Genç nüfusu ağırlıkta olan bir toplumuz. Fakat bu

potansiyeli değerlendirme imkânına henüz sahip değiliz. Çocuklarımız sönen

yıldızlar gibi elimizden kayıp gidiyor. Bizler ise sorunların sadece tespitini

yapmakla yetiniyor fakat kalıcı bir çözüm bulamıyoruz. 

Gençler, akıl, duygu ve enerji bakımından yaşamlarının

zirvesinde yer alırlar. Fakat inişli çıkışlı yollardan geçmekte ve çoğunlukla

hisleri ile hareket etmektedirler.

Anne babalar gencin haylazlıklarına vurgu yaparak, bu

durumu meşrulaştırmaya çalışmak yerine, onun farklı özelliklerine dikkat

çekmeli ve genci olgun olmaya davet etmelidirler. Gençlerin fırtınalı bir

süreçten geçtiği doğru fakat ailenin bunu bir kronik bir sorun olarak görüp

genci kendi haline bırakmaları hatalı bir tutumdur.

Zira genç yaşamı ne kadar hareketli olursa olsun kendine

ailesine ve topluma karşı sorumluluk alabilecek kapasitede ve güçtedir.

Anne baba gencin bu yanını gündeme getirerek onu

cesaretlendirmelidirler. Gençlerin geçmişten çok geleceğe meyletmeleri aile içi

çatışmaların göbek noktasında yer almaktadır. Anne baba ne kadar geçmişe bağlı

iseler genç de bir o kadar yeniliğe ve şimdiye odaklıdır. Anne baba gençlerle

ilişkilerinde olaylara gencin gözlüğü ile bakmak zorundadırlar. Gençler güçlü

ve karizmatik kişileri taklit eder ve onlarla özdeşim kurarlar.

Anne baba daha erken yaşlarda ona doğru modeller sunmalı

ve çocuğun zihninde bir yol haritası oluşturmalıdırlar. 

Ergenlik döneminde gencin güç arayışı doğal karşılanmalı

fakat anne baba çocukları ile sohbet etmeli ve güç kavramının haktan bağımsız

olamayacağını belirtmelidirler. Gençler nasihatten hoşlanmazlar, anne babalar

ise ne kadar çok nasihat ederlerse çocuklarına o kadar faydalı olabileceklerine

inanırlar.

 Oysa en etkili

şey, gençle karşılıklı sohbet edebilmek ve onu anlayabilmektir. Anne babalar

aile içi sohbetleri arttırmalı ve genci bu ortama çekmenin yollarını

aramalıdırlar.  Çocuklar anne babanın

ellerinde şekillenen birer hamur gibidir. O yüzden bir çocuğu analiz ederken aileden bağımsız düşünmemek gerekir.

Anne babalar çocuklarıyla ilgili sorunları dile getirirken biz nerede hata

yaptık diye sormalı ve başarılı erdemli ve sorumluluk bilinci taşıyan gençler

yetiştirmenin yollarını aramalıdırlar. Aksi takdirde çocuklarını kaybetme

riskinden kurtulamazlar.