Engelli camiasında büyük bir infiale sebep olan bir haberle karşı karşıyayız. ÖTV muafiyetinde engelliler aleyhine yeni düzenlemeler yapılması girişiminin, torba yasa içinde TBMM'ye sunulması söz konusu. Bu haber, sosyal medyada ve engelli gruplarında rekor düzeyde tepki ve protestolarla karşılandı.
Ancak engelli sivil toplumunun çatı kuruluşları ve federasyonlarının yetkililerinden beklenen tepki maalesef gelmedi. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Gaziantep'ten, Engelliler Konfederasyonu Mersin'den, Türkiye Körler Federasyonu İstanbul'dan ve Görme Engelliler Federasyonu İzmir'den uzaktan kumanda ile yönetiliyorlar. Bu durum, bu tür olaylara zamanında ve etkili bir şekilde tepki verememelerine neden olmakta, bu da engelli toplumunun sesini gerektiği kadar duyuramamasına yol açmaktadır. Bu da Maliye Bakanı’nın bu tür icraatlarını hayata geçirmesine kolaylık sağlıyor.
Mevcut iktidar, AB'ye giriş hayalleri uğruna engelli hakları sözleşmesi ve AB uyum yasaları çerçevesinde engellilere bazı haklar vermişti. Ancak AB'ye giriş hayalleri suya düşünce, bu haklar da birer birer geri alınmaya başlandı. ÖTV muafiyetine getirilen kısıtlama da bunun en bariz ve son örneğidir.
Öteden beri dar gelirliden, yoksuldan ve dezavantajlı kesimlerden yana olmayan iktidarın bu tutumu, maalesef yadırganacak bir durum değil. Son olarak, 6 Aralık 2023'te TBMM’de Saadet Grubu tarafından verilen bir araştırma önergesinin iktidar partileri tarafından reddedilmesi, bugünkü duruma nasıl gelindiğini göstermektedir. Siyasi parti sözcüleri zaman zaman engelliler konusunun siyaset üstü olması gerektiğini dile getirseler de, son zamanlarda iktidarın toptancı anlayışı nedeniyle engelli haklarına dair yapılan her önergeyi reddettiği görülmektedir.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi, engelli üst kuruluşlarının bu konuda tepki göstermemesi veya bazen çanak tutmaları, maalesef engelli toplumunun aleyhine gelişmelere yol açmaktadır. Eğer engelliler olarak herkesin hakkını vererek kadirşinas bir tutum sergileyebilseydik, engelli hakları konusunda daha olumlu sonuçlar alabilir ve bugün yaşanan olumsuz duruma düşmezdik.
Engellilerin haklarının savunulması ve korunması, toplumsal bir sorumluluktur ve herkesin ortak çabasını gerektirir. Eğer her birimiz, adalet ve eşitlik için ortak bir çaba sergilersek, engelli bireylerin yaşadığı zorluklarla mücadelede daha güçlü olabiliriz. Bugün yaşanan olumsuzlukları aşmak için TBMM'deki Saadet Grubu'nun ve engelli sivil toplumunun öncü çabalarını takdir ediyor, Anadolu Engellileri Birleştirme Derneği gibi kuruluşların gayretli çalışmalarını tebrik ediyoruz. Sezar'ın hakkını Sezar'a verme ve kadirşinaslıkla hareket etme zamanı geldi. Bu davranışlarımızla, tüm engelli bireylerin hakları konusunda daha iyi sonuçlar alabileceğimize inanıyoruz. Umarız ki bundan sonraki muhtemel yaşanacak sorunlarda daha çok birlikte tek yürek, tek ses olunur ve hayırlı sonuçlar alınır. Vesselam…