Türk siyasetinin ve kamuoyunun yakından tanıdığı eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada dosya yeniden açılırken uluslararası boyutta çok kritik bir hamle geldi. Çiftlik çalışanı ve Türkmenistan uyruklu Rufat Kadyrow hakkında kırmızı bülten çıkarılması için resmi başvuru yapıldı.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ KORKUNÇ AYRINTI
Soruşturma kapsamında, Denizolgun'un ölümünün adli tıbbi yönden yeniden değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan uzman raporu dosyadaki şüpheleri kuvvetlendirdi.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporunda; 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos tarihli fethi kabir tutanağıyla soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.

Raporda, Denizolgun'un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan bulunduğu belirtildi. Söz konusu ekimotik alanların altındaki dokularda da kanama görülmesinin, bu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği kaydedildi.
CİNAYET İHTİMALİ MASADA: DİZİYLE BASTIRIP BOĞDULAR MI?
Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basıp ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olduğu değerlendirmesine bilirkişi raporunda açıkça yer verildi.
Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu göz önünde bulundurulduğunda, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

MEZARI 10 YIL SONRA YENİDEN AÇILMIŞTI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.
Alınan karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.





