BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
İNSANLIK çeşitli yollarla sömürülüyor. Bunların en
kapsamlı olanı ise faizdir. O yüzden Rabbimiz faizcileri, Allah a ve Rasülü ne
harp açmış insanlar (Bakara, 279) olarak tarif eder. Haramlar içinde en ağır
ifade faiz için kullanılmıştır.
Din Görevlileri Birliği Derneği (Din - Bir Der) 12. 3.
2016 günü Ankara da Dünyada ve Türkiye de Faiz Belası konulu bir panel
düzenledi. Genel Başkan Muhittin Yıldırım Hoca, Faiz, toplumsal bir felaket
halini aldığı için bu paneli düzenlediklerini anlattı.
Panelin Oturum Başkanı Prof. Dr. Latif Öztek, Faiz
zenginlerin sömürü aracıdır. Ekonomiye yüktür. Sonunda fakir fukara öder
diyerek çözüm gösterdi: Faizci Kapitalist sistemin terk edilerek İslam
ekonomisine dönülmesi.
Panelin ilk konuşmacısı 1973 te yayınladığı İslam da
Zekât Müessesesi adlı eseriyle tanınan Prof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz du. Yarım
asırdır İslam ekonomisi üzerinde çalışma yapmasına rağmen, Kendime hitap
ediyorum, hâlâ faizi anlamış değiliz şeklinde tevazu göstermesi Müslümanlara
bir mesaj olarak algılandı. Muhterem Yavuz, Allah ın gazap ettiği harama yalnız
tepki göstermekle yetinmedi; çözümü de gösterdi: Faizin önlenmesi için zekât
müessesesinin kurulması gerekir.
Dikkat ettiniz mi Zekât yalnız ferdi bir görev değil,
aynı zamanda kurumsal bir yapıdır. Devletin himayesinde kurularak, Kur an-ı
Kerim de zikredilen (Tevbe, 60) 8 sınıftan birine verilir.
Yavuz Hoca, Faiz malı Allah tan çok sevmektir
değerlendirmesini yaparak, Batı ya faizle borçlanmaktan kurtulmanın yolu nu
gösterdi: Karz-ı haseni kurumlaştırmalıyız.
Yunus Vehbi Hoca nın İslam ekonomisini pratiğe dönüştürme
girişim ve araştırmalarının sürdürdüğünü biliyoruz.
FAİZ TOPLUMUN
KURDU
2. panelist Dr. Ramazan Kurtoğlu, Kur an ın oku ayetini
anlayamadığımızı söyleyerek, Dolar ve Euro dan uzak durun uyarısında bulundu:
Parada muazzam bir oyun oynanıyor. Eksantrik programlarla toplum
dönüştürülüyor.
Diğer panelist Prof. Dr. Yılmaz Altun örneklerle Erbakan
Hoca nın faiz konusundaki tavizsiz uygulamaları ndan örnekler verdi. Kutsal Kitabımızın
faizcilere karşı tehditkâr ifadesine vurgu yaptı:
Faiz yiyenler
(kabirlerinden), şeytan çarpmış kimsenin cinnet nöbetinden kalktığı gibi
kalkarlar. Bu hal onların Alım satım da tıpkı faiz gibidir demeleri
yüzündendir. Halbuki Allah, alım satımı helal, faizi haram kılmıştır.
(Bakara, 275)
Son panelist Doç. Dr. İbrahim Halil Sugözü, Banka
sistemi toplumu faize bağlı hale getirdi diyerek, Muhterem Erbakan Hoca nın
faizci sisteme karşı ciddi bir mücadeleye giriştiğini söyleyerek bu mücadeleyi
sürdürmeye davet etti.
Türkiye nin
2015 te 53 milyar lira faiz ödediğini anlatan Oturum Başkanı Latif Öztek,
hükümetin faiz lobisinden yakınmaya hakkı olmadığını ifade etti: Başbakanlık
şikâyet makamı değil, icraat makamıdır.
Fî Zılal-il Kur an Tefsirinin sahibi Prof. Dr. Seyit Kutup, dünyada İslam
düzeni ve faiz düzeni olmak üzere 2 sistemin olduğunu anlatır. Faiz
kurumlarının İslam ın aleyhinde çalıştığını söyler.
SÖMÜRÜYE KARŞI
ADİL DÜZEN
Prof. Sugözü nün faizsiz ekonomi için Erbakan Hoca yı
referans göstermesi çözümün adresini de işaret ediyordu. Çünkü Hoca, ömrünü
Türkiye de ve dünyada Adil Ekonomik Düzen in kurulmasına adamıştı.
Erbakan Hoca analitik düşünür; önce hastalığı teşhis
eder, sonra da tedavi yollarını ortaya koyardı. Faizci sistemin arızaları
konusundaki teşhisi şöyle:
Adil Düzen dışındaki bütün sistemler temelde birbirinin
aynıdır. Hepsi faizcidir; vergiye zenginden değil, fakirden alır. Karşılıksız
para basar. Paranın değerini emirle düşürüp emirle yükseltirler. Bankaları
adeta emme basma tulumbası gibidir; krediyi zengine verirler ama batık
kredileri fakir fukaraya ödetirler. Birbirlerini tenkit ederken iddiaları, Ben
ondan daha az acıtacağım demekten ibarettir. (Davam, S. 214)
Erbakan Hoca delilsiz konuşmaz, adeta konunun fotoğrafını
çeker. Net, açık, anlaşılır ve somut örneklerle olayların kapsamlı analizini
yaptıktan sonra tedavi yollarını gösterir:
İslam, bütün insanlığı eşit haklara sahip görür; hakkı
üstün tutar; sömürüyü reddeder; kimsenin kimseye kul ve köle olmasını kabul
etmez. Bu yüzden Siyonizm tarih boyunca, hep hakkı üstün tutan İslam ı hedef
almıştır. (Davam, S. 113)
Erbakan Hoca nın referansları sağlamdır. Hakka dayalı
Adil Düzen in sömürüye izin vermediğini anlatır. Parayı hak ölçüsü olarak
görür. Adil Düzen in öngördüğü Yeni Bir Dünya nın kuşatıcılığına vurgu yapar:
Bizim temel hareket noktamız şefkat ve sevgi; Milli Görüş ün gayesi de hiç
istisnasız bütün insanlığın saadetidir. (Davam, S. 240)