Elbette ki 16 Nisan’da yapılacak olan referandumdan söz ediyoruz: 

Dilerseniz, soruyu bir de şöyle soralım:

Evet çıkarsa ne olur, hayır çıksa ne değişir?

Belki, en son söylenmesi gereken sözü biz baştan ifade edelim: Evet de çıksa, Hayır da çıksa gidişatta bir değişiklik olacağı kanaatinde değiliz. 

Dünyada çok önemli gelişmeler olurken; mesela; ABD ve AB›nin durumu tam bir belirsizlik içinde. Bu tür birlikler dağılacak mı, yoksa kör-topal yola devam mı edecekler, özelde, ABD ve AB’yi, genelde, dünyayı yöneten, para babası Siyonist ailelerde yaşananlar... 

Hepsi, dikkatle takip edilip, gerekli hamlelerin geciktirilmeden yapılması gereken konulardır.

Çevremizde bu kadar olaylar olurken; savaşlar, harita değişiklikleri, darbe teşebbüsleri... Adeta, ilgililer bu tür konuları bir kenara bırakmış, herkes, toto oynar gibi, 16 Nisan’da nasıl bir tablo çıkar onunla ilgileniyor. Asıl kafa yorulması gereken konuların bunlar olduğunu düşünmekteyiz. 

Ancak, sözü olanların asıl konularla ilgili bir beyanlarının olmaması oldukça düşündürücü. Ülkemiz, çevremiz ve milletimiz topyekûn ateşe itilmekte iken; 16 Nisan’da evet çıksa ne yazar, hayır da çıksa ne yazar!

Sadece dış siyasette değil, içeride de baş döndürücü gelişmeler yaşanmaktadır. Gereği gibi medyada karşılık bulmadığı için, gündemin ön sıralarına çıkmasana; olanlar, küçümsenmeyecek boyutta:

Tuğrul Türkeş›in hükümete monte edilmesi dahi tek başına çok önemli bir hadisedir. Tuğrul Bey, rast gele bir isim değil. Gelişmeler Sayın Türkeş›le sınırlı değil elbet. BBP Eski Genel Başkanı Yalçın Topçu›nun Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olması, Süleyman Soylu›nun İçişleri Bakanı oluşu, Devlet Bahçeli ve MHP’nin AK Parti’ye yanaşması çok önemli gelişmelerdir.

Kaldı ki; Anayasa değişikliği adı altında ülkenin apar-topar seçime sürüklenmesi Devlet Bahçeli›nin o meşhur çıkışıyla start aldı. Şimdi, bütün bu olup bitenlere normal diyecek bir fert var mı, ülkede ve dünyada.

Tabi ki Hayır!

Gerek içeride gerekse dışarıda çok önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu gelişmelere karşı Türkiye›nin tutumu ne olmalıdır, diye siyaset geliştirileceğine olağanüstü bir şekilde Referanduma gidiyoruz!  

“Hayır»lısı...

O kadar hassas bir dönemdeyiz ki; günümüzde dünya siyaseti, sadece iktidar partisine bırakılamayacak kadar önemli hale gelmiştir. Bütün partiler -Meclis içi Meclis dışı ayrımı yapılmadan- Cumhurbaşkanı başkanlığında bir araya gelmeli. STK›larla geniş istişareler yapılmalıdır. “Birlikten kuvvet doğar” diye bir atasözü var. 

Bunlar yapılmadığı gibi, toplum iyice ayrıştırılmakta; hatta kamplara bölünmektedir. Eviniz yanarken, hatta canınız yanarken yangına kimin müdahale edip kimin etmeyeceği gibi anlamsız tartışmalara girmezsiniz elbet.

Dileriz ve umarız ki; içeride, Evet-Hayır tartışması yaşanırken, ülkemiz ve milletimiz onarılması güç olan sıkıntılara sokulmasın!