Erdoğan, “Ülkemiz hazırlık devrini geride bırakıp artık şahlanış dönemine giriyor” dedi. Duy da inanma! Pandemide kesif bir ekonomik buhran yaşadık. Binlerce esnaf kepenk kapattı, insanlar işsiz kaldı, millet yoksullaştı, esnaf kredilerle bankaların kucağına itildi. Cebine para girmeyen esnaftan gelir vergisi alınmayarak reform yapıldı. Gıda fiyatları gemi azıya almış gidiyor, sefalet ücretlerle geçinilmiyor, faturalar, kiralar ödenmiyor. TÜİK gerçeği uzaya çıkmış işsizliği ve enflasyonu abra kadabrayla düşürüyor. Tarım, hayvancılık bitmiş. Ali kıran baş kesen Tarım Kredi Kooperatifleri perişan çiftçinin traktörlerine, hayvanlarına haciz koyuyor. Erdoğan, “Memurumuzu enflasyona ezdirmedik” diye böbürlendi. Şaibeli enflasyon yüzde 19. Gerçek enflasyon ise yüzde 40. Bu zam gerçek enflasyonun altındadır ve sıfır olmuştur. Erdoğan’ın söz verdiği 3 bin 600 ek gösterge de muamma! Memura, işçiye, asgari ücretliye Erbakan Hoca’mız tek kalemde yüzde 100 zam verdi. Ne böbürleniyorsunuz? Bu ülkede açlık sınırı 3 bin, yoksulluk sınırı 9 bin TL. Bu parayı AK Partili aç gözlüler hariç kim alıyor? AK Parti’nin aç gözlüleri devletin ballı-börekli makamlarında çalışıyor, yetmiyormuş gibi başka yerlere atanarak hak etmedikleri paraları ceplerine indiriyorlar. Kızılay bile arpalık olmuş! Herkesin gönüllü hizmet edeceği Kızılay’da makam uydurulan profesyonel yöneticilere binlerce lira saçılıyormuş! Millet, sefalet asgari ücrete iş bulamazken, yağma Hasan’ın böreğini paylaşım, kayırmacılık çarkı tıkır tıkır işliyor. Yiyin efendiler, yiyin! Daha önce yazdığım ibretlik anekdot: Atatürk, 250 kg’lık gülleyi tek başına topa yerleştirip İngiliz zırhlısını Çanakkale boğazına gömen Seyyit Çavuş’u Havran’da ziyaret eder. Atatürk, “Seyyit, sen bu ülkenin tarihini değiştirdin. Ne istiyorsun? dedik, ‘Çift tayın isterim’ dedin. İki gün sonra, ‘Arkadaşlarım tek tayın yerken boğazımdan geçmiyor’ deyip iade ettin. Gel sana maaş bağlayalım” demiş. Seyyit, “Paşam biz bunu vatan için yaptık, maaş için değil” cevabını vermiş. Şu tok gözlülüğe bakın! MB’nin 128 milyar doları buharlaştı, şimdi, “Defterini kapattık” dedikleri IMF’den para alacaklar. İki senede 3 MB, 4 TÜİK başkanı değiştirildi. Matruşka gibi açıkladıkları ekonomi paketleri refah getirmedi, yatırım, üretim, istihdam oluşturmadı. Yatırım dedikleri beton zihniyetiyle geçilmeyen köprü-otoban, gidilmeyen havaalanı-hastane yapmak, garanti ödemelerle cebimizden milyarlar akıtmak. Felaketlerde krizler yönetilemiyor; yangında, selde IBAN veriliyor. Bir de “Şahlanıyoruz” edebiyatı yapılıyor. Aman dikkat! Şahlanan ekonomi sizi sırtından atmasın! Şahlanan şeyleri zapt etmek zordur, binmesini bilmezseniz, kötü düşer, bir taraflarınızı incitirsiniz!
DİPNOT 1: AK Partili vekil Yılmaz, aracını durduran polislere çemkirerek ağza alınmayacak hakaretler etti. Aklımıza Refah Partisi’nin efsane Bakanı Cevat Ayhan’ın benzer olaydaki naifliği geldi. Ayhan’ı sivil aracıyla hatalı giriş yaptığı yolda polis durdurup ceza kesmiş. Ayhan, teşekkür edip kimliğini açıklayınca polis özür dileyip, “Bilseydim size ceza kesmezdim bakanım” diyerek cezayı iptal etmek istemiş. Ayhan, “Evlat sen görevini yaptın. Sizin gibi polislerimiz olduğu için sana teşekkür ederim” demiş cezayı ödemiş. Makamını polise güç gösterisi yapan ağzı bozuk, üslup sorunlu hanımefendiye ithaf olunur. İbret alsın!..
DİPNOT 2: Adam kasalarca kabağı çöp kamyonuna atıyor. Arz azalsın, fiyat yükselsin. Rabbimin nimetini çöpe atıp rant çıkarmaya çalışan utanmazlar! Büyüklerimiz, sofrada ekmek kırıntısı bıraksak, “Nimet çarpar” derdi. Sizi de nimet çarpsın emi! İdari soruşturma başlatılmış! Arlanmazlara sadece para değil, hapis cezası da verin! Belki akıllanırlar!
DİPNOT 3: Cumhur İttifakının seçim barajı yüzde 7 oldu. AK Parti ve MHP’nin oyları mum gibi eriyor. Getirdikleri sistemi sürdürmek için yüzde 50 artı 1’i nasıl bulacaklarını kara kara düşünüyorlar. MHP’nin getirdikleri barajda bile kalma riski var, Erdoğan’ın seçilmesi de çok zor. Darbe artığı antidemokratik barajı sıfırlayın. Otokratik bu sistem yürümüyor, görün!