Ey bir avuç umut Ey bölünmekten, parçalanmaktan %1 in

bile altına düşmüş ve bununla bazen hüzünlenen bazen gururlanan bir avuç insan!

Sen kendine dönüp baktın mı Çuvaldızı kendine batırdın mı Kusuru kendinde

aradın mı

Sen ey bu davanın en önde koşan mücahidi! Her seçim

sonucu geldiğinde, içinde alevlenen volkanlarla söz verdiği halde sözünden

cayan hısım akrabalarını düşünüp etrafına lavlar fırlattın. Vaat ettiğin zafer

ne zaman ya Rabb diyerek benliğini bir parça isyana buladın. Öyle ya günlerce

gecelerce çalışmıştın davan için. Zafer nasıl olur da bu kadar gecikirdi

Çalışmaların karşılığı nasıl görülmezdi değil mi Peki sen hiç başını ellerinin

arasına alıp düşündün mü Neden diye Belki de bu davayı geride bırakanın

senin niyetin olabileceği ihtimali hiç aklına geldi mi İnsanların tek kurtuluş

reçetesi olan bu davadan böylesine korkmasına sebebin senin tavır ve davranışların

olabileceği korkusu hiç sardı mı yüreğini Hiç için sızladı mı Benim yüzümden

diye ...

Ey il il, ilçe ilçe dolaşıp çalmadık kapı bırakmamak için

koşturan mücahide Peki, sen, sen kendini ölçüp tarttın mı hiç Senin ellerinle

yücelecek olan bu dava acaba ellerinin arasında kilitli kalmış olabilir miydi

Senin insanlara davanı anlatmak için gecen gündüzün yollarda geçerken, senin

çocuğunun arka koltukta saatlerdir tablet oynuyor olması, sabah namazlarına

kalkmaması, moda ve beyaz perde kıskacında kalması vs ve senin bundan zerrece

huzursuz olmaman Gayretullaha dokunuyor olabilir miydi Ömrünü feda ettiğin

davandan daha eşinin ya da bir seçim çalışmasına giderken evde ifsat saçan

makinelere teslim ettiğin yavrunun haberinin olmaması bu davanın bir kaybı değil

miydi Muhtemel bir seçim hezeyanından daha mı değersizdi davayı omuzlayacak

bir neslin böylesi köreltilmesi ...

Ey ömrü direklere, ağaçlara, meydanlara bayrak asmakla

geçen delikanlı! Sen bilmem kaçıncı meydana kaçıncı bayrağı asarken okunmuştu

ezan fark etmiş miydin O vakit namazı geçip giderken sen dünyayı kurtarıyordun

değil mi Kendini kurtaramayanın davasını kurtaramayacağını unutmuş muydun

Ey partisinin, vakfının her programına gitmeyi cihad

sayan genç kız! En ışıltılı eşarbını takıp en asil yürüyüşünle salonlarda

süzülürken kaç kişi fav ladı seni Kaç beğeni aldın Kaç bakışı üzerine çektin

Ama onlar namahrem değildi, değil mi Ne de olsa davanın gençleriydi. Ya abi ya

kardeşti hepsi

Ey bu davanın yılmaz taşıyıcıları, yorulmaz koşucuları Söyler

misiniz bu kaçıncı yenilgi, bu kaçıncı hezeyan Söyler misiniz neden sürekli

kaybeden biz oluyoruz

Koca koca afilli cümleler kurmayı çok iyi biliyoruz.

Çünkü aldığımız eğitimler, katıldığımız seminerler cidden dört fakülte bitirmiş

gibi eğitti bizi. İnsanlarla konuşuyor, her şey için bizi anlamayan halkı

suçluyoruz. Fakat yeteri kadar kendimizi hesaba çekmiyoruz. Her seçimden sonra

değerlendirme toplantıları yapıyor hadiseleri değerlendiriyoruz. Fakat

kendimizi kandırmayalım, hiçbirimiz dürüst davranmıyoruz! Hiçbirimiz Bu

sonuçta en büyük pay benim demiyor, desek de gereklerini yerine getirmiyoruz!.

Evet, bizim sayılarla işimiz yok. % 20 lerdeyken de yoktu

% 1 e düştüğümüzde de olmadı. Velev ki % 0.1 olalım yine de davamıza sarılır,

çokluğa göz dikmeyiz. Fakat eğer ki bu sonuçlarda bizim de bir payımız varsa,

yapmamız gereken bir şeyi yapmadığımız ya da yapmamamız gereken bir şeyi

yaptığımız için, her şeyden önce Allah a kul olduğumuzu unuttuğumuz ve

Rabbimizle aramıza mesafe koyduğumuz için, dinimizin gereklerini üst kademe

amirlerimizin buyruklarının gerisine koyduğumuz için, Allah Rasülü bile duasız

yola çıkmazken biz dua nedir unuttuğumuz için, en çok Rabbimizle baş başa kalıp

yardımına sığınabileceğimiz secdelerimizi geçiştirdiğimiz için, insanlara

nizamını getirmeyi vaat ettiğimiz Kur an ı sadece seçim arifesinde Fetih

Sureleri okumak üzere elimize aldığımız için, niyetimizi sağlam tutmadığımız

ihlası yakalayamadığımız için, hal ve hareketleriömizle insanları bırakın

davamızdan, kendimizden bile uzaklaştırdığımız için, üslubumuzla davamızı

yaraladığımız için geceleri uykumuz kaçmalı! Bu dava benim yüzümden

yükselemiyorsa, bu din benim eksik ve hatalarım yüzünden hâkim olamıyorsa

düşüncesi beynimizi kemirmeli.

O yüzden ey Hocasının göz bebekleri, ey bu ümmetin

kurtarıcıları En büyük çuvaldızı kendine batır. En büyük eleştiriyi kendine

yap. Çünkü Hak bir gün mutlaka hâkim olacakken senin bu davada kalacağına bir

garantin yok.

Temizle kendini. Kendi eksiklerinle davanı eksiltme.

Kendi kirlerinle davanı kirletme.

Sen sağlam ol ki yağan yağmurlar altında ıslanmasın bu

dava. Sen donanımlı ol ki fırtınalarda üşümesin bu dava. Rabbin senin yerine

bir başkasını getirmeden sen kendini kendine getir, ey bir avuç umut!..