Eğitim seminerlerimde, bazı hanımlar eşlerini aşırı

kıskandıklarından ve bu sorunun aile ilişkilerine zarar getirdiğinden şikâyet

ediyorlar. Çünkü sürekli şekilde izlenen, kontrol edilen eş bu durumdan

rahatsızlık duyup tepki veriyor. Kıskanan kadın ya da erkek kuşkularında haklı

olduklarına inanıyor tepkilerini aktif ya da pasif ortaya koyuyorlar. Bu durum hem

kıskananda hem de kıskanılanda büyük rahatsızlık uyandırıyor.Kıskançlık krizine

tutulan hanımlar gün içinde sürekli eşlerinin ne yaptığı, kiminle görüştüğü ile

meşgul oluyorlar. Akşam eşleri eve geldiğinde, ceplerini kontrol ediyor, üstünü

başını arıyor, gece gizlice çantasını kontrol ediyorlar. Eşlerinin peşine

birini takmayı düşünenler dahi oluyor. Eş akşam eve gergin gelse, beni sevmiyor

ya da görüştüğü kişi ile arasında bir sorun var diye düşünüp, akla hayale

gelmeyecek senaryolar üretiyor. Kıskanç kadın, günün her saati eşini arayıp ne

yaptığını nelerle meşgul olduğunu soruyor, cep telefonunu bilgisayarını

karıştırarak bir delil yakalamaya çalışıyor. Ama bu tavırlarının sonucunda eş

kendisinden iyice uzaklaşıyor. Artık her iki tarafta birbirlerine kuşku ile

bakıyorlar.

Evliliklerde görülen kıskançlık, kaybetme, terk edilme

yalnız kalma endişesinin bir sonucudur. Kişi sevdiği kişinin hayatından kayıp

gideceğini düşünür ve olmayan şeyleri olmuş gibi hayal etmeye başlar.

Günümüzde eşlerini aldatan kadın ya da erkeklerin

sayıları hızla artıyor. Eşinden kuşku duyan kişinin böyle bir kanıtı varsa buna

makul çözümler araması doğaldır. Fakat biz, burada olmayan şey üzerinden

senaryo üretip kıskançlık krizine tutulan kişilerden söz ediyoruz. Bu bir

patolojidir. Zira eş, gündelik hayatında nasıl yaşıyor ve nasıl davranıyorsa

öyle davranmaktadır. Fakat karşı taraf hayalinde her şeyi kapkaranlık görmekte

ve eşinin kendisine ihanet ettiğine kuvvetle inanmaktadır. Böyle durumlarda

kişinin kendisine şu soruları sorması gerekir:

Kıskançlığımın temelinde ne var

Eşimle ilgili kurduğum senaryolar onu yorup benden

uzaklaştırabilir mi

Kuşkulandığım şeyin gerçeklik payı ne kadardır

Kıskançlığımın tezahürleri nelere yol açıyor

Kıskançlığın getirdiği zararlar neler

Bu durum çocuklarıma nasıl yansıyacak

Bu soruların sonucunda kişi, kendisiyle yüzleşmeli ve

kaybetme endişelerinin olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmalıdır. Unutmayalım

dünya hayatında sahip olduğumuz hiçbir şey gerçek manada bize ait değildir. O

nedenle elimizdeki emanetleri Allaha bırakmalı ve Ona sığınmalıyız. Her an ve

her yerde bizi terk etmeyecek yegane varlık Rabbimizdir.