Toplumsal düzlemde hatlar gergin, insanlar birbirlerinden hoşlanmamakta, son yüzyılımıza damga varan düşman ideolojilerden nefes alıp dost baharlara ulaşamadık henüz.

Hani bir kıvılcım bekler gibi gerilim yüklü bulutlar.

Şimşek ne zaman çakacak.

Yıldırımlar ne zaman düşecek herkesin korkusu.

Darbelerin, terörün, kardeş kavgasının, kalkışmanın, karmaşanın kodlarını üzerinde taşıyan toplum, âdeta şaşar gibi yaşamakta uzun süre geçti, başımız üzerinde sallanan kılıç elbet tatile çıkmaz hayrola demekte.

Hiçbir şey bulamadığında ekonomik terör ile gırtlağımıza sarılan emperyalistler, dövizle oynadığında; ülkenin yüreği ağzına geldi.

İğneden ipliğe her şey zamlandı.

Yeni bir seçim zamanı.

Her seçimden nedense çok korkarım, kan dökülmeden insanların burnu kanamadan atlatmak için gün sayarım.

Siyaset bilimi kürsülerinde hocalar, Allah korusun tarih bile vermekte, bir kardeş kavgası, iç savaş senaryolarını konuşmaktalar.

Allah ülkemizi, milletimizi bu uğursuz düşmanlıklardan muhafaza buyursun.

Lakin dış şeytanların hunharca sınırlarımıza terörist ve silah, mühimmat yığması da; insanımızda karamsarlığı daha fazla artırmakta.

Biz “coğrafya mahkûmları”nı bir korkudur almakta, başımıza hangi çorabı ördüklerinin telaşı hepimizde hissedilmekte. Amerika’da yaşayan bir gazetecinin orada değil de, getirilip bizim topraklarda öldürülecek kadar her koyu karanlığın içine çekilmek istenmemiz, moralleri bozmakta.

Sıradaki gelsin der gibi küstahça coğrafyamıza göz dikmiş akbabalarla ilgili her gün birkaç haber ekranlara düşmekte. “Türkiye sınırına asker yığmaya başladılar!

Pentagon, Suriye’nin güneyindeki Tenef Üssü ile Irak’taki ABD askerlerinin bir bölümünü Türkiye sınırına kaydırdı. Kobani hattına 10 günde sevk edilen asker sayısı 500’ü aştı. PKK da Türkiye’nin olası operasyonuna karşı Deyrizor ve Rakka’daki 3 bin teröristi ülkenin kuzeyine kaydırdı.

ABD önce DEAŞ’ı bahane ederek Türkiye sınırını cephaneliğe çevirdi.

Son dönem Deyrizor bölgesinde varlığı devam ettirilen DEAŞ unsurlarını bahane ederek gönderilen silah, cephane, zırhlı ve iş makinelerinin büyük bölümünü Türkiye sınırına sevk eden ABD…

ABD kirli PKK planı dâhilinde bir yandan DEAŞ’ın bölgede tutunmasını sağlarken, DEAŞ bahanesi ile sivillerin vurulmaya devam edildiği...

DEAŞ’ın Suriye’de 2 yılı aşkın süredir tutulduğu Hacin bölgesinde tiyatro sürüyor… ABD’nin PYD için DEAŞ’ı orada tuttuğu ifade edildi. Bir yetkili, “Son 10 günlük dilimde PKK sis ve fırtına bahanesi ile bölgeden çekildi. Bu tiyatro dâhilinde DEAŞ Süse ve Baguse’de yeniden kontrolü ele geçirdi.” Bu hamlelerin Suriye PKK’sına daha fazla silah sevkiyatı için sürdürüldüğü kaydedildi.

Bir başka gerilimli haber; “BAE ve S.Arabistan’dan tehlikeli adım”!

“BAE ile S. Arabistan’ın Suriye’de PKK işgalindeki bölgeye asker gönderdiği iddia edildi. Askerler ABD şemsiyesi altında konuşlandı. TSK Fırat’ın doğusunda harekâta hazırlanırken, iki ülkenin bu adımla Türkiye ve Arap ülkelerini karşı karşıya getirebileceği belirtiliyor.”

Gerilim haberleri sürmekte; “ABD’den skandal hamle! Türkiye’den gizli…” “ABD, DEAŞ’la mücadele gerekçesiyle Suriye’de ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu DSG ye 300 TIR silah ve zırhlı araç gönderdi. Ağır silahların da yer aldığı sevkiyat Türkiye’nin tepkisi nedeniyle gizlilik içinde yapıldı.

DEAŞ’la mücadele kapsamında ABD tarafından DSG’ye bugüne kadar 6 bin 700 TIR silah  ve zırhlı araç gönderirken Türkiye, yardımların derhal kesilmesini talep ediyor.”

Sınırlarımızdaki hareketlilik hiç iç açıcı değil, su uyur düşman uyumaz lakin bu uğursuz gelişmelerden halkımızın da uykusu tamamen kaçmakta.

Neyse ki son seçimlerde siyasi partiler birbirleri ile ittifak yapmakta da; siyasi fay hatları biraz kırılmakta, daha gergin ortamlar esnemekte.