Bir bardak suda fırtına koparıp, ürettiğimiz kriz üstüne ahkam kesme konusunda dünyada bizden daha becerikli bir millet yoktur herhalde. Günlerdir yapılsın mı yapılmasın mı şeklinde tartışmalarla çok çok önemli bir konu haline dönüştürülen Ermeni Konferansı, mahkeme kararı Adalet Bakanı nın gösterdiği yöntem hilesiyle delinerek, hükümetin verdiği destekle Bilgi Üniversitesi nde gerçekleştirildi.
Konferansa karşı çıkanların domates ve yumurta atarak protesto ettikleri oturumlarda, katılımcı bilim adamları "Sözde soykırım konusunda çok yumuşak bir üslup kullanmaya" gayret etmişler, konuyu tarihi kaynaklar örgüsü içinde ele alıp bilimsel konuşmaya çalışmışlar Vesaire, vesaire
Öncelikle bir konuyu hatırlatarak, düzenlenen konferansla ilgili kafa karışıklığının altını çizmek istiyoruz. "Sözde soykırım konusunun gündeme getirileceği" ayan beyan belli olan bu konferansın düzenlenme niyetinin ilk ortaya çıktığı günlerde, hükümetin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Türkiye yi sırtından hançerlemek istiyorlar"şeklinde bir çıkış yaparak, herkese gözdağı vermişti. Ermeni diasporasının dünyanın her yerinde diplomatik kulislerle kabul ettirmeye çalıştığı "soykırım" konusunun Türkiye deki bilim yuvalarında "bilimsel tartışma" kılıfıyla gündeme getirileceği bu konferansı düzenleme niyetini taşıyanlar, kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri adım atmışlardı. Ertelenen konferans geçtiğimiz hafta sonunda Boğaziçi Üniversitesi nde yapılacaktı. Fakat, bir grup avukatın başvurusuyla İstanbul İdari Mahkemesi nden alınan bir kararla, konferansın yapılması durduruldu. Mahkemenin kararı, özellikle Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından "AB sürecine indirilen bir darbe olarak" nitelendirildi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek de, konferansı organize edenlere, "Bu karar Boğaziçi Üniversitesi nde düzenlenecek konferansla ilgilidir, siz gidin başka bir üniversitede bu işi yapın" diyerek yol gösterdi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek in, günler önce "Bizi arkamızdan hançerliyorlar" diye karşı çıktığı konferans için, mahkeme kararını delen yöntem hilesi, "Acaba ne değişti " sorusunu akla getirdi.
Ermeni konferansı yapıldı Medyanın abartılı şekilde gündeme getirdiği konferans, Türkiye de hayatın akışını değiştirmedi Konferansa katılan bilim adamlarının yumuşak üslupla gündeme getirdiği "soykırım" meselesi, tarihi bilgilerimizi ortadan kaldırmadı, bilimsel bir depreme sebep olmadı, insanlar sokaklarda "Ermenilerden özür dileyen" yürüyüşler yapmadı Peki bu konferans Türkiye de neyi değiştirdi
Birincisi: AB nin her şeye kadir olduğunu, AB sevdası uğruna tarihimizi bile inkar edebileceğimiz gerçeğini bir kez daha anladık. Yıllarca tarih kitaplarımızda milletimize öğrettiğimiz bilgileri peşine takıldığımız AB hayali için, fütursuzca tartışmaya açabileceğimizi gördük. Kanımızla, canımızla yazdığımız tarihimizin bilimsel tartışmalarla değiştirilme gayretlerine zemin hazırladık.
İkincisi, Ermeni diasporasının diplomatik kulislerle dünyanın her ülkesinde sözde soykırım masalıyla Türkiye yi köşeye sıkıştırma oyununa açıkça prim verdik. Daha sonra yapılacak başka etkinliklere, konferanslara, bilimsel-filimsel orta oyunlarına yol vermiş olduk.
Üçüncüsü ve en önemlisi Bilimsel tartışma kılıfıyla tartışmaya açtığımız tarihimize güvenmediğimizi ortaya koyduk. Bu konferansın önümüzdeki süreçte başımıza açacağı belaları görmek için kahin olmaya gerek yok. Kapısında hazırolda beklediğimiz AB, müzakere sürecinde, "Hadi bakalım şu Ermeniler den de özür dileyin" diye bir karar ortaya koyarsa hiç şaşırmayın.