Amasya nın ilçe, belde ve köylerinde seçim çalışmalarına katılıyoruz. Rehberimiz Sefer Aksoy Hoca... SeferHoca nın heyecan, azim ve performansı hepimizi etkiliyor. Saadet Partisi nin broşürlerini, o dağ köylerinde bulunan tepelerdeki evlere kadar ulaştırabilmek için ortaya koyduğu hareketlilik gözümün önünden gitmiyor. 60 lık yaşlardaki bu dava eri, 18 lik delikanlı atılganlığında. Fındıklı köyündeyiz. Ağaç altında gölgelenen yaşlı iki karı-kocayı görüyoruz. Sefer Hoca onlara yaklaşıp selâm veriyor, "Size, Erbakan Hoca nın selamını getirdim." diyerek anlatmaya başlıyor. Yaşlı adam sözünü kesiyor, "Evladım, boşuna yorulma. Akşamki televizyon konuşmasında Erbakan Hoca nın selamını aldık. Karar verdik, oyumuzu Saadet e vereceğiz" diyor. Anadolu insanının ferasetine hayran oluyor, teşekkür ederek ayrılıyoruz. Biraz ilerleyince, meyve ağaçlarının gölgesinde çaylarını içen 10-15 kişilik bir grup görüyoruz. Fındıklı köyünde kahve yok. Dostlar burada bir araya gelmişler. Selamlaşıyoruz. Hepsi dert küpü. AKP iktidarından o kadar canları yanmış ki...

"AKP gelmesin de, kim gelirse gelsin." diyorlar. İşbirlikçi partilerin sağ-sol oyununu anlatıyoruz. Bünyemize uygun partiyi, Millî Görüş ü seçmemiz gerektiğini hatırlatıyor, farklı olanın Saadet Partisi olduğunu söylüyoruz. İkna oluyorlar, "Öyleyse, oyumuzu Saadet Partisi ne verelim." görüşünde birleşiyorlar.Milletvekili adayı Fikri Gevrek bir ekiple Taşova ilçesini ziyaret ediyor. AKP lilerin devam ettiği bir kahveye uğruyorlar. Oradakiler diyorlar ki, "Kardeşim, burası AKP nin başladığı ve bittiği bir mekan. Bize kendini tanıt, partini anlat." Fikri bey, Saadet Partisi nin geçmişini ve gelecekle ilgili programını anlatıyor. İlgiyle dinliyor ve hürmetle uğurluyorlar.

Amasya nın İç Anadolu istikametinde oldukça gariban köyler var. Sıracevizler, Tuzluçal, Ortaköy, Ağılönü gibi köyleri ziyaret ediyoruz. O kadar bakımsız, hatta terkedilmiş köyler ki... İçme suyunun bile bulunmadığı köyler var, suyu bulunanlar ise aşırı kireçli. Bakımsız evlere, affedersiniz, hayvan gübrelerinin sokaklara kadar taştığı görüntülere şahit oluyoruz. Sağlık Bakanlığı, buralarda köylerimiz bulunduğunu bilmiyor mu Toprak verimsiz, arpa ve buğdaylar kuraklık etkisiyle ancak bir karış kadar büyümüş. Mahsulün yandığını anlatanTuzluçal köyünden Tevfik İşler, 8 dönümden 6 ölçek buğday almış. Ancak, toprağa saçtığı tohum kadar. Bu köylerimizin haline üzülüyor, yetkililerden ilgi bekliyoruz.

Ağılönü, Kışlacık, Ormanözü, Aydınlık gibi yerlerde programlarımız miting havasında geçiyor. Kızgüldüren köyü halkındaki samimiyeti ise unutmamız mümkün değil. Halkımız Saadet Partisi ni bağrına basıyor. İçine düşürüldüğü çaresizliğin çözümü olarak görüyor. Saadet Partisi ekiplerini gözyaşı ve dualarla uğurluyorlar.

Mürekkep yalamış ve olayları sorgulamayı seven bir vatandaş, seçim Karargah Merkezi ne geliyor. "Erbakan ve Erdoğan arasındaki farkı" soruyor. Birinci sıra milletvekili adayı İlyas Töngüş bey cevaplıyor:

"Erbakan, Hoca dır. İşin tekniğini kavrar. İleri görüşlüdür. Feraset ve dirayet sahibidir. Dünyanın nabzını tutmayı bilir. Bilgiyi, plân, program ve model çalışmaya dönüştürme uzmanıdır. Erdoğan, teknik adam değil, uygulayıcıdır. Geçmişte Millî Görüş modelini uyguladı, başarılı oldu. Beş yıllık iktidarı döneminde IMF ve Dünya Bankası nın programını uyguladı, ülkeyi uçurumun kenarına getirdi. Başbakan olmak için her tavizi verdi."