Günlerdir bir ‘dizi yazı’ olarak yazıyoruz… İlk iki yazı doğrudan ‘FAİZ’ üzerineydi…

İkinci yazı başlığını hatırlayalım: Faizli uygulamalar ve faizsiz sistem arayışları…

Beş yazı bitti, altıncı yazıya geldik, yine ‘FAİZ’ üzerine yazacağız ama derinlemesine.

“Faizin önce etimolojisi verilecek, yasal düzenlemelere işaret edilecek, tanımı yapılacak. Faizin rizikosuz bir kazanç olduğu, zamanla artan borcu ifade ettiği, misliyattan alınan kiraya karşılık geldiği ve emeksiz bir kazanç olarak karşımıza çıktığı üzerinde durulacak.

FAİZ KAVRAMININ TANIMI VE KAPSAMI

Faiz kelimesi Arapçadır. Araplar ‘faiz’ kelimesi yerine ‘riba’ kelimesini kullanırlar. Etimolojide riba, ‘artmak, ziyadeleşmek, fazlalaşmak’ manasına mastardır. Faiz adıyla “artık değer”in ismi olmuştur. İslam fıkhında, karşılıklı faydaya yönelik bir sözleşmede karşılıksız kalan herhangi bir fazlalık demektir. Faiz; semen kabul edilen değerlerin mübadele aracı olarak kullanılması ile birlikte ortaya çıkmıştır. Yazılı metinler arasında yer alan Tevrat’ta faize ilişkin hükümler bulunur. Yahudiler arasında yasaklanmasına rağmen Yahudi olmayanlara faiz karşılığı borç verilebileceği şeklinde hükümler yer alır. Aynı şekilde Tevrat’ta da faiz yasağına yer verilir. Ancak bu yasak Museviler arasında olup dışa karşı serbesttir. “Eğer kavminden birine ödünç verirsen ona faiz koymayacaksın. Komşundan bir şey alırsan onu güneş batmadan geri vereceksin” (Tevrat, Çıkış Bab: 22/25-26). “Para faizi olsun zahire faizi olsun veya ödünç verilen şey olsun kardeşinden faiz almayacaksın. Yabancıya faizle ödünç vereceksin” (Tevrat, Tesniye, Bab: 23/19). ‘Karz’ kelimesi ödünç verme olarak yukarıda açıklandığı üzere en kapsamlı şekilde Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ile Bankacılık Kanunu’nda yer alır. ‘Kredi’ konusu büyük ölçüde Bankacılık Kanunu ile düzenlenmiş gözükmektedir. Kredi alanının bankaların tekeline girdiği söylenebilir. Borca karşılık en genel faiz düzenlemeleri BK. m.88: “Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.” ile TTK. m.8-10 arsında yer alır. MADDE 8-(1) Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. (2) Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. (Faizli düzen/sistem böyle kanunlaştırılmış. RNE).

Faizin kapsamını belirleme ve tanımını yapma önemli bir yer tutar. Gerek tarihsel yönü, gerek İslam hukukundaki tanımlar, gerekse günümüz uygulamaları bakımından değişik çeşitleri ve tanımları da yapılır. İslamiyet diğer birçok dinde oluğu gibi faizi dinen haram veya günah kabul eder. Ancak faizin dinen haram ve günah olması başka bir şey, buna karşılık ekonomik kriterlerle değerlendirilerek yasak olması farklı bir şeydir. Bu yasaklamanın iktisadi kriterlere göre yerinde olup olmadığının tartışılması gerekir. O halde hem dinî hem de iktisadî olan ve dinî veçhesi en az iktisadî veçhesi kadar, iktisadî veçhesi en az dini veçhesi kadar önem taşıyan riba/faiz müessesesini iktisadi veçhesini ihmal ederek yalnızca dini veçhesini ele almak suretiyle değerlendirmek yeterli olmadığı gibi; dini veçhesini ihmal ederek yalnızca iktisadî veçhesini ele almak suretiyle değerlendirmek de bir çözüm olarak kabul edilemez. Faizin toplumsal dengeyi ekonomi kurallarına aykırı olarak bozup bozmadığı sorunu bu çalışmada ele alınacaktır. Şimdi faiz kavramı üzerinde yapılan tespitlerle tanımları ele almak istiyoruz…”

Biz, Dr. Süleyman Akdemir’in “Faizin Yarattığı Toplumsal Sorunlara Yönelik Alternatif Arayışlar: Para Peşin Mal Vadeli Selem Sözleşmelerine Yenilikçi Bir Yaklaşım” çalışması üzerinde kaldığımız yerden durmaya devam ediyoruz… Ekonomimiz çıkmazda ya; çare ve çözüm niyetine, ilgilileri ve herkesi uyarmaya devam ediyoruz…

(Süleyman Akdemir Hocayı ve bu konuları canlı dinlemek isteyenleri, Cumartesi sabahları İstanbul Üsküdar’daki İslam Medeniyeti Vakfı merkezimize bekleriz. 0216 343 97 31)

İnternete yüklenen son dersimiz: https://www.youtube.com/watch?v=S-nuKQYFNds