Sadece bizlerin yapması yeterli mi Elbette değil! Başta

ailemiz yani anne babamıza, evladu iyalimize de aynı şekilde öğrenmeleri için

gayret edecek ve yaşantılarının iyi bir Müslüman/Milli Görüşlü olarak devam

etmesini temine gayret edeceğiz. Yıllardır teşkilatlarımızda görev yapan nice

insan hep dışardaki insanlara davayı anlatırken kendi ailesini ihmal ettiğinden

pek çok kardeşimizin evladı şimdi başka cenahlarda mücadelelerine devam

etmekteler. Bu yüzden önce biz sonra ailemiz bu davanın ne olduğunu ve ne

yapması gerektiğini çok iyi bilmek zorundayız.

Ailemizle birlikte tam manasıyla iyi şuurlu bir Müslüman

aile olduk diyelim yeterli olur mu bu Elbette hayır! Her aile bireyi kendi

alanlarında (işinde, okulunda, arkadaş çevresinde vs.) mümtaz birer şahsiyet

olmalılar. Kendisini sevmeyen biri bile onlar için işini doğru yapar ve dürüst

bir insandır demelidir. Esnaf ise çevresinde öyle bir intiba bırakmalıdır ki

civarda en saygın kişilerden birisi olmalıdır. Yanında işçi çalıştırdığında

işçisi bile onun hakka hukuka riayetini etrafına ballandırarak anlatmalıdır.

Sadece kendimizin ve ailemizin yaşantısı ideale yakın

olunca iş bitiyor mu Elbette bitmiyor. Aksine belki de yeni başlamış oluyor.

Önce yakın akrabalar başta olmak üzere konu komşuya bu davanın anlatılması ve o

insanların da en azından davadan haberdar olmaları gereklidir. Zaten yaşantısı

ile canlı dava haline gelmiş bir kişinin öyle uzun uzadıya anlatacağı şeylere

ihtiyacı da kalmıyor. İnsanlar sadece usulen bir tebliğ ve davet beklemekteler.

İşte bizler o daveti yerine getirmiş olacağız sadece.

İmkânlar ölçüsünde Milli Görüş ün çalışmalarında aktif

olarak rol almamız da gerekli. Eğer bizler olmamız gereken yerde değilsek

duvardaki tuğlalardan biri eksik kalmış ve duvarın bütünlüğü bozulmuştur. Tabi mühim

bir görevin beklentisi içinde de olmamalıyız. Hem görev istenmez verilir

düsturunu kendine şiar edinmiş olanın makam, mevki gibi şeylerde gözü de olmaz

değil mi Herkesin değerlendirilebileceği bir görev vardır ya da bulunmalıdır.

Kimisi gençliğin verdiği enerjiyle en yükseğe, direğin tepesine tırmanır,

çalmadık kapı, ulaşılmadık insan bırakmaz kimi sağlığı el vermediğinden arada

bir gelir selam verir, moral olur çalışanlara. Kimi maddi imkânı geniş olur ama

vakit ayıramaz çalışmalara. O da maddi olarak kol kanat gerer çalışanlara. Her

ne olursa olsun kesinlikle bir insanın faydalı olacağı bir alan vardır. Bunu ya

ilgililer bulup çıkarır ya da kişi zamanla öğrenir.

Teşkilatta görev almak demek genel başkancılık oynamak

demek değildir. Elbette her görevli aynı zamanda genel başkan gibi olgun

davranmalı ama genel başkan olmadığını bilmelidir. Sosyal medyada ya da

toplantılarda eleştiri ve önerilerde bu konu dikkate alınmalıdır. Hiyerarşik

yapıya mutlaka dikkat edilmeli, ast üst ilişkilerinde ölçülü olunmalıdır. Kişi

önce vazifeli olduğu işe odaklanmalı, o işi hakkıyla ifa edebilmenin derdinde

olmalıdır. Hariçten gazel okumak elbette kolaydır. Ama işin içine girildiğinde

hiç de düşünüldüğü gibi olmadığı görülür.

Unutulmasın ki Mekke döneminde Müslümanlar net bir

oluşuma karşı mücadele veriyorlardı. İnsanlar ya inanıyor ya da inanmıyordu.

İhlasla tebliğ yapıyor inananların çoğalmasına gayret ediyorlardı. Sonra Medine

dönemine geçildi. Müslümanlar burada daha önce karşılaşmadıkları yeni bir

oluşumla mücadele etmeye başladılar. Bunlar dış görünüş olarak onlar gibi ama

kalplerinde başka türlüydüler. İhlasla yoğrulmuş bedenler burada şuurlu

davranmayı ve mücadele etmeyi de öğrendiler. Her iki mücadele şeklini tam

manasıyla ikmal ettikten sonra Allah Mekke yi fethettirdi Müslümanlara.

Rabbim ayağımızı kaydırmasın ve bizi Hak davadan

ayırmasın. Âmin!

Minik bir tebessüm

Titiz kadın

Bir cinayet ihbarı nedeniyle olay yerine varan polis

memurları merkezle görüşmektedir:

- Olay yerine vardık merkez.

- Durum nedir

- Bir kadın yeni sildiği koridorda ayakkabısıyla gezinen

kocasını öldürmüş.

- Şüpheli kadını gözaltına aldınız mı

- Hayır efendim! Koridor hâlâ ıslak, kurumasını

bekliyoruz

İlgilisine Notlar:

Boşa kürek çektiğine inanıyorsa insan, inmeli bindiği o

kayıktan.

O denizin balığıyız sudan gafil, denizde bir damlayız

suya hasret

Samimiyet lazım bize azizim! Bir de samimi niyet.

Dünya Bankası nın Dünya Kalkınma Raporu na göre dünya

nüfusunun neredeyse yarısı 2 $ ın, 1 milyar kişi ise günde 1 $ ın altında bir

gelire sahipler.

Bir zaman gelir ki, samimi arkadaş ve helal paradan

daha nadir hiçbir şey bulunmaz. Cafer-i Sadık