Türkiye’de yaşayan bir arkadaşım var. 1915 Ermeni Tehciri ve
yalana dayalı Ermeni iddiaları konusunda tam bir uzman. Karşısında hiç kimse
duramıyor. Ermeni yalanlarını bir bir ortaya koyan 3 ciltlik İngilizce-Türkçe
muhteşem bir eser çıkardı. İçindekiler de hep yabancı yazar ve devletlere ait
dokümanlar.
Batı dünyasındaki mevcut saygın kütüphaneleri, devlet
arşivlerini ve müzeleri bıkmadan usanmadan taramış. Buralarda mevcut bu konu
hakkında yazılmış olan neredeyse tüm kitapları, makaleleri ve Ermenilerin
ortaya attığı belgeleri gözden geçirerek yıllarca süren bu zor ve yorucu
çalışmalardan sonra Ermeni iddialarını çürüten, yalanlarını ortaya çıkaran çok
sayıda bilgi ve belge toplamayı başarmış.
ABD Kongresi’nin o yıllarda yaptığı araştırma, aldıkları
karar, T.C. Hükümeti’nin 1939 yılında ödediği tazminat, bir daha bu konuda
tazminat talep edilemeyeceğine dair anlaşma vs. hepsi bu muhteşem araştırmanın
içinde.
Lozan’da taraf olarak yer alamayan ABD ile Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti’nin yaptığı anlaşma, ABD vatandaşı Ermeniler ile ilgili o
dönemde masaya konan borç ve alacakların taksit taksit ödenerek tasfiye
edildiği, “Soykırım Tacirleri ve Gerçekler” adlı kitabın 440. sayfasında açık
ve net olarak mevcut. Resmi belgelere dayalı olarak okuyucuya ve sahte
talepkârlara sunulmuş ama ne yazık ki okuyanı çok az.
Bu konuda konuşanların çok büyük bir çoğunluğunun, ahkâm
kestiklerini, kafadan atma konuştuklarını, bilgilerinin kahvehane sohbetinden
öteye bilgiler olmadığını hemen anlıyorsunuz bu kitapları okuduktan sonra.
Arkadaşımın adı Şükrü Server Aya.
İlk kitabının adı ise “The Genocide of Truth”.
Birebir Türkçe çevirisi ile kitabın adı “Gerçeğin
Soykırımı.” Bana göre ise çevirisi “Gerçeğin Katli.”
İkinci cildin adı ise “The Genocide of Truth Continues”,
bana göre Türkçesi ‘Gerçeğin Katlinin Devamı.’
Üçüncü kitabının adı “Soykırım Tacirleri ve Gerçekler”. 500
sayfa ve birinci kitabın Türkçesi. Son kitabı da Türkçe ve İngilizce, yanında
hediyesi bir de DVD var. DVD’yi görsel olarak seyredince zaten olayın parasal
menfaat uğruna bir takım Ermeni kuruluşlar tarafından nasıl sahtekârlıkla
içeriğinin ve boyutlarının değiştirildiğini çok iyi anlıyorsunuz.
Ermeni iddialarının doğru olup olmadığını anlamak ve 1915
yılında nelerin olduğu ve yaşandığının yabancı basın ve araştırmacılar
tarafından nasıl gözlemlendiğini ve resmi dokümanlarda nelerin yer aldığını
öğrenmek istiyorsanız bu kitapları mutlaka okumalısınız.
O vakit Ermenilerin, özellikle de Ermeni Diasporası’nın yani
Ermenistan dışında yaşayan Ermenilerin bu safsatayı nasıl ve niçin
yarattıklarını, bu uyduruk iddiadan nasıl para kazandıklarını ve niçin bu
iddiayı canlı tutup devam ettirmek istediklerini çok iyi anlayacaksınız.
İşin ilginç yanı, Şükrü ağabeyin kitaplarında yayınladığı
yabancı arşiv belgelerine hiçbir Ermeni kuruluşunun veya da bunu “soykırım
olarak pazarlamaya çalışan” propagandacıların itiraz edemeyişleri veya da
edememeleri.
Kitaptaki belgelerin hepsi orijinal ve yabancı
kaynaklı. Hepsi doğru ve hepsi de ilgili
devletlerin resmi arşivlerinde mevcut. Yalanlamaya kimse cesaret edemiyor.
İşin ilginç yanı, Şükrü ağabeyin elde etmeyi başardığı resmi
belgelerin ve dokümanların büyük bir kısmının Türk Ermenilerinden, kendilerini
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kabul eden, “Ben Ermeni kökenli Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşıyım” diyen kişilerden gelmiş olması.
Fırsat bulduğunuzda bu kitapları okumanızı tavsiye ederim.
Eminim ki, Ermeni iddiaları kafanızda bambaşka bir şekil alacak, kitaplar
bittikten sonra. Organize bir şekilde bir yalanın, geniş kitlelere nasıl gerçek
diye yutturulabileceğini çok iyi göreceksiniz.