Halk arasında “sessiz reflü” olarak bilinen laringofarengeal reflü, çoğu zaman klasik mide reflüsünün belirtileri görülmediği için fark edilmeyebiliyor. Mide içeriğinin boğaz ve gırtlak bölgesine kadar ulaşması, özellikle ses tellerinde tahrişe yol açabiliyor. Uzmanlar, uzun süre devam eden ses değişikliklerinin ve boğaz şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
BOĞAZ REFLÜSÜ NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yalçın, boğaz reflüsünün önemli nedenlerinden birinin mide içeriğinin yukarı çıkmasını engelleyen yemek borusundaki alt ve üst kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi olduğunu belirtti. Kapakçıkların gevşemesiyle mide asidi gırtlak bölgesine kadar ulaşabiliyor.
Fazla kilo, yağlı ve baharatlı yiyecekler, sigara ve alkol kullanımı, yemekten hemen sonra uzanmak ve geç saatlerde yemek yemek hastalık riskini artıran faktörler arasında yer alıyor. Kronik stres ve gebelik de bu etkenler arasında sayılıyor.

BU BELİRTİLERİ GÖZ ARDI ETMEYİN
Boğaz reflüsünün belirtilerinin özellikle sabah saatlerinde daha belirgin hale gelebildiğini belirten Dr. Yalçın, şu şikâyetlere dikkat çekti:
"Kronik ses kısıklığı, seste kalınlaşma veya çatallaşma, geçmeyen öksürük, boğazda takılma hissi, sürekli boğaz temizleme ihtiyacı, yutma güçlüğü, ağız kokusu, geniz akıntısı ve kulakta dolgunluk hissi gibi yakınmalar göz ardı edilmemeli"
Mide yanması yaşanmaması, boğaz reflüsünün bulunmadığı anlamına gelmiyor. Uzun süren ses kısıklığı ve tekrarlayan boğaz şikâyetleri yaşayanların sağlık kuruluşuna başvurması önem taşıyor.

MİDE REFLÜSÜYLE AYNI DEĞİL: TANI NASIL KONULUYOR?
Dr. Yalçın, boğaz reflüsünün mide reflüsüyle sıkça karıştırıldığını belirterek iki rahatsızlık arasındaki farkı şöyle anlattı:
"Mide reflüsünde asit yemek borusuna kadar yükselirken göğüste yanma ön plandadır. Boğaz reflüsünde ise asit gırtlak ve yutak bölgesine ulaşır. Bu nedenle ses kısıklığı, kronik öksürük ve boğazda takılma hissi gibi farklı belirtiler ortaya çıkar."
Boğaz reflüsünün tanısı yalnızca şikâyetlere bakılarak konulmuyor. Doktor muayenesi ve gerekli görülen özel testlerle değerlendirme yapılıyor.
Tedavide ilaçların yanı sıra yaşam tarzı değişiklikleri de önem taşıyor. Dr. Yalçın, "Yemekten sonra en az iki-üç saat uzanmamak, akşam yemeklerini erken ve hafif tüketmek, yağlı ve baharatlı yiyecekleri azaltmak, sigara ve alkolü bırakmak ile yatarken başı hafif yüksekte tutmak tedaviyi destekleyen önemli adımlardır" dedi. Şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesi yapılması gerekiyor.





