Ülkemizde bir dönem ezan Türkçe okunuyordu.
Ezanın tümü Türkçeye çevrilirken bir kelime nedense çevrilmemiş/unutulmuştu.
Peki, o hangi kelimeydi?
Haydi, felaha (yani hayyalel felah) kelimesi Arapça bırakılmıştı.
Peki neden?
Yani namazın bir kurtuluş olduğu insanlardan gizlenmeye mi çalışılıyordu?
Bunu Türkçeye çevirirsek insanlar, namazın kurtuluş olduğunu öğrenir, sonra namaza mı giderler diye mi düşünmüşlerdi.
Hani her şeyi Türkçeye çevirmek gerekiyordu
Neden korktunuz?
Bu dinin ölüsünden böyle korkuyorlarsa, dirisinden acep nasıl korkarlar
Türkçeye çevrilen ilk ezanın sözleri (yani nasıl çevirmişler)
Tanrı uludur (4 defa)
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildirim,
Tanrı'nın elçisidir Muhammed
Haydin namaza
Haydin felaha
Namaz uykudan hayırlıdır
Tanrı uludur
Tanrı dan başka yoktur tapacak.
ŞERH
Aslında Türkçe ezan özlemini ilk dile getiren meşrutiyet aydınları olmuştur. Bununla ilgili ilk talebi Ziya Gökalp te görürüz.
Bunu Ziya Gökalp şöyle şiirleştirmiş:
Bir ülke ki, camiinde Türkçe ezan okunur
Köylü anlar manasını namazdaki duanın
Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kuran okunur
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüda'nın
Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın
HAŞİYE
Kur an ın Türkçe tercümesi ilk kez 22 Ocak 1932 tarihinde İstanbul'da Yerebatan Camii'nde Hafız Yaşar (Okur) tarafından okundu.
Bundan 8 gün sonra, 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan, Hafız Rıfat Bey tarafından Fatih Camii'nde okundu.
3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi nde de, Ayasofya Camii nde Türkçe Kur an, tekbir ve kamet okundu.
18 Temmuz 1932 tarihinde Diyanet İşleri Riyaseti, ezanın Türkçe okunmasına karar verdi.
Takip eden günlerde, yurdun her yerindeki Evkaf Müdürlüklerine Türkçe ezan metni gönderildi.
4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkçe okumalarını, buna uymayanların kati ve şedid (kesin ve şiddetli) bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamim gönderildi.
Türkçe ezan uygulamasının ardından, Diyanet İşleri Başkanı Rıfat Börekçi nin 6 Mart 1933 te yayımladığı bir tebliğ ile İslam peygamberi Muhammed e hürmet ve saygı ifade eden sözlerin yer aldığı salanın da Türkçe okunmasına karar verilmiştir.
1941 yılında çıkarılan 4055 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu nun 526. maddesine bir fıkra eklenmiştir.
Değişikliğe göre, Arapça ezan okuyanlar ve kamet getirenler, üç aya kadar hapsedilecek ve 10 liradan 200 liraya kadar para cezası ödeyeceklerdi. (Wiki Pedia)
DİBACE
Türkçe ezan komedisine 16 Haziran 1950 yılında iktidar olan Demokrat Parti ve Adnan Menderes son verdi. Müslümanların semalarında şairin arzusu olan "Şu ezanlar ki şehadeti dinin temeli. Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli" sözü gerçekleşmiş oldu.
HATİME
1960 askeri ihtilalinde askerlerin darbe ile ilgili en önemli gerekçeleri ezanın Arapçaya çevrilmesiydi. Adnan Menderes bu hareketinin bedelini canıyla ödedi. Ama ilginç olan tekrar Türkçeye çevirme girişimi yaşanmadı.