17/25’in hemen öncesiydi. Tarih; 10 Aralık 2013’tü. “Başbakan Tayyip Erdoğan” bir genelge yayımladı. “Kamuda F Klavyeye geçilecekti”
Varsayıma göre F klavye, Türk diline ve hızlı yazmaya daha uygundu.
Buraya kadar güzeldi. Ne ki, cümle alemin başına iş açan 15 Temmuz, F Klavyede de “Ufacık bir kusur!” ortaya çıkardı.
***
Darbenin uzaklardaki organizatörünün baş harfleri FG, F klavyede yan yana duruyordu! Gerçi Q klavyede de öyle ya! Ama FG deyip geçmeyin!
Son iki aydır FG plakalı araç sahipleri, soluğu Emniyet’te alıyorlar! Değiştirmek için 300 TL bayılıyorlar hatta!
Şifreli dolar ve tablolardan sonra… FG klavyeler de, delil olursa biz gazeteciler yandık demektir! Çünkü her gazeteci F klavye kullanır. Hem de on parmak!
TÜRKİYE’Yİ YÖNETECEK LİDERDEKİ 7 ÖZELLİK!
Çok merak ettim! Bir Alman’a, “Hidayet ve feraset” kavramını nasıl anlatırsınız?
Arif Şen, Almanca yazdığı kitabında bunu yaptı.
Erbakan Hoca’ya göre “Türkiye’yi yönetecek liderde” bulunması gerekli 7 vehbi vasfı anlattı. İşte Liderde bulunacak o özellikler:
* Bilgi ve Birikim,
* Tecrübe,
* Hidayet,
* Feraset,
* Dirayet,
* Şuur,
* Vizyon.
Bence bu 7 madde, yeni anayasaya da konmalı. Çünkü bu gidişle Almanlar bizden önce anlayacak Erbakan dehasını!
O KADAR DA ÖKSÜZ DEĞİL!
Bakan Bozdağ’ın dediği gibi SAS komandoları bile çoktan yakalandı.
FETÖ’nün hava kuvvetleri imamı Adil Öksüz ise yer yarıldı da içine girdi sanki!
Dağ, taş, dere tepe, bağ evi, dağ evi... Asker, polis her yerde adamı arıyor.
Yurtdışına da kaçamadığına göre, nerede bu adam?
***
Acaba “At izinin, it izine karıştığı bir ortamda” Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ifadesiyle Birileri koruyor, saklıyor” olmasın! Aksi halde bu kadar kişi yakalanırken, üst düzeylerde korunuyor olmasa Öksüz neden yakalanamasın?
Köşe, bucak, kır bayır tamam da, Türkiye’de ne derin vadiler var! Bu durumda denecek olan şu: Adil Öksüz ama o kadar da öksüz değil!
YENİ ÜS, GÜNEY AFRİKA ROTASI!
Güney Afrika’dan gelen dostlar anlattı. Zaten, eskiden beri Güney Afrika Cumhuriyeti’nde güçlü olan sözde cemaat, 15 Temmuz’dan sonra orada adeta kalıcı üs kurmuş.
Türkiye’den çok fazla insan bu ülkeye yerleşmiş. Güney Afrika’nın en büyük camisi (adı da ilginç, Nizamiye Camii), kültür merkezleri, yurtları örgüte aitmiş. Ticari faaliyetleri de dikkat çekiyormuş.
Eğer Türkiye’nin ABD’ye baskısı sonuç verirse, örgüt liderinin uğrak yerlerinden biri Güney Afrika olabilir miş! Türk Büyükelçiliğinde ise; elçi ve yardımcısı hariç, çok fazla personel FETÖ’cü diye ihraç edilmiş.
TEK TİP DİLEKÇE!
Başbakan Binali Yıldırım da açıklamıştı. Şu ana kadar kamuda 60 bin personel açığa alındı veya ihraç edildi. Lakin 70 bin kişi itiraz etti. 10 bin dilekçe ne ola ki! Organize işler diye “Şikayetim var Hakim Bey, cümle alemden” demiş olmalı birileri! Fazladan!
***
Lakin anormal olan bir durum devletin dikkatini çekmiş. Binlerce itiraz dilekçesi tek tip! Binlerce tek tip dilekçe formatı, aynı örgütlü yapı mensubiyetini hatırlatmış hemencecik! Ayrıca mağduriyet havası iklimi oluşturma gayreti de cabası!
Bizim ölçümüz ise net: Kurda merhamet kuzuya zulümdür. Kuzu postlu kurtlarda cezalansın. Lakin kuzulara da kurt muamelesi yapılmasın!
SIRA CİNAYETLERE GELİYOR!
AT izi, it izi dense de işler çorap söküğü gibi ilerliyor aslında. Sıra ASELSAN ve TÜBİTAK cinayetlerine geliyor. İntihar süsü verilmiş suikastları devlet incelemeye alacak. Savcılar tüm delilleri yeniden toparlıyor.
***
FETÖ’, Amerikan çıkarları için kurulan Moon Tarikatı’nın Türkiye’deki bağlantısı sayılırsa da şaşmayın! Çünkü İddianamelere aynen girmesi bekleniyor. Aileler de (Aselsan özellikle) avukatları aracılığıyla FETÖ çatı davasına müdahil olmaya hazırlanıyor... Bakalım teknik ihanetin boyutu Tel-Aviv’e, Washington’a, Brüksel’e de uzanacak mı?