Bu ayların

süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmekte olup uzunlukları 29.5 gündür,

bundan dolayı bazı aylar 29, bazıları da 30 gün olur. Bu aylarda rü yet yani

hilali görmek, esas alındığından hangi ayın 29, hangi ayın da 30 gün olacağı

kesin olarak ancak hesap ile değil, rü yet ile tesbit edilebilir. Çünkü hilalin

seyyaletinden dolayı hareketleri tam olarak tesbit edilememektedir. Hicrî yıl

müddeti: 354 gün 36705 saniye olduğundan miladî takvime göre hicrî takvim, her

yıl onbir gün önce gelir ve hicrî yılın ayları, mevsimler içinde dolaşarak 33

yılda miladî bir yıl içindeki dönüşünü tamamlar. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle

buyurur:

Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH Teâlâ nın

kitabında, ta gökler ve yeri yarattığı günden beri oniki aydır. Onlardan dördü

haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o

haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle

nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki

ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.

Ebû Bekre (R.A.)den rivayete göre, Veda haccında okuduğu

hutbesinde:

Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH Teâlâ nın gökleri

ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır.

Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve

Muharremdir. Bir de Cemaziyel-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar in

Receb idir.   buyuran Hz.Peygamber

(S.A.V.) Efendimiz haram yani ALLAH Teâlâ katında hürmetli ayların: Zilkade,

Zilhicce, Muharrem ve Receb ayları olduğunu belirtmiştir.

Âyet-i  kerime ve

hadis-i şerifte, ALLAH Teâlâ nın kâinatta varettiği düzene göre ayların

sayısının oniki olduğu belirtilmiş, bunlardan dördünün özel hükümleri olduğu

hatırlatılıp bu düzenlemeye aykırı davrananların kendilerine yazık etmiş

olacaklarına dikkat çekilmiştir.

Haram ay ile ilgili Kur ân-ı Kerîm de daha başka dört

âyet-i kerime  bulunmaktadır. Bunlardan:

Haram ay, haram aya karşılıktır. Hürmetler,

dokunulmazlıklar karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak

kadar saldırın. ALLAH Teâlâ dan korkun ve bilin ki ALLAH Teâlâ müttakîlerle

beraberdir.    Âyet-i kerimesinde haram

ayın haram aya karşılık olduğu ifade edilmiştir.

Haram ay , savaş yapmanın yasak ve haram olduğu, diğer

bir deyişle barış dönemi olan ayları ifade eder.

Hicretin 6. yılında, Mekke Müşrikleri ile yapılan

Hudeybiye anlaşmasının ilk maddesi uyarınca yapılamayan umreyi Müslümanlar,

ertesi yılın aynı haram ayında kaza ettiler. Böylece Âyet-i kerimesindeki

ifadesiyle haram ayın karşılığı haram ay oldu; yani 6. yılın haram ayında

gerçekleşmeyen umre, 7. yılın haram ayında gerçekleşti.

Yine Âyet-i kerimesinin hükmüne göre haram aylarda savaş

yasağına uyup uymamak da karşı tarafın tutumuna bağlıydı.

Onların bu yasağı ihlâl edip Müslümanlara karşı saldırıya

geçmeleri, misliyle karşılık verme hakkını doğuracaktı. Görüldüğü gibi bu

Âyet-i kerimede de misliyle kaydı konularak, Müslümanlar aşırıya sapmama

konusunda uyarılmıştır. ALLAH Teâlâ dan korkun ve bilin ki ALLAH Teâlâ

müttakîlerle beraberdir. şeklindeki ifadeler de aynı uyarıyı pekiştirmektedir. 

Tevbe sûresi:36 Buhari,

Tefsir:156, No:4385, 4/1712; Müslim, Kasame:29, Ebu

Davud, Menasik:67

 Bakara sûresi:194