduğumuz kaynakların yerli yerinde harcanmamış olmasınadır.

Şayet Afyon’daki Zafer Havaalanı ile Balıkesir Havaalanı uçakların sürekli inip kalktıkları havaalanları olsalar en ufacık itirazımız olmaz.

Bizim itirazımız milyarların harcanıp sonra ortaya çıkan eserlerin(!) bir işe yaramamasınadır. Yaşadıklarımıza bakınca kötü bir yönetim ile yönetildiğimizi düşünüyoruz.

Sahi iyi yönetilsek yedi makam odası döşetilebilir mi?