Ekonominin gidişatı konusunda siyasiler gibi vatandaşlar da ikiye ayrılmış bulunuyor!

İktidar sözcüleri ve yandaşları ekonominin “gayet iyi bir” durumda olduğunu savunuyorlar.

Muhalefet sözcüleri ve destekçileri ise ekonominin gidişatından memnun olmadıklarını her halleri ile belli ediyorlar.

Muhalefet sözcüleri ve onlara destek verenlerin bu halleri iktidar sözcüleri tarafından “onların kafası bu işe basmaz” denilerek açıklanıyor.

Evet, iktidar sözcülerine göre muhalefetin kafası bu işe basmıyor kendileri ise ekonominin kitabını yazdıkları iddiasındalar.

İktidar sözcülerinin bu özgüveni muhalefeti de harekete geçirmişe benziyor.

Yakında muhalefetten de ekonominin gidişatı konusunda kitap yazdıkları yolunda haberler gelirse kimseye sürpriz olmamalıdır.

Mesela muhalefet, “Ekonomi itina ile nasıl batırılır” diye bir kitap yazıp piyasaya sürebilir.

Ya da muhalefet, “Yanlışta ısrar ve inat ekonomiyi ne hallere düşürdü” diye bir kitap kaleme alabilir.

Her iki tarafın elinde de yazdıkları ya da yazacakları kitaplarla ilgili sağlam bilgiler olsa gerek!  

İktidar sözcüleri ekonomideki başarılarını “yap, işlet, devret” modeli ile açıklamaya çalışıyor.

“Devletin kasasından bir kuruş çıkmadan bunlar yapılıyor” diye de hava atıyorlar.

Ancak muhalefet bu açıklamayı inandırıcı bulmuyor.

Yatırımların “yap, işlet, devret” modeliyle yapılmış olmasının devletin kasasından bir kuruş bile çıkmadığı anlamına gelmediğini ileri sürüyorlar.

Yatırımcıya “Yap, işlet, devret” denirken cazibeyi arttırmak için “geçiş garantisi gibi, uçuş garantisi gibi, yatış garantisi gibi” ek ödemeler yapıldığını belirterek bu tür yatırımlarının maliyetinin kat be kat arttığını iddia ediyorlar.

Yani devlet kasasından çıksa çok daha ucuza mal olacağını savunuyorlar.

Evet, ülke ekonomisinin gidişatı ile çok farklı görüşler var ve bu görüşler arasında ağız dalaşı sürüyor.

Kimi çevreler her şeyin güllük gülistanlık olduğunu iddia ederlerken kimi çevreler de bunun tam aksini dile getiriyorlar.