Ormanın ve sonsuzluğun kalbinde yaşıyorum bugün. Hemen yanı başımda uzanıp giden bakir ormanda bol oksijen ve taze fikirler çekiyorum içime. Hangi mevsim olursa olsun her zaman aynı aşk ve heyecanla bu ormanda yürüyüşe çıkmaktan büyük zevk alırım. Duygu yamacından başlayıp upuzun bir şekilde akıp giden, vadiyi doldurup cahil çölü bitiren fikir ormanında etrafa kulak kesilip yürüyorum. Gökyüzündeki mavi büyük bulutlar dışında hareketli bir şey yok. Ortalık çok sessiz ve gizemli duruyor. Akıl değmedik fikirleri beynime dolduran orman, yakası açılmadık duyguları da kalbime gönderiyor. Ben de elime aldığım tırpanla, tüm acıları, tüm kötü duyguları, insanlığa karşı işlenmiş tüm suçları, tüm kötü niyetleri tırpanlayıp ormana gömüyorum. Orman bir sırdır; ona açılıp konuşmadıkça onu anlamak mümkün değil. Çünkü ormanının içinde her tarafta saklıdır gizemli ve de karanlık sırlar. Bir duygudan başka bir duyguya, bir düşünceden başka bir düşünceye gizli yollar vardır her zaman. Bu yollarda bazen korku ile umut yer değiştirir. Çoğu zaman da insanı büyüleyerek yeniden hayata döndürür. Ciğerleri yenileyen oksijen gibi taze fikirlerle beyni yenileyip umutla doldurur. Her bakışta yeni bir düşünce dokusu gelişir, yeni bir fikir oluşur beyinde. Beyni dolduran akıl değmedik fikirler insanın içinde bir kötülük parçasını söküp dışarıya atar. Gür ve gümrah ormanda oksijen dolu fikirleri soludukça özgünlüğü artan insan, hayatın amacını sıkı sıkıya kavrar. İçini kasvet kaplasa da; yenilenen beyin hücreleri, kalp odacıkları insanı hayata kökten bağlar. Köklerini ise sonsuza bağlar. İnsanı ormanla bütünleştirmiş olarak iyilik duygularını kabartır. Özgür insan orman gibi özgün olan insandır.
Fikir ormanında hakikat tohumları toprağa düşerse, bir gün filizlenip insana umut olur. Ormanda asıl olan sessizliktir. Gürültüye zaten rastlanmaz. Fikir ortamında hakikatler ortaya çıkmadıkça gezintiler bir anlam ifade etmez. Hakikatler toprağa atılan tohumların filizlenmesiyle ortaya çıkar. Ve sonunda büyüyüp ağaç olur meyveye durur. Fikir ormanını bazen içimde hissediyorum. Mevsim ne olursa olsun bu ormanda gezip hava almayı, içime temiz ve akıl değmedik fikirler doldurmayı çok severim. Ciğerlerime doldurduğum oksijen neyse bu fikirler de aynı şeydir. Gür ve gümrah ormanda boy atıyor yeni düşünce filizleri. Duygu yamacında beliren karanlık ormanda, gür ırmaklar akar ki tatlı ezgiler, sakinleştirici ilaç özelliğine sahip ninniler söyler insana. Karanlık olsa da ormanda korkuya asla yer yoktur. Her zaman umut vardır orada.
Karanlık ormanda insan asla yolunu kaybetmez, çünkü hangi yöne gidersen git her tarafta hep ağaçlar gibi gürlemiş aynı kardeşliği, aynı umudu, aynı sevgiyi, aynı barışı görürüsün. Hiçbir ağacın hiçbir ağaçla bir sorunu yoktur. Ormanda huzuru bozan ifsat edici insanın içine soktuğu baltadır. Kardeşliğin zirvesine ulaşmak ormanda mümkündür. Çünkü orada kin, kibir, kubur, hırs, düşmanlık, menfaat, riya ve şehvet tutkunluğu gibi kötü hasletlere rastlanmaz. Niyetini değiştirmeyip sadece huzur bulmak amacıyla kardeşliğin ve barışın yani yaratılışın peşine takılarak yürürsen yolun her zaman aydınlığa çıkar. Huzur ormanın orta yerindedir. O yüzden orman karanlık olsa da huzur dolu buldum kendimi. Balta girmemiş olsaydı ormana yeryüzünün her tarafı kardeşlik ve barış kaplamış olacaktı.
Karanlık ormanda ortalığı aydınlatan ay gökyüzüne açılan penceredir. Böylece gökyüzünün yıldızları sayısız ışıkları ile ormanın sayısız tondaki renkleri birleşir. Ortaya insanı büyülen adeta bir oksijen borik olayı ortaya çıkar ki tüm hastalıkları tedavi eder. İnsanın içinde kötülük yapmaya iten duyguları, huyları öldürür. Hatta sadece içindeki huyları değil, dışındaki huyları ve davranışları da düzeltip insanı köle olmaktan kurtarır. Orman gibi gür ve özgür bir hayata sahip olur. Böylece ormanın gizemli dünyasında saklı barış mercanlarına, özgürlük incilerine, gizli güç olan kardeşlik iksirine ulaşır. İşte insanın iç dünyası böylece hakikatler ormanından özgürlük ormanına dönüşür. Yalnızlığın ve yetim duyguların büyüttüğü acı ve hüzün ormanda insanı terk edip gider.
Gümrah ormanda akan gür ırmaklar özünü gürleştirip insanı özgürleştirir. Ah, içimdeki umudu tazeleyen orman, ne zaman göndereceksin barış ve dostluk oksijenini insanın içine.