İnsanlığın yükselişidir Miraç.
Rasulullah ın şahsında bütün beşerin yükselmesidir.
Dünyevi duygulardan arınıp arşa yelken açmadır.
Rahman ın sevdiğine Burak adlı biniti yollayıp yanına
yoldaş olarak Cebrail meleği katıp Mekke den Kudüs e aldırmasıdır.
İki güzel mescid arasında mekik dokumadır.
Mescid-i Haram dan Mescid-i Aksa ya yapılan İsra dır.
Gece yolculuğudur.
İsra yani gece yolculuğu ile kalmaz o büyük olay, Miraç
ile taçlanır.
O büyük ve sert kaya geceler boyu ağlar, sevgili kendisi
ile keser ilgisini dünyadan.
Son dünya kalıntısı idi ayağının altındaki o kaya, göğe
yükselmeden önce.
Sonra göklerin her bir katında belgesel bir film gibi
izlettirildi peygamberlerin ahvali, melekler ahalisi, cennet ve cehennemin
ibretli sahneleri.
Sidretü l- Müntehâ ya gelince.
Artık Cebrail melek ve Burak binitten, ayrılma zamanıdır
da. Yeni binit Refref ile yola devam edilecektir.
Rahman ile baş başa kalınacaktır.
Allah ile tek başına konuşulacaktır.
Çağlar sonraya kalacak bir miras o gece mühürlenip teslim
alınacaktır.
Allah tan gelen insanlığın tekrar ona döndürüleceğine
olan şuur, sevgilinin yüreğine nakışlanarak ümmete gönderilecektir.
Namaz gibi bir diriliş iksiri ipek bohçalara sarılıp
verilecektir.
O yüzdendir her yıl, bir öncekinden daha büyük coşku ile
anımsanması o sahnelerin, recebin 27. gecesinde.
Namaz gibi bir miraç bahşedilmiştir insanlığa.
Göğe yükselen bir merdivene tırmanmak armağan edilmiştir.
O peş peşe gelecek üç ayların bayram sevinci.
İnsan, hayatında kaç kez bu aylarla ilgili bayramda
bulunabilir ki.
Bu her birinin ayrı renk ve albenileri arasında
gezinmeleri en iyi değerlendirme mevsimi.
Tevbelerle süslenmiş bir taht uzatmaktadır Recep ülkesi.
Hasat mevsimi Şaban.
Mükâfat memleketi Ramazan.
Müminin miracı olan namaza bugün olduğu gibi o gün de
yanaşmayanlar.
Miraç mucizesini paylaşan peygamberi yalanlamalar, kabule
yanaşmayanlar, hatta İslam ı kabul etmişlerde bile sapmalar, dinden dönmeler.
İnsanlar şaşkındır, hemen Ebu Bekir e koşarlar.
Dostun dostu, söylediklerini tasdik eder: Eğer o, bunu
söylediyse şüphesiz doğrudur der. Bunun üzerine kendisine Sıddık unvanı verilir.
Sorular, şüpheler, hayretler, inanmamalar, büyücü demeler
çığ gibi büyür.
Resulullah buyurmuştur ki: Mirac getirildi ki, ben ondan
güzel bir şey görmedim. Ve o, odur ki, ölünüz can çekişme vaktinde gözlerini
ona diker. Arkadaşım, beni, onun içinde kapılardan bir kapıya ulaşıncaya kadar
çıkardı ki, ona Koruyucu melekler kapısı denir. Koruyucular kapısı, gök
koruyucularının beklediği dünya göğü kapısıdır .
Koruyucular kapısına ulaştıracak o hızlı binit insanlara
eşit olarak dağıtıldı, herkesin elinde mevcut aslında miraca çıkaran binit.
Namaz.
Namaz gibi şahika bir eylem ile gök kapıları çalınabilir
ancak.