El deliye biz akıllıya hasretiz galiba!
En akıllı bildiğimiz, en aklı başında dediklerimiz öyle
bir işe imza atıyorlar ki çık çıkabilirsen işin içinden!
Sanki üzerilerine sıçrayacağını hiç bilmiyormuş gibi
tutup pisliğe taş atıyorlar!
Pislik üzerlerine sıçrayınca da başlıyorlar Üzerimiz
pislendi diye feryat etmeye!
Ne bekliyorlar ki!
Hem pisliğe taş atacaklar hem de pislik üzerlerine
sıçramayacak!
Olacak şey mi bu
Önlerinde bir mikrofon görmeye görsünler!
Ağızlarını bir açıyorlar, kapatabilene aşk olsun!
Ağızlarına ne gelirse akıllarına hiç sormadan sarf
ediyorlar!
Sonra günlerce bu hesapsız kitapsız, ulu orta sarf
edilen sözlerin ceremesini toplum olarak ödemek zorunda kalıyoruz!
Akıllı bildiklerimiz biraz ettikleri laflara dikkat
etseler!
Söyleyeceğim bu sözlerin kime ne yararı olur diye
birazcık düşünebilseler!
Onlar ne laflarına dikkat edebiliyorlar ne de birazcık
düşünebiliyorlar!
Burunlarından kıl aldırmaz bir eda içinde yükseklerden
uçup; esip, yağıp, gürlüyorlar!
Evet, el deliye biz akıllıya hasretiz galiba!
Akıllı bellediklerimiz kafalarından kurallar üretip o
kurallara uymayanları suçlamayı kendilerinde hak olarak görüyorlar!
Millete güzel bir üslupla seslenmek yerine bağırıp
çağırmayı ve hakaret etmeyi marifet sayıyorlar!
Ve akıllarına hiç danışmadan sarf ettikleri sözcükler ile
bir çuval inciri berbat ediyorlar!
Sonra toplum bu deli saçması sözleri tevil edebilmek
için çırpınıp duruyor!
Yahu zırvanın tevili olmuyor ki!
Kendi görüşlerini inançlarımızın bir gereğiymiş gibi
takdim etme alışkanlığını da bir türlü terk edemiyorlar!
Bu zat-ı muhteremlere hatırlatmak isteriz ki:
Söz gümüşse sükût altındır!
Biraz susabilseler!
Biraz dillerini tutabilseler!
İnanın konuştukları zamankinden çok daha fazla bu dine
hizmet etmiş olacaklar!
Onlar biraz köşelerine çekilseler, dillerini tutsalar,
insanlar Öyle demek istememiştir, böyle demeye çalışmıştır gibisinden
lüzumsuz işlerle meşgul olmaktan da kurtulacaklar!
Onlar konuşup fincancı katırlarını ürkütüyorlar!
Bağlılarına ise kırılıp dökülenleri temizlemek düşüyor!
Sahi, dillerini tutabilmek bu kadar mı zor acaba