Şekerle ilgili olarak İstanbul da önemli bir uluslararası

toplantı yapıldı. Dünyada şekerle ilgili gelişmeleri takip eden, raporlar

hazırlayan ve bu çalışmaları Avrupa Birliği Komisyonu na sunan Uluslararası

Şeker Örgütü nün 49 uncu toplantısı Şeker Kurumu nun ev sahipliğinde

İstanbul da gerçekleştirildi.

Şekerle ilgili bütün gelişmeler masaya yatırıldı. Sağlık

yönündeki tartışmalardan tutun üretim miktarlarına kadar geniş bir perspektifte

sunumlar yapıldı.

4 günlük programın ilk gün yapılan sunumlarına dikkat

çekmek istiyorum. Sağlık yönünden yapılan sunumlarda şeker konusu , pancar

şekeri ve nişasta bazlı şeker ayrımına girilmeden bir bütün olarak ele alındı.

Malumunuz uzun süredir Türkiye de nişasta bazlı

şekerlerin, pancar şekeri kadar doğal olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya

çalışılıyor. Uluslararası bir toplantının da bu algının bir parçası olarak

düzenlenmesi dikkatimi çekti.

Nişasta bazlı şekerler, sadece Türkiye de değil dünyada

sağlık yönünden tartışmalı bir konu olmasına rağmen, toplantıda yapılan

sunumlarda nedense bu konuya hiç yer verilmedi. Yani toplantıda şöyle bir mesaj

verildi; Nişasta bazlı şekerlerle, pancar şekeri arasında hiçbir fark yok.

Bunların hepsi doğal şeker!

Sunum yapan yabancı katılımcılar da özel olarak

seçilmiş olsalar gerek, toplantıda verilmek istenen mesajın gereği aykırı bir

ses çıkarmadılar. Yani nişasta bazlı şekerlere yönelik sağlık tartışmaları

pancar şekeri ile aklanmaya çalışıldı.

Bu konu, şekerini pancardan üreten Türkiye için büyük

önem arz ediyor. Çünkü nişasta bazlı şekerlere karşı halkın önemli bir

hassasiyeti bulunuyor. Bu hassasiyet bilindiği için nişasta bazlı şekerler de

pancar şekeriymiş gibi gösterilerek kamuoyundaki olumsuz algı kırılmaya

çalışılıyor.

Cargill başta olmak üzere birkaç tane NBŞ firmasının bu

algı operasyonuna Şeker Kurumu gibi Türkiye nin şeker piyasasını düzenlemekle

görevli önemli bir kurumunun da alet olması gerçekten düşündürücü.

Bugün her hangi bir baklavacıya, markalı veya markasız

fark etmez, aldığınız baklavada ne şekeri kullandığını sorduğunuzda size

pancardan yapılmış doğal şekeri kullandıklarını söyleyeceklerdir. Ama mutfağına

girip baksanız 25 kg lik tatlandırıcı tenekelerini göreceksiniz. Hepsi için

böyle demiyorum ama doğru söyleyen bir elin parmağını geçmeyecektir.

Mesela Ankara da tatlı firmalarının en yoğun üretim

yaptıkları İvedik Organize Sanayi Bölgesi nde, her hangi bir tatlıcıya gidin,

25 kg lik mısır şurubunun boş tenekelerinden isteyin. Kimse size atık olarak

böyle bir tenekenin bulunmadığını belirterek vermeyecektir. Ama bir de gece

yarısından sonra belediyenin çöp araçları gelmeden önce gidin bakın, çöplerin

etrafı bu tenekelerden geçilmez.

Türkiye nin şekerle ilgili asıl gerçeği bunlar. Ama

kullandığı şekeri müşterisinden saklayan baklavacılar gibi İstanbul da Şeker

Kurumu nun ev sahipliğinde yapılan uluslararası toplantıda da nişasta bazlı

şekerler, pancar şekerinin arkasına gizlendi! Aklanmaya çalışıldı!

Nişasta bazlı şekerler, pancar şekeri kadar doğal ise

neden saklanıyor

İşte bizim, şekerde efsaneleri değil asıl bu gerçeği

konuşmamız gerekiyor.