Fertler sosyalleşme sürecinde, doğup büyüdükleri toplumun
kültürel-tarihsel kodlarını içselleştirerek kendilerini oluştururlar. Bu doğal
bir süreçtir. Dini ve etnik kimliklerimiz bu süreçte gerçekleşir. Kültürel
kodlarımızla kişisel kodlarımız o kadar iç içe geçmiştir ki, doğup büyüdüğümüz
toplumla adeta bütünleşiriz.
Kişi sosyal çevrede gördüğü tutum ve davranışları
içselleştirmekle kalmaz aynı zamanla kendileştirir. Dış dünyada olup biten her
şey, kişinin iç dünyasında şemalar halinde kategorize edilir ve depolanır.
Zamanla kişi kendi türüne ve nesnelere akrabalık hissi ile bağlanır.
Mesafe olarak birbirlerine uzak olan kimseler Kolektif
kimlik kodları vasıtasıyla birbirlerine bağlanır ve müşterek değerler ekseninde
birleşirler. Duygu düşünce ve eylem bakımından müştereklere sahip olan fertler
biz duygusu etrafında birleşirler. İslam ın tavsiye buyurduğu İslam kardeşliği
bu bağlamda önemli bir yere sahiptir. Müslümanlar farklı coğrafyalarda doğup
büyümüş ve farklı dilleri konuşan kimselerle bir araya geldiklerinde biz
duygusu ile hareket eder ve bu kişilerle ortak bir dilde birleşirler.
Birbirlerinin dillerine yabancı olsalar da hal dili anlaşır ve el ele verirler.
Günümüzde fanatizm maksatlı olarak desteklenerek, kardeşlik
duygusu zayıflatılmış, insanlar birbirlerinin yanında değil karşılarında yer
almaya başlamışlardır. Fertler bir gruba, bir ideolojiye, bir politikacıya, bir
sporcuya, bir şarkıcıya karşı saplantılı hale gelerek inanç değerlerini ikinci
planda tutmaya başlamışlardır. Kişinin tuttuğu kişi ya da grup inandığı
değerlerin önüne geçmiştir. Fanatizm bu insanları zihinsel yoksulluğa
sürüklemiş ve asli görevlerini unutturmuştur.
Bir kişiye ya da bir gruba sevgi ile bağlanmak sağlıklı bir
durumdur. Kişinin bağlandığı şeyi saplantı haline getirmesi ve kusurlarını
görememesi ise bir patolojidir. Fanatik kişinin bilinci körelmiştir, bağımlısı
olduğu kişi ya da grubun söylemini körü körüne dillendirerek kendine bir yer
edinmeye çalışmaktadır. Bu durum dinin omurgası olan adalet kavramını
yaralamaktadır. Oysa şartlar ne olursa olsun adaleti ayakta tutmak her
Müslümanın görevidir. Çünkü adalet hayatın kemik noktasında yer alan önemli bir
değerdir.
HZ. FATIMA YI ANMA PROGRAMINA DAVET
Değerli kardeşlerimiz, bu yıl Hz. Fatıma yı anma programı 24
Nisan 2016 13:30-16:00 arasında Fatih Zübeyde Hanım Kültür Merkezi nde
yapılacaktır.
Bu yıl programın konsepti tüketim ve israf üzerine
olacaktır. Konuşmacılarımız, skeçlerimiz, canlı performansla sunulacak ezgi ve
türkülerimizin ana teması tüketim ve israf üzerinedir. Tiyatronun son bölümünde
Hz. Fatıma ve ailesi hakkında inen İnsan suresindeki ayetler Oratoryo şeklinde sahneye konulacaktır.
Programın sonunda bir kişi çekilişle MESCİDİ AKSA-KUDÜS e gönderilecektir.
Türkiye nin değerli akademisyen, entelektüel ve ilahiyatçılarının
kaleminden Hz. Fatıma yı farklı açılardan anlatan kitabın hediye edileceği
program seyircilere ikramla son bulacaktır.
Her yıl kadın erkek seyircilere birlikte sunduğumuz
programımıza salonun küçüklüğü sebebiyle bu yıl sadece hanımefendileri davet
ediyoruz.
Hz. Fatıma Platformu