Benim mesleğim gazetecilik... 45 senedir spor yazarım.

Ağırlıklı olarak da futbol... Ama son bir kaç yıldır futbol yazmak bana acı

veriyor. Oysa mesleğe başladığım 1968 den hani neredeyse 2000 li yıllara

gelmezden az öncesine kadar bu işi yapmaktan gurur ve mutluluk duyardım. Ama

dediğim gibi son yıllarda hicap duyuyorum, hatta bazılarının yerine de utanç

duyuyorum.

Ve ne yazık ki, 1992 de özerkliğe kavuşmuş futbolun,

siyasete bağlı kaldığı dönemlerde sanki daha iyi yönetiliyormuş gibi geliyor

bana... Çünkü o dönemlerde siyaset federasyon başkanlığına bu işin içinden

gelmiş insanları atardı. Hoş bu defaki federasyon başkanı seçimle gelmiş gibi

görünüyorsa da atanmıştan beterdir. Dahası da Türkiye nin ilk büyük kulübünü

iflas ettirmiş, Avrupa Kupaları ndan evrakta sahtecilik yapıldığı gerekçesiyle

ihraç ettirtmiştir.

Yani tablo fecidir. Hakemler böyle bir yapıda acıklı bir

durum sergilemektedirler. Yazdıkları raporlar için yalancılıkla suçlanmakta

hatta yalancı yaftası yemektedirler. Aynı hakemler, statların hakem

koridorlarında kulüp yöneticilerinin tehdidine, hatta hakaretine

uğramaktadırlar. Bu yüzden de ensesi kalın takımları koruma altına

almaktadırlar.

Cezalar tam anlamıyla komik durmaktadır. Şimdi de

erteleme çıkmıştır ki, tam sosyal yapımıza uygundur(!) Stat kapılarında

insanlar bıçaklanmaktadır. Hatta öylesine olaylar yaşanmaktadır ki, seyircisiz

maça bile müdahale edilebilmektedir. Bu yüzden de UEFA temsilcileri, Avrupalı

hakemler böyle bir olayda rapor yazarken olayı tarif etmekte zorluk

çekmektedirler.

Bir teknik menajer bir başkanı suçlamakta, bir başkan da

kulübü aracılığıyla o menajere yüklenmektedir. Süreç, menajerin kulübünün hayli

ilgi çekici ve futbolun halini ortaya süren acıklı açıklama ile devam

etmektedir.

Ve bütün bunlar olurken federasyon başkanı ve kurulları

yerli yerinde durmaktadır. Ve de en acıklısı futbol genel kurulu üyeleri

olağanüstü bir genel kurul için kıllarını bile kıpırdatmamaktadırlar. Yani

kimse darılmasın, güdülmeye, horlanmaya, ezilmeye boyun eğmektedirler. Acaba

neden Yoksa futbolumuzu özerk yasanın genel kurulu değil de başkaları mı

yönetip yönlendiriyor

Son bir uyarı... Ey kulüpler, delegelerinizi devletle işi

olmayan, dik durabilen, futbolun ruhunu bilen elemanlardan seçin! Seçin ki

ezilmeyesiniz...