Kış günü, sıcacık kaloriferin başında çaylarını yudumlayan dostlardan biri, “en-Narufakihetüşşita” demiş.
Ayetten, hadisten, sözden, sohbetten anlamayan işgüzarın biri, bu sözü ayet zannetmiş ve söyleyeni mahcup etmek için, “Sadakallahul azım” demiş.
Yani ayet okudun terbiyesiz ama bu cümleyi söylemedin imasında bulunmuş.
Hâlbuki bu işgüzar, o cümleyi bile doğru söylememiş.
Bilgiç geçinen bir başkası da, “Nar bizim köyde de yetişir” demiş.
Hâlbuki o sohbetçi, dışarıda otuz derecelik soğuktan gelince kaloriferin ne güzel bir nimet olduğunu anlatmak için, “Ateş, kış mevsiminin meyvesidir” anlamına gelen Arapça deyimi söylemiş.
“Kostantınıyye muhakkak fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır, onu fetheden asker ne güzel askerdir” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, Hadis no: 18189).
Bu söz, bütün kralları, şahları, padişahları, cumhurbaşkanlarını toplasanız saçının bir teline denk gelmeyecek, Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed sallahü aleyhi ve sellemin hadisidir.
Sevgili Peygamberimizin bu müjdesini duyan arkadaşlarının her biri her hayırlı işin içinde oldukları gibi bu güzel askerler içine de girmeyi arzu etmişler ve Eyüp semtine adını veren Eba Eyyüb el Ensari ve arkadaşları İstanbul önlerine kadar gelmişler ve Eba Eyyub şehit olmuş. (Allah hepsinden razı olsun.)
Hicri 857, Miladi 1453 yılına kadar ellinin üzerinde devlet başkanı, bu şerefe nail olmak için İstanbul’u fethetmek için sefer düzenlemiş.
Siz bütün insanlara ve âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberin ümmetisiniz.
Peygamberimiz Medine’deki ashabına Doğu’nun ve Batı’nın hazinelerine işaret verirken İstanbul ile Roma’ya özel işaret koymuş ve ashabının gönül ufkunu dünyaya açmıştır.
Ve yine bir gün arkadaşlarına konuşurken: “Nefsim yedi kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Fars/İran ve Roma fetholunacaktır” buyurmuş (Delailü’n Nübüvve ve Marifeti Ahvali’s Sahabe, 7/119, Hadis No: 2605).
Fatih, İstanbul’u fethederek dünyada hiçbir kimsenin ulaşamayacağı, cumhurbaşkanı, ordinaryüs, mareşal rütbeleriyle kıyaslanamayacak “Güzel komutan” unvanını aldıktan sonra Roma’ya sefer sırasında vefat ettiğini tarihçilerimiz söylüyor.
Fars/İran İmparatorluğu, Hazreti Ömer zamanında Sa’d bin Ebi Vakkas komutasında fethedilmiş.
Kostantıniyye ise Fatih Sultan Muhammed Han tarafından fethedilmiş.
Fatih, İstanbul’u fethedince Farsça:
“Bum nevbet mi-zenedber-tarem-i Efrasiyab
Perdedart mi-koned der-kasr-i Kayser ankebut”
Yani, “Efrasiyab adlı Fasr hükümdarının sarayının kubbesinde baykuşlar nöbet tutuyor.
Rum İmparatoru Kayser’in kapısında örümcekler perdedarlık yapıyor” deyivermiş.
Not: Anadolu Gençlik Derneği, İstanbul’un fethini Kocaeli’de stadyumda 31 Mayıs Cumartesi günü kutlayacaktır.
Aynı gün sabah namazını da Ayasofya Camii önünde kılacaklarını ilan etmişlerdir. Duyurulur.