KAÇ aydır yazıp söylüyorum; benim şampiyonluk adayım
Fenerbahçe dir diye... Bu sütunları takip edenlerden bazıları başka takımlar
liderlik koltuğuna oturduğunda benim bu görüşümü sorguluyorlar ama ben asla
vazgeçmiyorum. Bu defa da dört puan farkla gelen diğer adaydı, bu da doksan
falan gitti. Buraya kadar maçla ilgili. Ama şimdi özel bir paragraf açacağım.
Sen Fırat Aydınus; iyi ki göğsündeki FİFA kokartını söküp
almışlar. Yoksa Cüneyt i, de Hüseyin i de ve diğer meslektaşlarını da
yaralayacaktın. Arkadaş; bir futbolcu öyle veya böyle sahaya hakemden izin
almadan terk edebilir mi Sakatlansa bile senden izin almak zorunda değil mi
Üstüne üstlük sahayı terk ederken de formasını çıkartıp sallayıp duruyor. Hadi
diyelim ki gol sevinci dışında formanın her çıkartılışına kart olmaz ama bu
defa ki bambaşka be arkadaş... Sen ise, bir faul tartışmasının içinde kalıp,
çaktırmadan görmedim dümenine yatıyorsun. Oysa stat ayağa kalkmış, kulakların
da mı sağır ki, ne oluyor diye etrafına bakmıyorsun Beş adet yardımcına da
danışmadan konuşmayın emrini vermişsin. Oh ne güzel! Bak Fırat kardeşim, ben de
seni Fenerbahçe-Galatasaray derbisine aday göstermiştim. Meğerse sen bu işi
çoktan bırakmışsın da haberim yokmuş. Yok bırakmadıysan yarın sabah hemen...
Gelelim maça... Fenerbahçe Gökhan Gönül talihsizliğini
yaşayarak maça çıktı ama Beşiktaş ta da Biliç üstat Olcay ı kulübede
bırakmıştı. Yani ne şiş yandı ne de kebap Fenerbahçe tarafında... Sonra bu
Tolgay sanırım Liverpool a attığı golle uzun bir süre idare edecek. Sahanın en
kötüsü idi. Brugge maçında da... Veli nin ağırlıklı olarak öne oynatılması da
sanırım büyük hocanın yeni bir dahiyane planı idi. Bu defa da Atiba bitti
garibim... Gördün mü Tolga yı oynatmak nelere mal oldu Biliç Bey Yine de bu
Günay denen çocuğuna helal olsun! Beşiktaş çok pas çok geveleme ile geçirdi
maçı. Bir kaç Fenerbahçe defansı savuşturmasında boş top buldu onları da
tribünlere yolladı.
Fenerbahçe tarafında Meireles in çıkışı, hele hele
Gökhan ın devre dışı kalışı büyük bir dezavantajdı ama Emre ve Topal ikişer
kişilik oynadılar. Kuyt da gitti. Zaten oynar gibiydi. Ama yerine Diego girdi.
Emenike öfkeleri ve belki de kulüpten kovulma kâğıdı ile soyunma odasında kaldı
ikinci yarı için... Yerine mi kim girdi Webo... Peki, Meireles çıkınca yerine
kim girdi Golü atıp, bana göre şampiyonluğu ilan eden Sow... Gökhan Gönül
yerine de bu ülkenin en pahalı bonservisli oyuncusu Mehmet Topuz giriyor. Şimdi
anladınız mı neden bendeniz İsmail Kartal a rağmen Fenerbahçe yi kaç aydır
favori gösteriyorum. Dört puan da geride olsa bile... Fenerbahçe rakibinin
ayağa top oyununa karşı, ki, bu kendisinin formülü idi, bu defa uzun işlere de
kalkıştı bozma adına... Bunlardan birinde 57 kiloluk stoper Necip i yakalayan
Emenike bir amatör gibi topu üstten auta attı. Ama Fenerbahçe nin kadrosu bizim
futbola göre biraz üstündü, zaten iki ezeli rakibi de iki hafta arasında 1-0
falan yenebildi.
TRABZOSPOR
Bu maçtan önce Trabzonspor, Akhisar ı net yendi.
Ekici nin marifetleri arasına Cardozo ya top çarptırıp gol atmak da girdi.
Trabzonspor için geçen iki hafta içinde söylediklerimi, yazdıklarımı
tekrarlayayım. İdeal kadro formülü bulundu. Bu da Avrupa bileti için mücadele
de sanırım şifre olacaktır.