Pancar şekeri ile nişasta bazlı şekerler aynı şekermiş! İkisinin de birbirinden pek bir farkı yokmuş! Fazla tüketilirse ikisi de zararlıymış! Kararında tüketilirse NBŞ’nin bir zararı yokmuş!

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun raporundan sonra bunu da öğrenmiş olduk!

Amerikalı CARGILL, Cargill’in üyesi olduğu NÜD yani NBŞ lobisi, yıllardır zaten bunun propagandasını yapıyordu. NBŞ’ye karşı olan halka NBŞ’yi kabullendirebilmenin tek yolu; ‘NBŞ’yi normal pancar şekeri gibi gösterebilmekten’ geçtiğini bildikleri için ısrarla bunu vurguluyorlardı.

Ve sonunda kazanan NBŞ lobisi oldu. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun raporundan sonra bu NBŞ lobisi öyle bir mevzi elde etti ki, deyim yerinde ise satrançtaki veziri ele geçirdiler. Şeker piyasasında bundan sonra kendilerini daha güçlü hissedecekler. Çünkü NBŞ’nin sağlığa zararları ile ilgili kim bir şey söylerse çıkarıp ‘Bilim Kurulu’nun raporunu önüne koyacaklar.

Raporda skandal tespitler bununla da kalmıyor. Nişasta bazlı şekerlerin yüksek olan yüzde 10 kotası da resmen Bilim Kurulu tarafından koruma altına alındı!

Kimse burayı sorgulamadı. NBŞ konusunda en önde mücadele veren Yiğit Bulut bile bu konuyu es geçti.

İşin garip tarafı, yüzde 10 NBŞ kotasını koruma altına alan Bilim Kurulu’nun raporu tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın NBŞ kotasını düşüreceklerini açıkladığı bir tarihte yayınlanıyor!

Böyle bir tesadüf olabilir mi?

Hadi diyelim tesadüf! Bu yaman bir çelişki değil mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım, NBŞ kotalarını yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürüleceğini açıklıyor. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu da yayınladığı raporla yüzde 10 kotayı koruma altına alıyor!

Yani bir yerlerde bir şeyler oluyor! Şeker fabrikaları da tam da böyle bir zamanda satışa çıkarılıyor! Hükümet, şeker fabrikalarının satışının Cargill’in hazırladığı raporla bir alakasının olmadığını söylüyor. Doğrudan bir alakası olmayabilir ancak şu bir aylık sürede yaşananları üst üste koyunca insan ister istemez kaygılanıyor.

Düşünsenize…

Cargill ‘gizli saklı’ rapor hazırlayarak hükümetten şeker fabrikalarının özelleştirilmesini talep etti! Aynı bir zamanlar IMF’nin talepleri gibi!

Bu raporun ortaya çıktığı günlerde hükümet yangından mal kaçırır gibi alelacele 14 tane şeker fabrikasını satışa çıkardı.

Sağlık Bakanlığı da nişasta bazlı şekerlerin sağlığa etkilerinin araştırılması için Bilim Kurulu’nu topladı. Bilim Kurulu, net bir şekilde nişasta bazlı şekerlerin insan sağlığını ciddi anlamda olumsuz etkilediğini ve kotaların düşürülmesini talep etti. (Eğer bu rapor yayınlanmış olsaydı Cargill’e büyük bir darbe vurulacaktı.) Ancak ne gariptir bu rapor kamuoyuna yayınlanmadan Bilim Kurulu ikinci kez bir daha toplandı. Fakat ikinci toplantıdan, birincinin tam aksine bir rapor yayınlandı. NBŞ lobisi bu sefer deyim yerinde ise bayram etti!

Cumhurbaşkanı ve Başbakan, NBŞ kotalarının düşürüleceğini net bir şekilde açıkladığı günlerde de yüzde 10 NBŞ kotası Bilim Kurulu tarafından koruma altına alındı!

Görüleceği üzere yürüyen bu süreçte kazançlı çıkan hep Cargill ve NBŞ lobisi oldu.

Altın vuruşu da fabrikalar satıldıktan sonra yapacaklar!

Bunu da öngörebilmek için müneccim olmaya gerek yok.