Mesleğimiz gereği işimiz ağırlıklı olarak okuyucularımızı ve toplumu güncelden haberdar etmektir. Bu yönüyle güncel önemlidir. İçinde yaşadığımız toplumu ve dünyadaki gelişmeleri bilmek gereklidir. ‘Ülkemde ve çevremde cereyan eden olaylar beni ilgilendirmez’ demek mümkün değildir. Böyle diyen ve düşünenler var ise onlar sadece kişisel ihtiyaçlarının peşine düşmüşler demektir.

Ancak, güncelde kaybolmak da ülkemiz ve dünya gerçeğini bilmemek, görmemek, hatta görmek istemeyiş anlamına gelir ki böyle bir anlayış sürülüğü kabul etmek anlamına gelir. Günceli takip edeceğiz ama güncelde kaybolmayacağız. Çünkü, genellikle gerek içeride gerek dünya üzerinde bazı merkezler kendilerine göre gündem oluşturarak insanlığı bu sahte gündem içinde boğmaya çalışırlar.

Özellikle de iletişim çağı olarak nitelendirilen günümüzde medya yoluyla insanlık şartlandırılmakta, hakim güçlerin oyuncağı haline getirilebilmektedir.

Bu bakımdan sadece bizlere sunulan ve gösterilenlerle yetinecek, onları kesin doğrular olarak algılamak bir gafletin ve sorumsuzluğun ifadesidir. Dünya üzerinde, özellikle de çevremizde cereyan eden olayların bir görünen ve gösterilen boyutu,birde görünmeyen, gizlenen boyutu vardır. Çoğu zaman olayların görünen boyutu ile görünmeyen farklılık arz eder.

Küresel güçlerin; Gizli Dünya Devleti ve İlluminatı Çetesi’nin olaylar üzerindeki etkisi ve belirleyiciliğinin sınırları tespit edilmeden yaşananları doğru değerlendirmek, özellikle de ülkemizin çıkarlarını korumak çoğu zaman mümkün olmaz. Ülkemizin çıkarlarını korumak adına kürsel güçlerin çıkarlarına hizmet etmiş oluruz ki, çoğu zaman bunun farkında bile olunamaz. Bu noktada gazetemizin vereceği Gizli Dünya Devleti kitabının önemini tekraren vurgulamak istiyorum. Eğer ‘Güncelin içinde kaybolmamak, olayların görüneni ile yetinmeyip perde arkasını görebilmek istiyoruz’ diyorsak bu kitabın mutlaka okunması gerekiyor.

Suriye’de yaşananlar güncel olayların bir parçasını oluşturuyor. Zaman zaman gerek egemenliğimizi korumak, gerek saldırıları önlemek için çatışma noktasına geliniyor. Olayların bu yönü işin görünen kısmını oluşturuyor. Ancak, olayların birde perde arkası var. İşin Amerika boyut ve bu ülkedeki Siyonist lobinin hakimiyeti söz konusu. Bu boyutu görmeden Suriye’de yaşananları doğru okumak mümkün olmaz. Bu noktada Misak Dergisi’nin son sayısında Hüsnü Aktaş imzası ile yayınlanan yazıdan kısa bir alıntı aktarmak istiyorum.

Hüsnü Aktaş, “İslam düşmanlığı, Medeniyetler Savaşı ve Üçüncü Dalga Teorisi” başlıklı yazısının bir bölümünde, Amerika’da yönetimi ele geçiren Siyonist Musevi lobisi ile İlluminati çetesinin ittifakının yeni bir dünya savaşını ön plana çıkardığını belirterek Texe Marrs’ın “Îlluminati/Entrika Çemberi” isimli eserinde süper zengin olan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan on hanedanın kurduğu gizli İlluminati çetesinin, “Dünyayı ele geçirme ve kristal krallığı kurmaya hazırlandıklarını belgelelere izah ettiğini hatırlatıyor.

Bu çetenin hedef ve çalışma şekli konusunda şu görüşleri ortaya koyuyor:

“İlluminatı çetesinin dünya çapındaki televizyon, radyo, gazete, dergi, elektronik haberleşme ve bilgisayar aracılığıyla projelerini uygulamaya koymuşlardır”.

Aktaş’ın, Prof. Jose Arguelles’ten yaptığı alıntıda dikkat çekiciydir:

“1997-2002 arasındaki beş yıllık süre yeniden üreme dönemidir. 2002’den itibaren gündeme girecek olan kaos ortamı, yeni dünya düzenini hazırlayacaktır. 2007-2012 yılları arasındaki dönem ise, Başkenti Kudüs olan, kristal krallığı’nın kuruluşuna vesile olacaktır”

Bu alıntının arkasından Aktaş şu hususlara dikkat çekiyor:

“Bu hedefin George W.Bush yönetimi tarafından ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ adı altında hayata geçirilmeye çalışıldığı malumdur.

İslam topraklarında işlenen cinayetleri, sadece ABD’yi kontrolü altına alan şeytani güçlerin ihtiraslarıyla açıklamak elbette doğru değildir. Modernizme iman eden, adaleti hafife alan ve İslam fıkhını tahkir eden devlet adamları bütün Müslümanlara ihanet etmişlerdir.”

Küresel güçlerin planları İslam dünyasında yürüyorsa bu ülkelerde hırsları uğruna bu güçlerin emrine girmiş olanları unutmamak gerekiyor. Bunun içinde güncelde kaybolmamak,gösterilen ile yetinmemek gerekiyor.