Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin temsil, işlev ve meşruiyet açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
ERDOĞAN'DAN BM'DEKİ VETO DÜZENİNE ELEŞTİRİ
Zirvenin adalet, hukuk devleti ve uluslararası işbirliği alanlarında ortak zemin oluşturmasını temenni eden Erdoğan, farklı hukuk sistemleri arasındaki diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Adaletin temel anlamına değinen Erdoğan, “Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüğe ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumlu zalimden koruma kudretidir.” ifadelerini kullandı. Adaletin devletin temeli ve insanlığın ortak hedefi olduğunu belirten Erdoğan, vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adaletin sağlanamayacağını kaydetti.
Birleşmiş Milletler şartının 81 yıl önce San Francisco'da imzalandığını hatırlatan Erdoğan, uluslararası barış ve güvenliğin ancak adaletle sağlanabileceğini söyledi. Mevcut sistemin güven ve itibar kaybına uğradığını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190’dan fazla ülkenin iradesinin, veto imtiyazına sahip sadece beş üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda.”
“ÜLKELER ARASINDAKİ MAKAS GİDEREK AÇILIYOR”
Dünyadaki gelir dağılımı ve gıda güvenliği sorunlarına da değinen Erdoğan, ülkeler arasındaki ekonomik uçurumun büyüdüğünü belirtti. Dünyanın bir bölümünde insanların yoksullukla mücadele ettiğini, diğer bir kesimin ise refah içinde yaşadığını söyleyen Erdoğan, servet dağılımındaki eşitsizliği eleştirdi.
Erdoğan, “Dünya genelinde sayısı 60 bini ancak bulan bir avuç elitin 4 milyar insandan 3 kat daha fazla servete, gelire, imkana sahip olması adil midir? Hakkaniyetli midir?” diye sordu.
Uluslararası sistemdeki sorunların yalnızca temsil meselesiyle sınırlı olmadığını belirten Erdoğan, kuralların uygulanmamasının küresel ölçekte yeni sıkıntılara yol açtığını vurguladı.
GAZZE MESAJI: “TÜRKİYE GEREKİRSE SIKINTI ÇEKER”
İsrail'in Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik saldırılarını ve bölgedeki gelişmeleri gündeme getiren Erdoğan, uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini, yargı ve yaptırım mekanizmalarının gerektiği gibi işletilmediğini söyledi.
Türkiye'nin tutumunu çeşitli adımlarla ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan davaya müdahillik başvurusu yapıldığını, İsrail'le ticaretin tamamen durdurulduğunu ve Küresel Sumud Filosu'na yönelik silahlı saldırının failleri hakkında kırmızı bülten çıkarılması için adım atıldığını ifade etti.
Erdoğan, “Bu tüm dünya için bir insanlık testidir. Hepimiz için bir samimiyet testidir. Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan, haksızlığa uğrayan insanlara da sırtını dönmez.” dedi.
Gazze'de yaşananların sorumlularının hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası mahkeme kararlarının uygulanmadığı bir sistemin barış ve güvenlik sağlayamayacağını belirtti.





